Eski Meclis Başkanı ve AK Parti’nin kurucularından Bülent Arınç, siyasi suçlar ve “umut hakkı” konusunda af dahil tüm seçeneklerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Arınç, Kürtlere yönelik “aşağılayıcı ve düşmanca bir dil” kullanılmasını doğru bulmadığını ifade ederek empati çağrısında bulundu.
Sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yapan Arınç, geçtiğimiz günlerde vefat eden Kürt siyasetçi Selim Sadak’ın cenazesinin memleketi İdil’de toprağa verilmesini üzüntüyle takip ettiğini ve başsağlığı dilediğini belirtti. Arınç, bu vesileyle yurt dışında bulunan veya çıkmak zorunda kalacak siyasi suçluların durumuna dikkat çekti.
Arınç, açıklamasında, “Bu gibi siyasî suçlardan yargılanan isimler için yapılacak en doğru ve hayırlı iş, terörsüz Türkiye hedefine giderken af ve umut hakkı dahil olmak üzere AİHM kararlarının uygulanması gibi bütün seçeneklerin değerlendirilmesi doğru olacaktır” ifadelerini kullandı. Ayrıca, “Özellikle siyasî suçların affı toplumsal barışa giden yolu açmak adına önemli bir adım olacaktır” diye ekledi.
Kürtlere yönelik duyarlılık vurgusu da yapan Arınç, “Kürtlerin duyarlılıklarını dikkate almadan, aşağılayıcı ve düşmanca bir dil kullanılmasını doğru bulmuyorum” dedi.
Arınç’ın açıklamasının tamamı şu şekilde:
“Selim Sadak’ın vefatı ve cenazesinin memleketi İdil’de toprağa verilmesini büyük bir üzüntüyle takip ettim. Kendisine Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.
Siyasî düşünceleri, fikirleri ve eylemleri sebebiyle suçlanan birçok insan yurtdışında ve birçoğu da yurtdışına çıkmak zorunda kalacak. Bu gibi siyasî suçlardan yargılanan isimler için yapılacak en doğru ve hayırlı iş, terörsüz Türkiye hedefine giderken af ve umut hakkı dahil olmak üzere AİHM kararlarının uygulanması gibi bütün seçeneklerin değerlendirilmesi doğru olacaktır. Özellikle siyasî suçların affı toplumsal barışa giden yolu açmak adına önemli bir adım olacaktır.
Şunu açıklıkla söyleyelim ki Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın güçlü liderliği ve Sayın Bahçeli’nin işbirliği ile açılan yolda Suriye'deki gelişmeleri fevkalade olumlu bulmakla birlikte, Kürtlerin duyarlılıklarını dikkate almadan, aşağılayıcı ve düşmanca bir dil kullanılmasını doğru bulmuyorum.
Kürtler, ister Anadolu’da olsun ister bütün komşu coğrafyalarda olsun her zaman haksızlığa ve gadre uğramış, aldatılmış bir toplumdur. Onları anlamak için bugün yapılacak en doğru iş, empati yapmaktır. Ancak empati yaptığımız, kendimizi onların yerine koyduğumuz takdirde annelerin çocukların saçlarını örmesinin terör örgütü propagandası sayılması saçmalığından uzaklaşabilir ve yine empati yaptığımız takdirde Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında verilen kararın yanlışlığını anlayabiliriz.
50 yıllık karanlık bir dönemi, bir fecaat dönemini kapatırken bunlara ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.”
Independent Türkçe