Gezi davasında savcılık mütalaasında menajer Ayşe Barım hakkında ağırlaştırılmış müebbet istedi

Gezi Parkı eylemlerinde sanatçıları yönlendirdiği iddiasıyla yargılanan ve tutukluluğunun 248. gününde tahliye edilen menajer Ayşe Barım hakkında savcılık esas hakkında mütalaasını sundu

Fotoğraf: ANKA

Gezi Parkı eylemlerinde sanatçıları yönlendirdiği gerekçesiyle tutuklanan ve tutukluluğunun 248. gününde tahliye edilen menajer Ayşe Barım hakkında savcılık esas hakkında mütalaasını mahkemeye sundu. Savcılık, iddianamede Barım’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan cezalandırılmasını isterken, duruşma savcısı ise suç vasfını değiştirerek “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.

ID İletişim’in sahibi olan Ayşe Barım, Gezi Parkı eylemlerine sanatçıları yönlendirerek “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen ya da tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme” suçlamasıyla tutuklanmış, hakkında 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Barım, 1 Ekim’de İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tahliye edilmiş, hakkında ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanmasına karar verilmişti.

Savcılık: Sanatçılar üzerinden yönlendirme yapıldı

Savcılığın esas hakkında mütalaasında, Ayşe Barım’ın 12 yıl önceki Gezi Parkı eylemlerinde sanatçılar üzerinden planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu, süreci hem sosyal medya hem de sahada yönettiği ileri sürüldü. Mütalaada, Barım’ın firari sanık olarak dosyada yer alan sanatçı Mehmet Ali Alabora ile Gezi Parkı sürecinde bildiri yayımlanmasına ilişkin görüşmeler yaptığı, sürece dair irade ortaya koyduğu ve sanatçıları koordine ettiği iddia edildi.

Ayrıca Barım’ın, Gezi Parkı davasının ana sanıklarıyla yoğun ve sistemli iletişim kurduğu, bu temasların tesadüf olarak değerlendirilemeyeceği savunuldu.

“Gezi eylemleri planlı ve sistemli yürütüldü”

Mütalaada, Gezi Parkı eylemlerinin bir organizasyon dahilinde, planlı ve sistemli şekilde yürütüldüğü öne sürüldü. Ayşe Barım’ın, kamuoyunda etkisi yüksek sanatçı ve oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama ve yönlendirme faaliyetleri yürüttüğü ifade edildi.

Barım’ın, Gezi Parkı’nın ana aktörleriyle eylemler öncesinde bir iletişiminin bulunmadığı, ancak hazırlık ve başlangıç sürecinde sık ve düzenli şekilde irtibat kurduğu kaydedildi.

Yargıtay kararı vurgusu

Savcılık mütalaasında, Osman Kavala, Mehmet Ali Alabora ve Çiğdem Mater Utku ile birlikte hareket ettiği iddia edilen Barım’ın, sanatçılar camiası adına aktif rol üstlendiği belirtildi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2023/12611 Esas, 2023/6359 Karar sayılı ilamına atıf yapılarak, eylemlerin “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçunu oluşturduğu savunuldu.

Ayşe Barım davasının karar duruşmasının yarın görülmesi ve mahkemenin hükmünü açıklaması bekleniyor.

Independent Türkçe, ANKA

DAHA FAZLA HABER OKU