Filistinliler, İsrail savaşının enkazından Gazze'nin tarihini kurtarmaya çalışıyor

İşçiler, savaş sırasında İsrail hava saldırısı sonucu hasar gören Gazze Şehrindeki Paşa Sarayı'nda restorasyon çalışmaları yürütüyor ve kayıp eserleri arıyor / Fotoğraf: AP

Munir el-Baz, ailesiyle birlikte Gazze'deki Büyük Ömeri Camisi'ni ziyaret etmenin ve yüzyıllardır farklı imparatorluklar altında insanların ibadet ettiği bu yerde dua etmenin verdiği mutluluğu hatırlıyor.

"Bunlar en güzel günlerdi," diyen el-Baz, İsrail'in Gazze'ye yönelik savaşından önce caminin etrafındaki canlı pazarlarda nasıl dolaştığını hatırlıyor. Bugün, caminin büyük bir kısmı -Gazze şehrinin büyük bir kısmı gibi- iki yıllık savaş sırasında İsrail saldırılarının hedefi olduktan sonra harabe halinde. Kırılgan bir ateşkes sayesinde savaş yatıştı. Alanın restorasyon çalışmalarında yer alan Filistinli bir miras danışmanı olan el-Baz, enkazın görüntüsünün kendisine "kökünden sökülmüş bir ağacı" hatırlattığını söyledi.

Gazze Sağlık Bakanlığı'na göre, İsrail savaşı 72 binden fazla Filistinlinin ölümüne ve tüm geniş ailelerin yok olmasına neden oldu. Saldırı ayrıca antik çağlara kadar uzanan zengin kültürel mirasın bir kısmını da tahrip etti. Bizans kilisesinin bulunduğu yere inşa edilen cami, ardı ardına gelen fatihler tarafından yönetilmiş ve el değiştirmişti.

Büyük askeri operasyonların sona ermesiyle birlikte, Filistinliler yıkımın boyutunu daha net bir şekilde görmeye başladı. Örgütler, kapsamlı restorasyon çalışmaları ve bölgenin daha geniş çaplı yeniden inşası büyük engellerle karşı karşıya kalırken bile, tarihi alanlarda kurtarabildiklerini kurtarmaya çalışıyorlar.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

İsrail, Hamas militanlarının 7 Ekim 2023'te çoğunluğu sivil olmak üzere yaklaşık bin 200 kişiyi öldürmesi ve 251 kişiyi rehin almasının ardından operasyon başlattı. Ordu, Hamas'ı askeri teçhizatı tarihi yerlerin altına veya yanına, ayrıca diğer sivil tesislerin yanına saklamakla suçladı.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), uydu görüntüleri temelinde devam eden değerlendirmede, savaşın başlangıcından bu yana en az 150 alanda hasar tespit edildiğini açıkladı. Bunlar arasında 14 dini mekan, tarihi veya sanatsal öneme sahip 115 bina, 9 anıt ve 8 arkeolojik alan bulunuyor.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Batı Şeria merkezli Kültürel Miras Koruma Merkezi'nin eş direktörü Isam Cuha, ajansa verdiği demeçte, "Bu alanlar, Filistin halkının bu topraklardaki varlığını güçlendiren ve kültürel kimliklerinin devamlılığını temsil eden hayati bir unsurdur" dedi. "Filistin kimliğini ve Filistin mirasını silmek ve Filistin toplumunu bu topraklara bağlayan her türlü bağı ortadan kaldırmak istiyorlar" diyen Cuha, merkezin, yüzyıllardır var olan ve birçoğu yağmalanmış gibi görünen sanat eserlerini barındıran, ağır hasar görmüş Paşa Sarayı'nda acil kurtarma çalışmaları yürüttüğünü belirtti.

İsrail ordusu, Hamas'a ait bir askeri yerleşkeyi ve bölgedeki tanksavar füze sistemini hedef aldığını söyledi. Ayrıca, Ömer Camii yakınlarındaki bir terör tüneline de saldırdıklarını belirtti. Ancak bu iddiaların hiçbirine dair kanıt sunmadı. Gazze'deki Diyanet İşleri Bakanlığı yetkilisi Emir Ebu el-Amreyn, camiyle ilgili iddiaları reddetti. BM İnsan Hakları Konseyi'nin bağımsız bir komisyonu, camide tünel olduğuna dair herhangi bir kanıttan haberdar olmadığını belirtti. Komisyon, camiyle ilgili İsrail iddialarına ilişkin olarak, meşru bir askeri amacın varlığının bile zarar vermeyi haklı çıkarmadığını ifade etti. İsrail daha önce komisyonu taraflılıkla suçlamıştı.

Yüzyıllardır yerinden edilmiş Filistinlilere sığınak sağlayan Aziz Porphyrius Ortodoks Kilisesi, savaşın başlangıcında İsrail tarafından saldırıya uğradı ve saldırıda ölü ve yaralılar oldu. Ordu, yakındaki bir Hamas komuta merkezini hedef aldığını söyledi. UNESCO, kilisenin orta derecede hasar gördüğünü bildirdi.

Gazze'deki bazı tarihi yerlerin saldırılardan kurtulduğu görülüyor. UNESCO, 4. yüzyıldan kalma Aziz Hilarion Manastırı'nda herhangi bir hasar izine rastlamadığını açıkladı. Uluslararası hukuka göre, kültürel alanlar askeri amaçlarla kullanılmamalı veya hedef alınmamalıdır.

İsrail ordusu, kültürel ve dini alanların hassasiyetinin farkında olduğunu, sivil altyapıya verilen zararı en aza indirmeye çalıştığını ve uluslararası hukuka uyduğunu söylüyor. Birçok tarihi alan savaştan önce de ihmal edilmiş durumdaydı. Abluka ve önceki savaş, kaynak yetersizliği ve kentleşmeyle birleşince ciddi zorluklar ortaya çıkardı. Yetkililer, arkeologların Bronz Çağı yerleşimi olduğuna inandığı yerlerin bazı kısımlarını inşaat projelerine yer açmak tahrip etti.

El-Baz, ateşkes öncesinde kederin karşılanamaz bir lüks olduğunu, ailesinin sadece hayatta kalmaya çalıştığını söyledi. “Ne için ağlamaya başlardınız?” diye sordu. “Tarihi camiler için mi? Eviniz için mi? Tarihiniz için mi? Çocuklarınızın okulları için mi? Sokaklar için mi?” Şimdi, savaşın yıkımının boyutunu kabullendikçe, bazen çocuklarının görüş alanından uzakta ağlıyor. “Gazze bizim annemiz,” dedi. “Her yerde anılarımız var; bu ağaçta, bu gülde, bu bahçede, bu camide. Evet, Gazze'nin her parçası için ağlıyoruz.”

 

*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir

Şarku'l Avsat'ın haberlerine ulaşmak için tıklayın

DAHA FAZLA HABER OKU