Güvenlik kaynakları, Suriye’nin kuzeyinde son dönemde hız kazanan askeri ve diplomatik gelişmelere ilişkin stratejik değerlendirmelerde bulundu. SDG'nin kontrol ettiği bölgelerin üçte ikisini kaybettiğini belirten kaynaklar, "SDG parantezinin kapandığını" ve PKK'nın Suriye kolunun hem sahada hem de uluslararası diplomaside korumasız kaldığını vurguladı.
Güvenlik kaynaklarına göre yaşananlar şöyle:
Güvenlik kaynakları, SDG’nin El-Hol kampından çekildiğini ve Haseke’yi Irak’ın Musul kentine bağlayan tek resmi sınır kapısı olan Yarubiye’nin Suriye ordusu tarafından kontrol altına alındığını bildirdi. Bu gelişmenin, SDG ile Irak’taki Kandil kadroları arasındaki lojistik ve stratejik bağın kesilmesi açısından kritik önemde olduğu ifade edildi. Operasyonlar sonucunda Kobani-Haseke bağlantısının koptuğuna dikkat çeken kaynaklar, PKK’nın "ikinci bir Kobani vakası" algısı oluşturma çabalarının karşılık bulmadığını belirtti.
18 Ocak itibarıyla Suriye yönetimi ile SDG arasında 4 günlük bir ateşkes imzalandığı bilgisini paylaşan kaynaklar, varılan mutabakatın detaylarını şöyle aktardı:
Suriye askerleri Kürt köylerine girmeyecek, bu bölgelerde silahlı unsur bulundurulmayacak. SDG, Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı ve Haseke Valiliği için isim önerebilecek. SDG unsurlarının Suriye savunma güçlerine tam entegrasyonu sağlanacak ve Kürtlerin hakları anayasal güvence altına alınacak.
ABD'nin SDG’ye yönelik tutum değişikliğinin arkasında yatan nedenlere değinen kaynaklar, 4 Ocak’ta Mazlum Abdi'nin Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ve ABD’li yetkililerin katıldığı toplantıya işaret etti. SDG’nin çözüm sürecini 10 aydır oyaladığı ve Mazlum Abdi'nin her kararı Kandil’e danıştığının kesinleştiği, bu durumun ABD nezdinde "SDG ile PKK arasında ayrım olmadığı" gerçeğini tescillediği belirtildi.
"IŞİD şantajı ters tepti"
SDG’nin "Biz yoksak IŞİD geri döner" şantajının artık işe yaramadığı vurgulandı. SDG'nin cezaevlerindeki 200 DEAŞ mensubunu serbest bırakarak ABD’ye baskı kurmaya çalıştığı, ancak bu durumun ABD tarafında büyük tepkiyle karşılandığı ifade edildi.
ABD Başkanı Trump ile Ahmed Şara arasındaki telefon görüşmesine de değinen kaynaklar, Trump’ın "Bizim için önemli olan IŞİD hapishanelerinin kontrolü, SDG umurumda değil" mesajını verdiğini; bu doğrultuda en büyük cezaevi olan Sına Hapishanesi'nin yönetiminin ABD tarafından devralındığını, El-Hol’ün kontrolünün ise Suriye yönetimine geçtiğini bildirdi.
SDG’nin toplam 63 bin kişilik mevcudunun yaklaşık 40 bininin Araplardan oluştuğunu belirten kaynaklar, Arap aşiretlerinin SDG zulmüne karşı başlattığı organik ayaklanmanın örgütün çözülmesini hızlandırdığını kaydetti. SDG’nin petrol kaynaklarını ve finansal rezervlerini kaybetmesiyle Kandil’in Suriye’yi bir "rezerv alan" olarak kullanma imkanının kalmadığı ifade edildi.
Güvenlik kaynakları, iç siyasetteki "Terörsüz Türkiye" sürecinin Suriye’deki gelişmelerden olumlu etkileneceğini değerlendiriyor.
Suriye’deki yeni denklemde IŞİD ile mücadelede resmi muhatabın Şam yönetimi olmaya başladığı, SDG’nin meşruiyet zeminini kaybettiği belirtilerek şu değerlendirme yapıldı:
Saha, beklentilerimizden daha iyi ilerliyor. SDG hikayesi bitiyor. Eğer örgüt makul davranırsa tam entegrasyon sağlanır; aksi halde askeri operasyonlar ilerlemeye devam eder. Bu süreçten 'Terörsüz Türkiye' hedefimiz güçlenerek çıkacaktır.
TRT Haber