TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Genel Kurulu'nda dün iki yeni bakanın yemin etmesi esnasında yaşanan gerginliğe ilişkin, "Anayasa'dan kaynaklanan bu işlemin yerine getirilmesini engellemeye kalkmak hele hele bunu kürsü işgali gibi yemin edecek bakanı yemin ettirmemek gibi cebri yöntemlerle önlemeye kalkmak asla ve asla demokrasinin içerisinde yoktur. Demokrasinin içerisinde en yüksek perdeden eleştirilerinizi yaparsınız, görüşlerinizi söylersiniz. Ama asla benim görüşüme uymayan konuya ben zorla müdahale ederim ve bunu yaptırmam diyemezsiniz" açıklamasında bulundu.
Kurtulmuş, basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. TBMM Genel Kurulu'nda dün iki yeni bakanın yemin etmesi esnasında yaşanan kavgaya ilişkin soruya Kurtulmuş, şu yanıtı verdi:
Dünkü yemin töreni Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın amir hükümleri uyarınca ve TBMM İçtüzük'ü gereğince gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede yasal bir zorunluluktur. Dolayısıyla Anayasa'dan kaynaklanan bu işlemin yerine getirilmesini engellemeye kalkmak hele hele bunu kürsü işgali gibi yemin edecek bakanı yemin ettirmemek gibi cebri yöntemlerle önlemeye kalkmak asla ve asla demokrasinin içerisinde yoktur. Demokrasinin içerisinde en yüksek perdeden eleştirilerinizi yaparsınız, görüşlerinizi söylersiniz. Ama asla benim görüşüme uymayan konuya ben zorla müdahale ederim ve bunu yaptırmam diyemezsiniz. Bu Anayasa'ya da demokratik teamüllere de aykırıdır. Bu davranışın son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum. 'Bunu yaptırmayacağım' demek kimsenin hakkı değildir.
Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda gelinen aşamaya ilişkin soru üzerine de "Süreç planlandığı gibi gidiyor. Bu anlamda komisyonda olan bütün partilerin temsilcilerine raporun nihai şekli gelecektir ve tabii ki bu salonda arkadaşlarımızı toplayarak yapılacak oylamayla birlikte rapor tamamlanacak ve süreç nihayete ermiş olacaktır" dedi.
Mihalgazi Belediye Başkanı Zehra Güneş'in kıyafetine yönelik eleştirilerle ilgili soruya ise Kurtulmuş, "Kimin haddine bir insanın kıyafetine karışmak. Bu durum fevkalade yanlıştır ancak sağda solda susmuş gibi görünen örümcek kafalıların bir daha hortlamaması için Türkiye'de bireysel özgürlükler alanının kılık kıyafet de başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için Anayasal bir düzenleme şarttır. Yeni bir Anayasa yapılması konusunda umarız bütün siyasi partiler bundan sonraki süreçte üzerlerine düşen sorumlulukarı yerine getirir, bu Türkiye'nin ödevidir" diye konuştu.
ANKA