İran’da ülke geneline yayılan protestolar 12 Ocak itibarıyla on altıncı gününe girerken, internetin tamamen kapatılması ve iletişim kanallarının kesilmesi bilgiye erişimi fiilen durdurdu. İnsan hakları örgütlerinin sınırlı imkânlarla derlediği veriler, can kayıpları ve tutuklamalarda ciddi bir artış yaşandığını ortaya koyuyor.
İranlı bir yetkili ülkedeki protesto gösterilerinde, güvenlik görevlileri dahil yaklaşık 2 bin kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Reuters'e konuşan yetkili, sivillerin ve güvenlik görevlilerinin ölümünden "teröristlerin" sorumlu olduğunu söyledi.
HRANA: 646 ölüm teyit edildi, yüzlerce vaka inceleniyor
İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’nın (HRANA) teyit ettiği son rakamlara göre protestoların başladığı günden bu yana 646 kişi hayatını kaybetti. Ölenler arasında 505 protestocu bulunuyor; bunların dokuzu çocuk. Ayrıca 133 askeri ve kolluk kuvveti mensubu, bir savcı ve protestolara katılmayan yedi sivil de yaşamını yitirdi.
HRANA, 579 ölüm vakasının daha doğrulama aşamasında olduğunu bildirirken, mevcut koşullar nedeniyle gerçek sayının daha yüksek olabileceğine dikkat çekiyor. Ülke genelinde 187 şehirde 606 protesto düzenlendiği, buna karşın baskı ve iletişim kesintilerine rağmen eylemlerin sürdüğü ifade ediliyor.
İnternet kesintisi 100 saati aştı
Protestoların on altıncı gününde İran’da sabit ve mobil internetin yanı sıra telefon görüşmeleri de büyük ölçüde devre dışı kaldı. 100 saati aşan kesinti, kamuoyuna bilgi akışını durdururken insan hakları örgütlerinin bağımsız doğrulama yapmasını da neredeyse imkânsız hale getirdi. Sahadan gelen bilgilerin çoğu gecikmeli ve yüksek riskli kanallar üzerinden ulaşıyor.
Gözaltılar ve zorla itiraf iddiaları
HRANA verilerine göre bugüne kadar 10 bin 721 kişi gözaltına alındı. Devlet veya hükümete bağlı medya organlarında, gözaltına alınanlara ait olduğu belirtilen 97 zorla itiraf videosu yayınlandı. Bu durum, tutuklular üzerindeki güvenlik ve adli baskının sürdüğüne işaret ediyor.
Behesht Zahra Mezarlığı’nda protesto
Tahran’daki Behesht Zahra Mezarlığı’ndan gelen görüntüler, protestolarda hayatını kaybedenlerin ailelerinin cenazeler sırasında bir araya gelerek slogan attığını ortaya koydu. Güvenlik önlemlerinin yoğun olduğu ve iletişimin tamamen kesildiği bir ortamda gerçekleşen bu buluşmalar, protestoların yas alanlarına da taşındığını gösterdi.
Resmi söylem ve uluslararası tepkiler
İranlı yetkililer ve devlet medyası, yaşanan şiddetin sorumluluğunu “yabancı unsurlar” ve “teröristler”e yüklemeye devam ederken, birçok kentte hükümet yanlısı gösteriler düzenlendi. Protestoculara karşı daha sert önlemler alınacağı yönündeki açıklamalar da arttı.
Uluslararası alanda ise tepkiler büyüyor. Avrupa Parlamentosu Başkanı, İranlı diplomatik temsilcilerin Parlamento binalarına girişine kısıtlama getirildiğini açıkladı. Fransa, İsveç ve bazı Avrupa ülkeleri Tahran’daki büyükelçiliklerinde personel azaltımına giderken; Almanya, Fransa ve İrlanda protestoculara yönelik “orantısız ve acımasız” baskıyı kınadı. ABD’li yetkililer ise gelişmelere karşı “çeşitli seçeneklerin” değerlendirildiğini, ancak diplomatik yolun tercih edildiğini belirtti.
Trump, İran'a yönelik siber ve psikolojik saldırı seçeneklerini değerlendiriyor
ABD Başkanı Donald Trump'ın, gösterilerin devam ettiği İran'a karşı konvansiyonel hava saldırılarının ötesinde siber ve psikolojik saldırı seçenekleri konusunda bilgilendirildiği öne sürüldü. CBS News'e konuşan ve isimlerinin açıklanmasını istemeyen 2 Savunma Bakanlığı yetkilisine göre, Trump'a, İran'a karşı kullanılabilecek askeri ve örtülü araçlara ilişkin detaylı sunum yapıldı. Yetkililer, İran'a olası askeri müdahalede hava gücü ve uzun menzilli füzelerin merkezi rolünü koruduğunu ancak siber operasyonlar ve psikolojik faaliyetlerin de seçenekler arasında yer aldığını iddia etti. Bu operasyonların, İran'ın komuta yapısı, iletişim ağları ve devlet kontrolündeki medyayı hedef alabileceğini öne süren yetkililer, henüz son kararın alınmadığını ve diplomatik kanalların açık olduğunu belirtti. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran konusunda öncelikle diplomasiyi tercih ettiğini ancak askeri güç kullanımını da her zaman masada tuttuğunu ifade etmişti.
Independent Türkçe, AA, Reuters