İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, Tahran’ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumu seyreltmesinin, tüm yaptırımların kaldırılmasına bağlı olduğunu söyledi.
İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’na (ISNA) konuşan İslami, İran’ın nükleer programı ve zenginleştirilmiş uranyum faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İslami, zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasının gündemlerinde olmadığını ve bu konunun Umman’da yürütülen müzakerelerde de ele alınmadığını belirtti.
Yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumun seyreltilmesi konusunun yaptırımların tamamen kaldırılmasına bağlı olduğunu vurgulayan İslami, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırılar karşısında sessiz kaldığını ileri sürdü. İslami, “Denetçiler saldırıya uğramayan merkezleri inceledi. Önümüzdeki günlerde diğer bazı merkezlere de ziyaret gerçekleştirecekler.” dedi.
Saldırıya uğrayan tesislerin denetlenmesi konusunda UAEA ile henüz bir mutabakata varılmadığını kaydeden İslami, Ajansın bu konuda net bir tutum ortaya koymadığını savundu.
Umman’da yürütülen müzakerelere de değinen İslami, görüşmelerin samimi bir zeminde ilerlemesi halinde farklı bir tablonun ortaya çıkabileceğini belirterek, nükleer meselenin artık “bahane” olmaktan çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de daha önce yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail bombardımanlarının İran’ın nükleer kapasitesini ortadan kaldıramadığını savunmuş, “Zenginleştirme faaliyeti devam etmeli ve bu bizim hakkımız. Ancak zenginleştirme oranı konusunda güven verici bir anlaşmaya hazırız.” demişti.
İran-ABD müzakereleri
İran ile ABD arasında, Haziran 2025’te İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından kesintiye uğrayan nükleer görüşmeler, 6 Şubat’ta Umman’da yeniden başlamıştı. Müzakerelerde İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD heyetine ise Başkan Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff başkanlık etmişti.
Görüşmeler, Washington’un Tahran’a karşı bölgede askeri varlığını artırdığı ve iki ülke arasındaki tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde gerçekleştirilmişti.
AA