Almanya Dışişleri Bakanlığı, Suriye’de süren savaşın kalıcı çözümünün, Kürtlerin haklarının güvence altına alınması ve siyasal sürece etkin katılımlarının sağlanmasından geçtiğini açıkladı. Bakanlık, SDG ile Suriye Ordusu arasında varılan ateşkesin müzakereler için değerlendirilmesi ve daha fazla şiddetin önlenmesi çağrısında bulundu.
Almanya Dışişleri Bakanlığı’ndan bir sözcü, Rûdaw’a yaptığı açıklamada, Rojava’daki çatışmalar, Kürt bölgelerindeki gelişmeler ve bölgesel müdahalelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamada, Kürtlerin kontrolündeki alanlarda durumun karmaşık olduğuna işaret edilerek, koşullar ne olursa olsun sivillerin korunmasının temel öncelik olduğu vurgulandı. Berlin yönetimi, Suriye’deki mevcut durumun ve sahadaki gelişmelerin Türkiye ile yapılan görüşmelerde de ele alındığını bildirdi.
Bakanlık sözcüsü, Suriye’de Kürtlere yönelik savaşın sona erdirilmesine ilişkin değerlendirmesinde, “Bu savaşın tek çözüm yolu, birleşik ve kapsayıcı bir Suriye devleti çerçevesinde Kürtlerin hakları ve katılımı üzerine yürütülecek müzakerelerden geçmektedir” ifadelerini kullandı. Sözcü ayrıca, SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında 18 Ocak’ta üzerinde uzlaşılan ateşkesin uzatılmasını olumlu karşıladıklarını belirtti.
Ayn el Arab’a (Kobani) insani yardım ve koridor çağrısı
Almanya Dışişleri Bakanlığı, ağır kış koşulları altında Ayn el Arab’a (Kobani) yönelik insani durumun yakından takip edildiğini belirterek, geçtiğimiz hafta 24 kamyondan oluşan bir yardım konvoyunun kente ulaştığını açıkladı. Alman hükümeti, Suriye yönetiminin Ayn el Arab’a (Kobani) ve Haseke’ye yönelik iki insani koridorun açılması kararını duyurduğunu hatırlatarak, bu kararın sahada eksiksiz biçimde uygulanması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, ateşkesin uzatılmasının memnuniyetle karşılandığı ifade edilirken, tüm taraflara bu süreci müzakereler için değerlendirme ve sivillerin zarar görmesini engelleme çağrısı yapıldı. Almanya, Suriye’de kalıcı barışın ancak kapsayıcı bir siyasi süreç, Kürtlerin haklarının tanınması ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasıyla mümkün olacağını yineledi.
Rüdaw