Ticari faaliyetin sona ermesine rağmen tescilin açık kalması nasıl sonuçlanır?

Okan Karagülle, Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

Sosyal güvenlik uygulamalarında sigortalılık tescili, faaliyetin başladığı tarihte yapılan bir kayıt işlemi olmakla birlikte, bu kaydın geçerliliği faaliyetin fiilen devam etmesine bağlıdır. Genelgelerde, tescilin Kurum kayıtlarında açık olmasının tek başına sigortalılığın devam ettiği anlamına gelmediği açık biçimde ortaya konulmaktadır. Bu kapsamda, faaliyetin sona ermesine rağmen tescilin açık kalması durumu Kurum uygulamalarında ayrıca ele alınmakta; değerlendirmeler kayıt üzerinden değil, fiilî durum esas alınarak yapılmaktadır.

FAALİYETİN SONA ERDİĞİ NASIL TESPİT EDİLMEKTEDİR?

Genelgelere göre faaliyetin sona erdiği; denetim ve kontrol sonucunda düzenlenen raporlar, yoklama fişleri, kamu kurumlarıyla yapılan kayıt karşılaştırmaları ve dosya incelemeleri yoluyla tespit edilmektedir. Faaliyetin sona erdiğinin anlaşılması için tescilin kapatılmış olması şart değildir. Faaliyetin fiilen sona ermiş olduğunun belirlenmesi hâlinde, tescilin Kurum kayıtlarında açık kalmış olması sigortalılık yönünden bağlayıcı kabul edilmemektedir. Kurum, fiilî durumu esas almakta; kayıtlardaki açıklık hâlini idari bir eksiklik olarak değerlendirmektedir.

ŞİRKET ORTAKLARINDA TESCİLİN AÇIK KALMASI NASIL DEĞERLENDİRİLMEKTEDİR?

Şirket ortakları yönünden sigortalılık, ortaklık sıfatının fiilen devam edip etmediği esas alınarak değerlendirilmektedir. Şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olması veya ortaklık kaydının henüz terkin edilmemiş bulunması, faaliyetin fiilen sürdüğü anlamına gelmemektedir. Genelgelerde, şirketin fiilen faaliyette bulunup bulunmadığı; ticari işlemlerin sürüp sürmediği, ekonomik faaliyetlerin devam edip etmediği gibi hususlar üzerinden değerlendirme yapılacağı açıkça belirtilmektedir. Şirketin kâğıt üzerinde varlığını sürdürmesi, sigortalılık açısından tek başına yeterli kabul edilmemektedir.Faaliyetin fiilen sona erdiğinin tespiti hâlinde, şirket ortağı adına açık kalan tescil, faaliyetin sona erdiği tarih esas alınarak yeniden değerlendirilmektedir. Bu tarihten sonraki dönemler için sigortalılık geçersiz sayılabilmekte; bu dönemlere ilişkin prim ödemeleri sigortalılık süresi olarak dikkate alınmamaktadır.

ESNAF VE KENDİ ADINA ÇALIŞANLARDA DURUM NASIL ELE ALINMAKTADIR?

Kendi adına ve hesabına çalışanlar ile esnaf yönünden tescil değerlendirmesinde de temel ölçüt faaliyetin fiilen sürdürülüp sürdürülmediğidir. Esnaf sicil kaydının veya vergi mükellefiyetinin açık olması, faaliyetin devam ettiğini kesin olarak göstermemektedir. Genelgelerde, faaliyetin bırakılmasına rağmen bildirim yapılmaması nedeniyle tescilin açık kalmasının sık karşılaşılan bir durum olduğu belirtilmekte; ancak bu durumun sigortalılığın fiilen devam ettiği şeklinde yorumlanamayacağı açıkça ifade edilmektedir.Denetim ve yoklama sonucunda faaliyetin fiilen sona erdiğinin belirlenmesi hâlinde, tescilin açık kalmış olması sigortalılık lehine sonuç doğurmamaktadır. Esnafın bu dönemlerde prim ödemiş olması da, fiilî faaliyetin bulunmadığı hâllerde sigortalılık süresinin geçerli sayılması için yeterli görülmemektedir.

TESCİLİN AÇIK KALMASI SİGORTALILIK AÇISINDAN HAK DOĞURUR MU?

Genelgelerde açıkça belirtildiği üzere, faaliyetin sona erdiği hâlde tescilin açık kalması sigortalılık lehine kazanılmış hak doğurmamaktadır. Özellikle uzun yıllar kapatılmayan tesciller bakımından bu husus uygulamada önem taşımaktadır. Tescilin açık kaldığı dönemde prim bildirimi yapılmış veya prim ödenmiş olması, faaliyetin fiilen devam ettiğini göstermediği sürece sigortalılık açısından geçerli kabul edilmemektedir. Kurum, prim ödemesini tek başına yeterli görmemekte; primin dayanağı olan faaliyetin varlığını ayrıca aramaktadır.

faaliyetin sona erdiğinin sonradan tespit edilmesi hâlinde ,faaliyetin sona erdiği tarih esas alınarak, bu tarihten sonraki dönemler için tescil kaydı değerlendirmeye alınmaktadır. Yapılan değerlendirme sonucunda, faaliyetin bulunmadığı dönemlere ait sigortalılık süreleri geçersiz sayılabilmekte ve bu süreler hizmet hesabından çıkarılabilmektedir.

EMEKLİLİK AŞAMASINDA AÇIK KALAN TESCİLLER NASIL DEĞERLENDİRİLİR?

Emeklilik başvurusu aşamasında dosyanın bütüncül olarak inceleneceği ve geçmiş tescil kayıtlarının da bu inceleme kapsamında ele alınacağı belirtilmektedir. Bu incelemelerde, faaliyetin sona ermesine rağmen açık kalan tesciller özel olarak değerlendirilmektedir. Bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, tescilin açık kalmasına yol açabilmekle birlikte, bu durum sigortalılığın fiilen devam ettiği anlamına gelmemektedir. Esas olan, bildirimin yapılıp yapılmadığı değil, faaliyetin fiilen devam edip etmediğidir. Bu nedenle, bildirim eksikliği nedeniyle tescilin açık kalmış olması, sigortalılık süresinin korunması sonucunu doğurmamaktadır. Faaliyetin fiilen sona erdiği hâlde açık kalan tescil dönemleri, emeklilik hesabında sigortalılık süresi olarak dikkate alınmayabilmekte; bu durum emeklilik şartlarının sağlanamamasına veya aylık bağlama işleminin reddine yol açabilmektedir.

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU