Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Türkiye'nin mevcut sorunlarının yalnızca hükümet değişikliğiyle çözülemeyeceğini belirterek, "Türkiye artık krizleri yöneten değil, kriz üretmeyen bir devlet anlayışına ihtiyaç duymaktadır. Gerçek ittifak, partiler arasında kurulan pazarlık masalarında değil; devlet ile millet arasında yeniden tesis edilecek güven sözleşmesinde hayat bulacaktır" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile birlikte Antalya'da düzenlenen "Türkiye Buluşmaları" programına katıldı. Burada konuşan Arıkan, Türkiye'nin temel sorununun kaynak eksikliği değil, yönetim anlayışı olduğunu söyledi.
Türkiye'nin üretim, yatırım ve kalkınma odaklı politikalara ihtiyaç duyduğunu belirten Arıkan, Antalya'nın tarım, turizm ve sanayi alanındaki büyük potansiyeline rağmen üreticinin ve vatandaşın ekonomik sıkıntılar yaşadığını ifade etti.
"Çiftçi üretmekten değil zarar etmemekten hesap yapıyor"
Antalya'nın Türkiye'nin tarımsal üretiminde lokomotif şehirlerden biri olduğunu belirten Arıkan, artan maliyetler nedeniyle çiftçilerin zor durumda kaldığını söyledi.
"Çiftçimiz artık 'Bu yıl ne kadar ürün alırım?' diye değil, 'Bu sezonu en az zararla nasıl kapatırım?' diye hesap yapıyor" diyen Arıkan, mazot, gübre, elektrik ve zirai ilaç fiyatlarının üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını ifade etti.
Yılın ilk beş ayında tarımsal destekler için 98 milyar lira ayrıldığını, aynı dönemde faiz ödemelerine ise 1 trilyon 262 milyar liradan fazla kaynak aktarıldığını belirten Arıkan, kamu kaynaklarının üretim yerine faize yönlendirildiğini savundu.
Çiftçilerin rahatlatılması için tarımsal girdiler üzerindeki vergi yükünün kaldırılması gerektiğini dile getiren Arıkan, Antalya'daki atıl durumdaki EXPO alanının tarımsal AR-GE ve eğitim merkezi olarak yeniden değerlendirilmesini önerdi.
Turizm ve sanayide destek çağrısı
Antalya'nın geçen yıl 17 milyondan fazla turisti ağırladığını hatırlatan Arıkan, turizm gelirlerinin kentte yaşayan esnaf, çalışan ve üreticiye yeterince yansımadığını söyledi.
Sanayicilerin de yüksek enerji maliyetleri, finansmana erişim güçlüğü ve nitelikli iş gücü eksikliği nedeniyle önemli sorunlar yaşadığını ifade eden Arıkan, Antalya'nın üretim kapasitesinin doğru politikalarla çok daha ileri taşınabileceğini kaydetti.
NATO Zirvesi değerlendirmesi
Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'ne de değinen Arıkan, Türkiye'nin uluslararası platformlarda kendi milli çıkarlarını önceleyen bağımsız bir politika izlemesi gerektiğini söyledi.
NATO'nun bir hayır kuruluşu olmadığını belirten Arıkan, Türkiye'nin hiçbir uluslararası platformda başkalarının politikalarını takip eden değil, kendi devlet aklıyla hareket eden bir ülke olması gerektiğini ifade etti.
Gazze'de yaşanan insanlık dramına dikkat çeken Arıkan, NATO Zirvesi'nin sonuç bildirgesinde İsrail'e ilişkin herhangi bir ifadeye yer verilmemesini eleştirerek, hükümetin Gazze konusundaki yaklaşımını da eleştirdi.
"Onarıcı devlet anlayışı"
Türkiye'nin temel ihtiyacının yeni bir siyaset dili değil, yeni bir devlet anlayışı olduğunu savunan Arıkan, devlet ile millet arasındaki güven ilişkisinin yeniden kurulması gerektiğini söyledi.
"Onarıcı Devlet Anlayışı" olarak tanımladığı modelin; adalet, liyakat, ehliyet ve hukukun üstünlüğünü esas aldığını belirten Arıkan, mevcut kutuplaşma siyasetinin Türkiye'nin sorunlarını çözmediğini ifade etti.
Türkiye Buluşmaları'nın seçim ittifakı amacı taşımadığını dile getiren Arıkan, bunun toplumun farklı kesimlerini ortak bir gelecek hedefinde buluşturmayı amaçlayan bir süreç olduğunu söyledi.
Konuşmasının sonunda Türkiye'nin yeni bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Arıkan, "Türkiye artık krizleri yöneten değil, kriz üretmeyen bir devlet anlayışına ihtiyaç duymaktadır. Gerçek ittifak, partiler arasında kurulan pazarlık masalarında değil; devlet ile millet arasında yeniden tesis edilecek güven sözleşmesinde hayat bulacaktır. Türkiye'nin ihtiyacı yeni bir iktidardan önce yeni bir devlet anlayışıdır" dedi.
ANKA