Etiyopya ve Sudan: Savaş ve bölgesel güvenliğin iç içe geçmesi

Fotoğraf: AA

Reuters tarafından yayınlanan ve bir havaalanı, insansız hava aracı kontrol merkezi ve binlerce Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) savaşçısı ve paralı askerin eğitildiği bir merkezi içeren tam entegre askeri destek üssünün ayrıntılı uydu görüntülerini ve Somaliland'dan gelen ikmal yollarını içeren özel haberden üç temel gösterge çıkarılabilir.

Birinci gösterge, bunun, ordunun ve destek güçlerinin batı cephesinde, özellikle Kurdufan'da kaydettiği önemli ilerlemelerin ardından Sudan savaşında yeni bir cephe açma girişimi olduğudur. İkinci gösterge, Etiyopya'nın dış aktörler tarafından desteklenen, bölgedeki güç dengesini yeniden şekillendirme hırslarıyla ilgilidir. Bu hırslar ise su sorunu ve Büyük Rönesans (Hedasi) Barajı, Sudan'ın tarım bölgesi el-Faşka'ya yönelik emeller, Abiy Ahmed hükümetinin Somaliland'daki Berbera Limanı veya Eritre'deki Assab Limanı aracılığıyla denize erişme çabalarıyla bağlantılıdır. Üçüncü göstergeye gelince, Etiyopya hükümetinin Tigray bölgesiyle yaşanan gerilimler, Amhara bölgesinde Fano Cephesi ile devam eden çatışmaların yanı sıra Oromia bölgesinde de devam eden çatışmaların ortasında, iç sorunlarından kaçma çabasında gizlidir.

15 kaynaktan deliller, fotoğraflar ve tanıklıklarla desteklenen Reuters haberi, üssün inşası, finansman kaynağı ve orada gerçekleştirilen eğitim operasyonları hakkında ayrıntılı bilgi sunuyor. Haberdeki her şey, Sudan istihbaratının geçen yıldan beri gözlemlediği ve bir kısmı General Burhan tarafından komşu ülkelerin savaşı körükleme girişimlerinin tehlikeleri konusunda yapılan uyarılar veya raporlar ile sızdırılan bilgileri doğruluyor. Bunun üzerine Sudan ordusu beklenen askeri gerilimden önce harekete geçerek Mavi Nil bölgesine büyük bir kuvvet konuşlandırdı. Böylece HDK’nin yılın başından beri bölgede Abdulaziz el-Hilu liderliğindeki Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey fraksiyonu ile birlikte başlattığı saldırıları püskürttü.

Haber, Sudan savaşındaki yabancı müdahalenin boyutunu ve -bölge ülkeleri ile Kızıldeniz güvenliği için doğuracağı tüm sonuçlarla birlikte- bazı tarafların savaşı uzatma ve kaos yayma planlarını doğrulasa da gerçek şu ki, Etiyopya'nın müdahalesi yeni değil, fakat şimdi daha büyük ve daha tehlikeli boyutlar kazanmış durumda.

Savaşın başlangıcından itibaren, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, savaşı destekleyen dış plan ve HDK ile olan bağlantısını yansıtan pozisyonlar benimsedi. Savaşın başlamasından üç ay sonra, Temmuz 2023'te Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi (IGAD) zirvesinde, Sudan'ın “liderlik boşluğu”ndan muzdarip olduğuna dair açıklamalarda bulundu ve uçuşa yasak bölge kurulmasını, uluslararası güçlerin müdahale etmesini istedi.

Bu, Etiyopya Başbakanı'nın bu konuda benimsediği tek pozisyon değildi. Aralık 2023'te, HDK’nin genişlediği bir dönemde potansiyel lider olarak meşruiyet kazanma amacıyla bir ziyaret turu gerçekleştiren HDK Komutanı Muhammed Hamdan Dagalu'yu (Hamideti) kabul etti. Hamideti, Addis Ababa'da resmi törenlerle ve onur kıtasıyla karşılandı. Abiy Ahmed, Hamideti ve beraberindeki heyetle yemek masasında yaptığı görüşmenin fotoğraflarını kasıtlı olarak servis etti.

Bu geçmiş tutumlar, Abiy Ahmed hükümetinin Sudan savaşıyla ilgili olarak izlediği yolu daha erken dönemde ifşa etti. 2023'te ipucu olan, 2026'da tehlikeli bir yüksek gerilime dönüştü. Göstergeler, Çad ve Libya üzerinden silah tedarik akışını önemli ölçüde azaltan gelişmelerin ardından Etiyopya'nın, HDK ve siyasi müttefiklerini desteklemek için en önemli lojistik merkez haline geleceğini gösteriyor.

Bu gelişmelerin boyutları nelerdir?

HDK'ye silah ve paralı asker tedariki ile Etiyopya'da bir destek üssü kurulması, Sudan’ı çevrelemeyi, Babu’l Mendeb'den Kızıldeniz'e kadarki bölgede kaos ve istikrarsızlık yaratmayı amaçlayan diğer planlardan ayrı düşünülemez. Etiyopya, üç paralel cephede faaliyet gösteriyor ve sadece Addis Ababa'nın Afrika Boynuzu'ndaki etkisini güçlendirmeyi değil, aynı zamanda meseleye daha geniş bir bölgesel perspektiften ve bölgede ulusal güvenliğe yansımaları açısından bakıldığında, daha da ileriye gitmeye hazır dış aktörlerden destek alıyor.

Sudan cephesine ilave olarak, Etiyopya ayrıca tek taraflı deklare edilen Somaliland Cumhuriyeti'ne yönelik de adımlar atıyor. Diplomatik tanıma karşılığında denize erişmek ve askeri üs kurmak için başkanıyla bir anlaşma imzaladı. Bu durum Somali hükümetiyle önemli gerilimlere yol açtı. İsrail'in Somaliland'ı tanımasının ardından gerilimler daha da arttı ve bunun bölgesel güvenlik açısından birçok sonucu oldu.

Etiyopya topraklarını işgal etmek ve hükümet karşıtı hareketleri desteklemekle suçladığı Eritre ile artan gerilimlerin arkasında da Etiyopya'nın denize erişme çabası yatıyor. Addis Ababa aynı zamanda denize erişmeye çalışıyor ve gözünü Eritre'nin Assab Limanı’na dikmiş halde.

Reuters haberi, Sudan savaşını bu karmaşık ve iç içe geçmiş sahnenin merkezine yerleştiriyor; burada bölgeyi istikrarsızlaştırmaya ve güç dengelerini Afrika Boynuzu'ndan Kızıldeniz'e yeniden düzenlemeye çalışan aktörlerin müdahaleleri bulunuyor.

Bu plan artık açık ve belgelenmiş olduğuna göre, bir sonraki aşamada, sadece Sudan'ı desteklemek için değil, aynı zamanda bir bütün olarak bölgenin güvenliğini ona karşı kurulan komplolardan korumak için de bu planı kontrol altına alma ve çökertme çabalarının hızlandırılması muhtemeldir.

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

 

Şarku'l Avsat

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU