AK Parti'nin kurucularından ve eski Kültür ile Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Türkiye’nin Suriye politikası ve Suriyeli Kürtlere yaklaşımı konusunda hükümeti sert biçimde eleştirdi. Tecrübeli siyasetçi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamalarda Ankara’nın Suriye’de izlediği yolun “diplomatik zihniyet hatası” içerdiğini belirtti. Çelik, özellikle Ahmed Şara ile temas kurulurken Kürt siyasi temsilcilerinin dışlanmasını eleştirerek, bu tutumun “Terörsüz Türkiye” hedefini tehlikeye attığını vurguladı.
“Kürtleri ABD ve İsrail’in insafına terk etmemeliyiz”
Hüseyin Çelik, Türkiye’nin Suriye’deki Kürtler konusunda kendi stratejik rolünü oynaması gerektiğini ifade etti. Sınır ötesindeki Kürtleri başka aktörlerin insafına bırakmanın Türkiye’ye yakışmadığını belirten Çelik, şu mesajı verdi:
“Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti’ne yakışan, Suriye’deki Kürt kardeşlerini Amerika’nın, İsrail’in veya bazı terör örgütlerinin merhametine terk etmemesidir.”
Çelik, bu yaklaşımın hem insani hem de stratejik bir gereklilik olduğunu vurguladı.
“Bütün Kürtleri PKK ile özdeşleştirmek zalimcedir”
Türkiye’deki Kürtler ile terör örgütü arasında yapılan ayrımın Suriye’de de geçerli olması gerektiğini dile getiren Çelik, toptancı bakış açısının hem vicdani hem de diplomatik açıdan hatalı olduğunu kaydetti:
“Türkiye’deki bütün Kürtleri PKK ile özdeşleştirmek doğru değilse, insanî, vicdanî ve hakkaniyete uygun değilse; Suriye’deki bütün Kürtleri de PKK veya uzantıları ile özdeşleştirip düşman ilan etmek de o derece insanî, vicdanî ve hakkaniyete uygun değildir.”
Çelik ayrıca, Ahmed Şara ile görüşülürken Kürtlerin yok sayılmasını sert sözlerle eleştirdi:
“‘Terörist’likten Suriye Cumhurbaşkanlığı’na terfi ettirilen Ahmet Şara’yı ve ekibini muhatap alıp, Suriyeli Kürtlerin ileri gelenleri ile hiçbir diyalog kurmamak hangi diplomatik zihniyetin eseridir?”
“Taraf tutarak hakemlik yapılmaz”
Hükümetin dünyanın dört bir yanındaki mazlumlara sahip çıkma politikasına dikkat çeken Çelik, aynı hassasiyetin Suriye Kürtlerine gösterilmemesini eleştirdi. Arakan, Myanmar, Somali, Filistin gibi bölgelerdeki Müslümanlara sahip çıkılırken, Suriye Kürtlerinin düşman ilan edilmesini çelişkili bulduğunu belirtti:
“Gagavuz Türklerine soydaş deyip Kürtleri düşman görmek vicdana sığmaz. Suriye Kürtlerinin milyonlarca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürdün akrabası olduğunu bile bile… Bu insanlarla duygudaşlığı bile bile…”
Milli Savunma Bakanlığı’nın Halep konusundaki açıklamalarına da değinen Çelik, Türkiye’nin çatışan taraflardan birine yakınlık göstererek hakemlik yapamayacağını söyledi:
“Ne var ki, bir tarafa ilan-ı aşk ederek bir tarafa ise aleni düşmanlık yaparak hakemlik yapılamaz, yapmak isteseniz de sizi kimse ciddiye almaz.”
Çelik, geçmişte Kuzey Irak Kürt yönetimine karşı takınılan tavrın bugün dostluğa dönüştüğünü hatırlatarak Suriye Kürtleri için de benzer bir diplomatik yaklaşım çağrısında bulundu:
“Japon atasözü der ki, 'Arkandan kapattığın kapıyı sert çarpma, ola ki geri dönme ihtimalin olur.' Suriye Kürtleri’ne yönelik bugünkü yaklaşım ve politikalarla 'Terörsüz Türkiye' süreci, hayal gemisiyle rüya avcılığı yapmaktan öteye geçmez. Benden söylemesi…”
Independent Türkçe