Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan CHP’den istifa etti

Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisine WhatsApp üzerinden “hakaret, tehdit ve iftira içeren” mesajlar gönderdiğini öne sürerek partisinden istifa etti

Fotoğraf: ANKA

Özarslan, “Bir genel başkan belediye başkanına küfür eder mi, aile değerlerini hedef alır mı?” diyerek çok sert ifadeler kullandı.

Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ettiğini açıkladı. Sosyal medya hesabından uzun ve sert bir metin yayımlayan Özarslan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 7 Şubat 2025 gecesi kendisine WhatsApp üzerinden “siyasi nezaketle, parti ahlakıyla ve insanlıkla bağdaşmayacak hakaret, tehdit ve iftiralar” içeren mesajlar gönderdiğini iddia etti. Özarslan, ailesinin ve kutsal değerlerinin hedef alındığını belirterek, “Bu üslubun hâkim olduğu bir zeminde siyaset yapmam mümkün değildir” dedi.

“Hakaret, tehdit ve iftiralar içeren mesajlar gelmeye başladı”

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’den Keçiören Belediye Başkanı seçilen Mesut Özarslan, açıklamasında mazbata aldığı ilk günden itibaren parti rozetini çıkardığını ve ilçeye eşit hizmet anlayışıyla çalıştığını vurguladı. Özarslan, son dönemde Keçiören’in büyük yatırımları ve sorunları için yaptığı temasların parti içinde hedef haline getirilmesine yol açtığını belirtti.

Özarslan, özellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile yaptığı görüşmenin ardından CHP içindeki bazı “klik ve odaklar” tarafından sistematik bir algı çalışması yürütüldüğünü savundu. Açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

CHP içerisinde bazı klikler tarafından sistemli bir dedikodu ve algı faaliyeti başlatılmıştır. Temsil ettiğim millî ve manevi değerlere mesafeli olanlar, gerçek dışı spekülasyonlarla şahsımı itibarsızlaştırmaya çalışmıştır. Ancak bu iftiralar tarafımca umursanmamıştır.

Bu sürecin ardından baskıların arttığını öne süren Özarslan, asıl kırılma noktasının CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den geldiğini iddia ettiği mesajlar olduğunu belirtti:

07.02.2025 tarihinde saat 23:59’da CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel tarafından şahsıma yönelik WhatsApp mesajları gelmeye başlamıştır. Bu mesajlar; siyasi nezaketle, parti ahlakıyla, kamu sorumluluğu ve insanlıkla bağdaşmayacak hakaret, tehdit ve iftiralar içermektedir.

“Bir genel başkan aile değerlerini hedef alır mı?”

Özarslan açıklamasında art arda sorular yönelterek, yaşadığını öne sürdüğü duruma sert tepki gösterdi:

Soruyorum; Bir genel başkan, belediye başkanına küfür eder mi? Bir genel başkan, ailevi değerleri hedef alıp hakaret eder mi? Bir genel başkan, ağıza alınmayacak kelimelerle tehdit eder mi? Özellikle aile değerlerimi, annemi ve merhum babamı dahi hedef alan mesajlar karşısında CHP saflarında kalmam artık mümkün değildir.

Bu süreçte CHP seçmenine saygısının devam ettiğini vurgulayan Özarslan, tepkisinin parti tabanına değil mevcut yönetim anlayışına olduğunu ifade etti.

“Tepkim CHP'nin kurumsal kimliğine değil, mevcut yönetime”

İstifa gerekçesini net bir dille ortaya koyan Özarslan, şu değerlendirmede bulundu:

Tepkim; Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine, Atatürkçü ve Cumhuriyetçi seçmenlerine değil; siyasi nezaketi ve devlet ciddiyetini yitirmiş mevcut yönetim anlayışınadır. Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum.

Özarslan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş başta olmak üzere birlikte çalıştığı belediye başkanlarına teşekkür ederken, bu teşekkürlerin dahi “başka yerlere çekilmesinden endişe duyduğunu” ifade etti.

“Özgür Özel ve yakın çevresinde kutsal değerler kalmadı”

Açıklamasının son bölümünde dilini daha da sertleştiren Özarslan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yakın çalışma ekibine yönelik ağır suçlamalarda bulundu:

Maalesef CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ve yakın çalışma arkadaşlarında; ne Allah yolu, ne vatan, ne aile ne de kutsal saydığımız değerlerden hiçbir şey kalmamıştır. Tüm mukaddesiyetler yerle yeksan olmuştur.

CHP içindeki yol arkadaşlarına da çağrıda bulunan Özarslan, “Dava insanlık davasıdır” diyerek sessiz kalınmaması gerektiğini savundu.

Mesut Özarslan, istifasına rağmen Keçiören Belediye Başkanlığı görevini sürdüreceğini ve parti ayrımı gözetmeksizin çalışmaya devam edeceğini belirtti.

Özarslan'ın açıklamasının tamamı şöyle:

Aziz Hemşerilerim,
31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Keçiören halkı teveccüh göstererek büyük bir oy oranı ile şahsımı Belediye Başkanlığı’na layık görmüştür. Keçiören halkının bu teveccühü beni onore etmiştir. Mazbata alma töreninde de açıkladığım üzere, ilk günden itibaren parti rozetimi çıkartarak tüm Keçiören’e şeffaf ve eşit hizmet etmeye başladım. Bu kapsamda parti ayrımı gözetmeksizin her kapıyı aşındırarak Keçiören’imize hizmet getirmeye gayret gösterdim.

Son zamanlarda Keçiören’imizin belli başlı büyük yatırım ve sorunlarına çözüm bulmak amacı ile yapmış olduğum ziyaretlerin artmış olması ve bu ziyaretlerimin şeffaf bir şekilde sosyal medyadan halkımıza duyurmam sonrasında CHP içerisinde bazı klik ve odaklar tarafından sistemli bir dedikodu ve algı faaliyeti başlatılmıştır. Temsil ettiğim millî ve manevi değerlere mesafeli olanlar ile bu değerleri parti içi hesaplaşmalarında araçsallaştırmak isteyenler, gerçek dışı spekülasyonlarla kamuoyunu yanıltma ve şahsımı parti içinde itibarsızlaştırma çabasına girişmiştir. Ancak; şahsımla ilgili iftiralar, spekülasyonlar “Halka Hizmet Hakka Hizmettir” anlayışı ile tarafımca umursanmamış ve 6 Ocak 2026 tarihinde, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum ile Keçiören’imizin sorunlarının çözümü amacıyla görüşme gerçekleştirilmiştir.

Bu ziyaret sonrasında CHP içerisindeki bazı klikler; bu dedikodu ve algıların dozunu artırmıştır. Ancak bir Belediye Başkanının; özellikle deprem bölgesinde yürütmüş olduğu etkin ve hızlı hizmetleri ile halkımızın gönlünde taht kuran Çevre Şehircilik ve İklimlendirme Bakanını ziyaret etmesi ve ilçesine hizmet etmek için ziyarette bulunmasının altında başka bir gaye aranması tarafımca anlaşılamamıştır. Ayrıca Sayın Bakan ile ilişkimiz, okul ve mesai arkadaşlığına dayanan, yıllara sari bir dostluk olmasına rağmen; bu ziyaret sonrasında bu kliklerin sayısı ve şahsıma yönelik baskısı artmıştır. Baskı, dedikodu ve iftiralara karşı sessizliğimi korumama ve hizmetlerime devam etmeme rağmen 07.02.2025 tarihinde saat 23:59’da CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel tarafından şahsıma yönelik Whatsapp mesajları gelmeye başlamıştır. Bu mesajlar; siyasi nezaketle, parti ahlakıyla, kamu sorumluluğu ve insanlıkla bağdaşmayacak hakaret, tehdit ve iftiralar içermektedir.

Soruyorum; Bir genel başkan, belediye başkanına küfür eder mi? Bir genel başkan, ailevi değerleri hedef alıp hakaret eder mi? Bir genel başkan, ağıza alınmayacak kelimelerle tehdit eder mi? Özellikle aile değerlerimi ve kutsal varlığım annem ve merhum babamın dahi karıştırıldığı mesajlar karşısında; Cumhuriyet Halk Partili seçmene olan saygım ve sevgim baki kalmak kaydı ile artık Cumhuriyet Halk Partisi saflarında hizmet etmem söz konusu dahi olamaz.  Benim tek önceliğim Keçiören’e hizmet olmasına rağmen mesajlarda yer alan üslubun ve anlayışın hâkim olduğu bir zeminde, enerjimi ve mesaimi ilçemin sorunlarına odaklayarak sağlıklı bir şekilde görev yapmamın mümkün olmadığı kanaatine varmış bulunuyorum.

Tepkim; Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine, Atatürkçü ve Cumhuriyetçi seçmenlerine değil; siyasi nezaketi ve devlet ciddiyetini yitirmiş mevcut yönetim anlayışınadır.

Bu çerçevede, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum.

Her şeye rağmen birlikte yol yürüdüğüm Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş başta olmak üzere, Ankaralı diğer belediye başkanı arkadaşlarıma emekleri için teşekkür ediyorum. Hizmet odaklı siyasetin parti içi gerilimlere ve kırıcı üsluba kurban edilmemesi gerektiğine inanıyor; bu üsluba sahip bir yönetimin olduğu yerde siyaset yapma zemininin herkes tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyorum.

Ayrıca belirtmek isterim ki; beraber yol yürüdüğüm başta Sayın Mansur Yavaş olmak üzere Ankaralı diğer Belediye Başkanlarına teşekkür etmem sebebi ile CHP içerisinde yer alan ve bu sürecin buraya gelmesine sebep olan kliklerin “teşekkür” etmemi de başka yerlere çekeceğini de düşünerek belediye başkanı arkadaşlarımdan helallik istiyorum.

Ancak; kardeşleri, dostları ve mesai arkadaşları olarak bir hatırlatma yapmak istiyorum; biz “Allah yolunda, millete hizmet gayesi ile vatanın birliğini bütünlüğünü koruyarak” yol yürümek için kader birliği yapmıştık. Ancak; geldiğimiz noktada; maalesef ki CHP Genel Başkanı Sn. Özgür Özel ve yakın çalışma arkadaşlarında; ne Allah Yolu, ne vatan, ne aile ne de kutsal saydığımız değerlerden hiç bir şey kalmamış, tüm mukaddesiyetler yerle yeksan olmuştur. Yola çıktığım ve birlikte yol yürüdüğüm arkadaşlarımın vicdanlarına sesleniyorum; “Dava İnsanlık Davasıdır”; kuruluş kodlarından uzaklaşmış, gayri ahlaki bir şekilde idare edilen bu yapıdan kendilerini kurtarmaya, şahsıma yapılan ahlaksızlığın içerisinde yer almamaya ve tepkilerini göstermeye davet ediyorum. Bugün şahsıma ve aileme yapılanlar; unutulmasın ki tepki gösterilmez ise bir gün kendilerine de yapılacaktır.

Keçiörenli hemşerilerimin emanetini layıkıyla taşımaya ve parti ayrımı gözetmeksizin ilçemiz için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğim.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Meclis üyelerinden de istifa açıklaması geldi

Özarslan'ın ardından CHP’li Meclis Üyeleri Serkan Bedirhanoğlu, Cihan Ayhan ve Azra Ceylan Öztürk de partilerinden istifa ettiklerini açıkladı.

Özarslan, Özel'den şikayetçi olacağını açıkladı

CHP'den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan CNN TÜRK'e yaptığı açıklamada, CHP ile problemi olmadığını, Özgür Özel'in attığını iddia ettiği mesajlar sonrası istifaya karar verdiğini ve Özel'den şikayetçi olacağını açıkladı.

Özarslan; CHP'de siyaset yapan ülkücülere de çağrı yaparak, "Böyle bir genel başkanın altında siyaset yapamazsınız" dedi. Özarslan kendisiyle birlikte 7 Meclis üyesinin istifa ettiğini belirterek şunları söyledi:

Mansur Yavaş'ın haberi yoktu, benimle görüşmekten kaçındı, birkaç kişiyi yolladı. O süreçte bana sahip çıkmadığını düşünüyorum. Ülkücü, Türk milliyetçisi arkadaşlarıma sesleniyorum: Böyle bir Genel Başkanı'nın ardında durulmaz. Benim gibi olan Belediye Meclis üyeleri var. Benimle birlikte 7 üyemiz istifa etmiştir durumdadır. AK Parti olur, MHP olur bilemem, böyle de devam edebiliriz. Özgür Özel delikanlıysa yalanlayacak! Dört beş gün önce CHP İl Başkanımızla görüştüm, "Doğru yapıyorsun" dedi. Özgür Karabat'a, Gökan Zeybek'e, Genel Başkanımıza kadar ettim. Ben bu sinkaflı sözler üzerine, böyle hafif bir Genel Başkan'ın olduğu yerde duramam. Ben Mansur Başkan ve diğer belediye meclis üyelerimize sesleniyorum. Son dönemde bana sahip çıkmadığı için kırgınım.

CHP içinde Genel Başkan'a çok yakın isimler var, babalarının çiftliği gibi yönetmeye çalışıyorlar. Burası daha kurumsal yönetilmesi gereken, Cumhuriyet'in kurucu partisi ama özdeğerlerinden uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Sayın Dr. Devlet Bahçeli'nin ülkenin geleceği açısından yapmaya çalıştığı, çaba sarf ettiği, Kürt meselesinin artık sorun değil, kardeşlerin, bütünlüğün sağlanacağı bir meselede de masadan kaçması anlaşılır değil. Halka hizmetkâr olmaya geldik. Ben yarın savcılığa veriyorum. İnkâr edemeyecektir.

Halka hizmet hakka hizmet mantığı ile halkımıza hizmet ediyoruz. Bu çerçevede Keçiören’in kentsel dönüşüm, heyelan sorunu, çevre problemleri var. Senelerdir buralara ilişkin akademik çalışma olmadığı için el atmak istedik. Okul arkadaşım, TOKİ’den mesai arkadaşım ile Bakan Kurum’un yanına bu sorulanları görüşmek üzere gittim. Sayın Kurum çok başarılı bir bakan, çalışkan ve dürüst. Kendisi ile onur ve gurur duyuyoruz, parti gözetimi yapmadan yardım eden biri. Biz de dedik ki, Keçiören’imizdeki kentsel dönüşüm ile ilgili sıkıntıları konuştuk. TOKİ Başkanına, İller Bankasına ve kendi birimlerine yönlendirdi. Başarıya doğru gidiyorduk, ciddi çalışmalar içine girmiştik. Muhafazakâr ve ülkücü bir insanım. Mansur Başkanım ile CHP’ye geldik ve başarıya da imza attık. Biz ülke sevdalısı insanlar olarak CHP içindeki bazı klikler ve sıkıntılı tipler bizleri hedef aldılar ve kendi istikballerinin önünde görmeye başladılar. Bize devamlı saldırdılar.

Anlayamadığımız bir şekilde, 'Neden gidip görüşüyorsun, sen AK Parti’ye mi geçiyorsun' gibi bize söylemlerde bulunmaya başladılar. Biz de bunun partizanlığı olmaz, yapmayın, Keçiören bizden bunu bekliyor. Ne hükümete ne Cumhurbaşkanına ne de Kurum’a bir kötü bir açıklama yapabilirim. Biz devlet kültürü ile yetişmiş, ülkücü, milliyetçi muhafazakâr insanlarız, bizim davamız insanlık davasıdır, ötesini bilmeyiz. Ne hikmetse sanki birileri bu duruşumuzdan rahatsız oldu, bunlarla ilişki kuruyorsun, 'AK Partiye geçeceksin, MHP’ye geçeceksin' dediler. Ben de böyle bir şey yok, yapmak istediğim çalışmalara zarar verecek dememe rağmen üzerime üzerime gelindi. En sonunda yoğun bir ateş altında kaldım, sosyal medyada ve haberlerde. En son Genel Başkanım beni telefonla aradı ve 'Mesut geçme yapma, sen ne istediysen dikkate aldım ve elimden geldiğince yaptım' dedi. Ben de dedim ki, benim yaptığım çalışmalar Keçiören’e ilişkin açıklamalar var, neden açıklama yapayım, bunlara öyle cevaplar ver ki sana güvenim yeniden yerine gelsin dedi ve bir de mesaj attı. Mesajında sosyal medyada dönenlere mesaj ver dedi, çıksın yalanlasın, yalanlayamaz. O mesaj duruyor ve kayıtlı. Bana kastettiğini okuyorum, ‘Başkanım şunları mahcup edecek, inancımı yenileyecek bir şeyler yap’ dedi. Sosyal medya yıkılıyor, bu da geçer dedi.

Independent Türkçe

 

DAHA FAZLA HABER OKU