Süreç komisyonu "ortak yazım ekibi" Kurtulmuş'un başkanlığında toplandı

Meclis Komisyonu'nun yazım ekibinin 6'ıncı toplantısı başladı. Toplantıda nihai raporun son halinin çıkarılması ve Meclis Komisyonu'na sunulması tartışılacak

Fotoğraf: AA

Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ortak rapor yazım ekibi TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un başkanlığında toplandı. 

Ortak rapor yazım ekibinde yer alan CHP Grup Başkanvekili Emir, toplantıya gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ortak raporda kimi eksiklikler ve fazlalıklar olduğunu ve düzeltilmesine dönük eleştirileri bulunduğunu belirten Emir, “Diğer partilerin de buna benzer eleştirileri, yaklaşımları olacaktır, olmuştur. Hep birlikte değerlendireceğiz. Tabii burada önemli olan bir ortak akılla ortak komisyon raporu çıkarmaktır. Her parti aslında kendi tutumunu daha önce komisyona verdiği öneri raporlarıyla koymuştu. Her parti kendi durduğu yerde. Ancak buradan bir uzlaşıyla Türkiye'nin önüne bir demokratikleşme perspektifi koyacak, terörü kalıcı olarak bitirecek ve atılması gereken yasal adımları açıkça tarifleyen ve herkesin sahip çıkacağı bir rapor olması uğraşıyoruz, özen gösteriyoruz" dedi. 

"Artık daha az konuşma ama adım atma zamanıdır"

"Bugünkü toplantı son toplantı mı, rapor bu hafta tamamlanacak mı" sorusu üzerine Murat Emir, şöyle konuştu:

Onu söyleyemeyiz. Biz raporun hızlanması gerektiğini, zaten sürecin çok uzadığını, halkımızın gözünün öncelikle raporda ama asıl olarak da Meclis'ten çıkacak yasalarda olduğunu, atılması gereken acil adımların artık bekletilmemesi gerektiğini öteden beri söylüyoruz. Bilindiği gibi daha sürecin en başında biz 'güven artırıcı adımlar atılsın' demiştik. Bunun için de özellikle kayyum uygulamalarına bir an evvel son verilmesi, kent uzlaşısı suçu iddiasıyla tutukluların bir an evvel son serbest bırakılması, buna benzer Anayasa Mahkemesi kararları, AİHM kararları, bu doğrultuda Tayfun Kahraman'ın, Can Atalay'ın artık cezaevinden çıkması, Selahattin Demirtaş hakkında AİHM kararının uygulanmasının Türkiye'de çok önemli bir rahatlama sağlayacağını ve bu sürece umudu büyüteceğini ifade etmiştik. Dolayısıyla bence artık daha az konuşma ama adım atma zamanıdır. Tabii adım atma görevi de öncelikle siyasi iktidara düşmektedir.

"Raporda oy birliği zemini oluşur mu" sorusuna Emir, "Oluşması için gayret ediyoruz" karşılığını verdi. 

"İnfaz, TMK, TCK için de önerilerimiz olacak"

"AİHM kararlarına gönderme yaptınız. Umut hakkı tartışması da var. Umut hakkı raporda olacak mı yoksa AİHM kararlarına umut hakkıyla ilgili atıf mı yapılacak" sorusu üzerine Emir, şunları kaydetti:

Bu konuda herkesin kafasının, aklının berrak olması gerekir. Bu komisyonun kuruluş amacı Türkiye'de demokratikleşme, hukuk devleti standartlarını yükseltme ve terörü kalıcı olarak bitirecek toplumsal barış ortamını inşa etmektir. Dolayısıyla demokratikleşmeyle ilgili, hukuk devletiyle ilgili birçok başlık burada olacak. Bunun içerisinde infazla ilgili hükümler de olacak, Terörle Mücadele Kanunu ile ilgili de olacak, Türk Ceza Kanunu için de önerilerimiz olacak, Basın Kanunu, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu gibi demokrasimizin standartını yükseltecek birçok öneri yer alacak. Ama şunun bilinmesi lazım: Burada bir kişi için veya bir grup için bir düzenleme veya bir öneri söz konusu olmayacak. Biz tüm Türkiye'nin toplamdaki demokrasi standardını yükseltmek istiyoruz ve yapacağımız her öneri 86 milyona olacak, kişiye özel, kişiye özgü bir atıf veya bir önerme olmayacak. Ama elbetteki ceza infaz sistemimizdeki sorunlar, eksiklikler evrensel hukuka uygun kimi düzenlemeler elbette ki önerilecektir.

Koçyiğit: Umuyorum ki Türkiye'nin geleceğine önemli eşik olacak bir rapor kaleme alınır

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun toplantılarında önerilerin açığa çıktığını, toplam 135 kişinin dinlendiğini belirtti. Bu uzun ve kıymetli mesai boyunca, barış zemininin, Meclis olarak tarif edilmesi ve barış tartışmalarının Meclis zemininde yapılmasının önemine işaret eden Koçyiğit, toplumun farklı kesimlerinin sürece katılımının sağlandığını söyledi. Koçyiğit, "Bu süreç toplumsallaşmış ve yol haritasının çıkarılması bakımından ciddi ipuçları açığa çıkmıştır. Kardeşliği ortak bir değer, barışı ise ortak bir gelecek tahayyülü olarak ele aldık" ifadelerini kullandı.

Komisyon çalışmalarının görmezden gelinmemesi gerektiği vurgulayan Kılıç Koçyiğit, "Kaleme alınacak raporun, ortak geçmişin yaralarını sarmayı ve geleceği demokratik güvencelerle yeniden inşa etmeyi amaçlaması gerekiyor. Ortak ortak dil kurarak sorunun adını da açıkça koymamız gerekiyor. Yani eşyayı adıyla çağırmamız gerekiyor. Barış ancak sorunun siyasal ve hukuki niteliğini dürüstçe kabul ederek yol alınabilir" diye konuştu. Kılıç Koçyiğit'ten Milli Parklar Kanunu eleştirisi...

Kılıç Koçyiğit, Meclis gündemine gelmesi beklenen Milli Parklar Kanunu teklifine de tepki gösterdi. Teklifin doğayı korumak yerine ticari faaliyetlerin önünü açtığını söyleyen Koçyiğit, "Bu düzenleme doğanın, milli parkların ve doğal varlıkların lehine değil; bu alanları sermayeye açmaya yöneliktir" dedi. Ziyaretçi sayısının artırılmasının koruma değil, tahribat anlamına geldiğini ifade eden Koçyiğit, "Çözüm daha fazla ziyaretçi ve daha fazla tesis yapmak değil, bu alanları gerçek anlamda korumaktır" ifadelerini kullandı. Adalet Bakanı Gürlek'e: "Avukata erişememek demek Türkiye cezaevlerini Guatemala'ya çevirme girişiminin bizzat kendisidir" diye konuştu. Koçyiğit, yeni atanan Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, tutukluların avukatlarıyla görüşmelerine yönelik açıklamalarına ilişkin, "Henüz suçu ispat edilmemiş, masumiyet karinesi olan bir tutuklunun avukatıyla görüşmesinin sorun olarak sunulmasını kabul etmiyoruz" dedi.

Bu ülkenin sorununun, avukatların müvekkilleriyle görüşmesi değil; cezaevlerinde yaşanan ağır hak ihlalleri olduğunu söyleyen Kılıç Koçyiğit, avukata erişimin temel bir hak olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi:

Avukata erişememek tecrittir. Avukata erişememek işkencedir. Bu yaklaşım, cezaevlerindeki hak ihlallerini kamuoyundan kaçırma girişimidir. Avukata erişememek demek cezaevindeki hak ihlallerini toplumdan, kamuoyundan, yargıdan, hukuktan kaçırmak demektir. Avukata erişememek demek Türkiye cezaevlerini Guatemala'ya çevirme girişiminin bizzat kendisidir ve Sayın Bakanı Türkiye'deki hukuk adına kalan bütün uygulamaları da geriye düşürecek bu anlayıştan, bu zihniyetten, bu pratikten geri durmaya, Türkiye'nin gerçek adalet sorunlarına odaklanmaya, bunlara çözüm bulmaya ve en azından buna dönük bir yaklaşım ortaya koymaya çağırdığımızı da buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum.

"Bütün bu sorunlu başlıkların aşılacağına inanıyoruz"

Basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Koçyiğit, "DEM Parti'nin ortak raporda uzlaşamadığı başlıklar var mı? İmralı heyeti bugün Abdullah Öcalan ile görüşmesinde ortak raporu paylaşacak mı?" sorusunu şöyle yanıtladı:

İmralı Heyetimizle zaten bu süreci beraber yürütüyoruz. Hem komisyonumuz hem daha önce kurduğumuz komisyonun içinde yer aldığı koordinasyon, merkez yürütme kurulumuz bu konuda da bir tartışma yürüttü. İmralı heyetimiz de bu tartışmalara hakim ve bugün Sayın Öcalan'ı da bu konuda kendileri bilgilendireceklerdir. Tabii rapor henüz kamuoyuna açıklanmadı. Bugün de saat 14.00'te bir toplantı daha var. Bizim var olan taslağa yönelik eleştirilerimiz var. Aynı zamanda önerilerimiz de var. Kabul etmeyeceğimiz yaklaşımlar da olduğunu ifade edelim. Fakat bugün toplantıda en nihayetinde son bir toplantı daha yapılacak yazım ekibinde. Bütün bu sorunlu başlıkların aşılacağına inanıyoruz. Beklentimiz bu yöndedir. Herkesin yapıcı, kendinden bir adım daha geri atarak, gerçekten Türkiye'nin geleceği için, Kürt sorununun demokratik, barışçıl çözümü için biraz daha uzlaşıya, birbirini anlamaya ve yakınlaşmaya dönük bir yaklaşım ortaya koyacağına olan inancımı ifade etmek istiyorum. Umuyorum ve diliyorum ki bugün sorunlu başlıklar giderilerek hepimizin içine sinen, dört dörtlük olarak, hiçbirimizin belki bakış açısını yansıtmayan ama Türkiye'nin geleceği açısından önemli bir eşik olacak bir rapor kaleme alınır ve ortaklaşılır diye diliyorum. Umuyorum, beklentimiz bu yönde.

Feti Yıldız: Umut hakkı başlık olarak olmasa da AİHM kararları üzerinde içerik olarak

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, "Raporda umut hakkı başlık olarak olmasa da AİHM kararları üzerinde içerik olarak olacak, mutlaka olacak" dedi. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda grubu bulunan siyasi partilerin koordinatörleri, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un başkanlığında, TBMM Başkanlık binasında toplandı.  Ortak rapor yazım ekibinde yer alan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, toplantıya gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Yıldız, "Oy birliği zemini çıkar mı tamamen uzlaşabilir misiniz?" sorusunu, "Biz istiyoruz çok istiyoruz ama olmayabilir de..." diye cevapladı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğullarını’nın, "umut hakkının raporda mutlaka olması gerektiği" yönündeki açıklaması hatırlatılarak, "Raporda direkt Umut hakkına atıf mı yapılır yoksa AİHM kararları üzerinden mi bir yorum yapılır?" sorusuna Yıldız, "İçerde konuşalım arkadaşlarla da... Umut hakkı başlık olarak olmasa da AİHM kararları üzerinde içerik olarak, mutlaka olacak" dedi.

Feti Yıldız, bir gazetecinin, "'Eve dönüş yasası' gecikir mi yoksa Meclis'te bu ilkbaharda görür müyüz?" sorusu üzerine, "Yasanın adını da koymuşsunuz" dedi. Gazetecinin, "Öyle tarif ediliyor" sözlerine karşılık Feti Yıldız, "Kim tarif ediyor? Olur inşallah ya durun bakalım" yanıtın verdi. Toplantının çıkışında daha net ifadeler söylenebileceğini belirten Yıldız, "Şimdi afaki şeyler söylemeyelim. Çıkışta netleştiririz" dedi. Feti yıldız, ayrıca bugünkü ortak rapor yazımı toplantısının son toplantı olmasını umduğunu ifade etti.

 

ANKA

DAHA FAZLA HABER OKU