Çinli arkeologlar Japon ordusunun insan deneyleri için kullandığı bir yeraltı tesisi keşfetti

II. Dünya Savaşı'nın ardından ABD yönetimi, insan deneylerinden elde edilen sonuçlar karşılığında ilgili birime dokunulmazlık sağlamıştı

Japon ordusunun biyolojik deneyler için kullandığı Anda'da test alanı havadan görüntülendi (Heilongjiang Kültürel Kalıntılar ve Arkeoloji Enstitüsü)

Çinli arkeologlar ülkenin kuzeydoğusunda II. Dünya Savaşı sırasında Japon askeri bilim insanlarının "korkunç biyolojik silah deneyleri" için kullandığı bir yeraltı tesisi keşfetti.

Heilongjiang bölgesindeki Anda kentinde bulunan tesisin, Japon İmparatorluk Ordusu tarafından en çok kullanılan ve en büyük tesis olduğu belirtildi.

Tesisin 1935-1945'te tarihin en acımasız insan deneylerinden bazılarına imza atan Japonya ordusuna bağlı ünlü Birim 731 tarafından kullanıldığı düşünülüyor.

Tarihi kayıtlar, Anda'daki Birim 731 tesisinde mahkumların ölümcül hastalıklarla enfekte edildiği ve yeni biyolojik silahların denendiği testlerin yapıldığını ortaya koyuyor.

Sığınak şeklinde inşa edilen yeraltı tesislerinin bulaşıcı virüslerin yayılmasını engelleyecek şekilde tasarlandığı biliniyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Çin'in önde gelen bilimsel arkeoloji dergilerinden Northern Cultural Relics'te yayımlanan araştırmada, yeraltı tesisinin keşfinin işlenen savaş suçlarına ilişkin yeni kanıtları da gün yüzüne çıkarabileceği belirtildi.

Henüz yeraltındaki sığınaklara girmeye arkeologların, konuyla ilgili araştırmalarına 2019'da başladığı ve süreç boyunca jeofiziksel araştırma, sondaj ve kazı gibi farklı teknikleri kullandıkları belirtildi.

Yapıların derinliği analiz edildi

Yeraltı tesisinde farklı amaçlar ve işlevler doğrultusunda kullanılan birbirine bağlı tüneller ve odalar olduğunu belirleyen araştırmacılar, aynı zaman tesisin işlevini anlayabilmek için yapıların derinliğini de analiz etti. 

Bir grup yapının yerin 1,5 metre altında olduğunu belirleyen araştırmacılar, U şeklindeki 33 metre uzunlukta 20,6 metre genişlikte bir yapının doğudan batıya doğru uzandığını ve her iki tarafından da birer oda olduğunu tespit etti.

Yapı grubunun kuzeydoğu köşesinde 5 metreye 3,8 metre boyutunda bir oda bulunduğu, ayrıca grubun güneydoğu köşesindeyse 3 metre yarıçapta daire şeklinde bir oda bulunduğu anlaşıldı.

Arkeologlar yapı grubununun bu bölümünde insan deneklerin gözlemlendiğini ve enfekte edilen bu kişilere bazı tahlillerin yapıldığı sonucuna vardı.

Anda'daki deney alanı

Tarihi kayıtlara göre 1941'de inşa edilen Anda özel deney alanı, Bakteriyojikal Savaş Departmanı tarafından yönetiliyordu ve Birim 731'in en büyük deney alanıydı.

Ağır silahlarla korunan bölge ayrıca dikenli tellerle çevriliydi ve tesisin yer üstünde kalan kısmında pist, ambar, kışla ve kuyu gibi yapılar bulunuyordu.

Çinli arkeologların son çalışmasına göre gizliliği korumak ve hava saldırılarından korunmak için yeraltına inşa edilen tesisteyse laboratuvarlar, gözlem ve tahlil odalarıyla hücrelerin yanı sıra bazıları tünellerle birbirine bağlanan yemek salonları, yatakhaneler ve banyolar bulunuyordu.

Anda'daki tesis Birim 731 tarafından Ağustos 1945'te deneylerin kanıtlarını gizlemek için yok edilmişti. Yer üstündeki tesiste yer alan pist dışındaki neredeyse bütün yapılan Japonya ordusu tarafından imha edilmişti.

Birim 731'in eski komutanı Sakaki Hayao, 1956'da Şenyang'da kurulan özel askeri mahkemede verdiği ifadede Japonya teslim olmadan sadece birkaç ay önce Anda'da yapılan "aşırı vahşi" deneyleri anlatmıştı.

Hayao, tesiste bakteriyle dolu bombalar aracılığıyla şarbona maruz bırakılan ve ağaçtan direklere bağlanan insanlar gördüğünü belirtmiş ve gördüklerini "çok vahşi" olarak tanımlamıştı.

ABD dokunulmazlık tanımıştı

II. Dünya Savaşı'nın sonunda Japonya'nın teslim olmasının ardından Amerika Birleşik Devletleri Birim 731'deki araştırmacılara dokunulmazlık vermiş ve bebekler üzerinde bile deneyler yapan birimin çalışmaları hakkında bilgi sahibi olmadıklarını öne sürmüştü.

Birim 731'in yaptığı deneyler sonucunda, hıyarcıklı veba, şarbon, kolera ve tifo gibi hastalıkları silaha dönüştürme yolları geliştirdikleri anlaşılmıştı.

1990'larda ABD yönetiminin Birim 731'in çalışmalarından haberdar olduğu ve dokunulmazlık karşılığında deneylerden elde edilen bilgileri Maryland'daki Fort Detrick üssünde yürütülen biyolojik savaş çalışmalarında kullandığı ortaya çıkmış, bu durum dünya kamuoyunda geniş tepki yaratmıştı.

Japonya hükümeti 2018'de Birim 731 için çalışan 3 bin 607 kişinin isimlerini açıklamıştı.

Yeraltı tesisiyle ilgili bilgilerinin henüz başlangı seviyesinde olduğunu belirten araştırmacılar, tesisin tamamen ortaya çıkarılmasının ardından Birim 731'in yaptığı insan deneyleriyle ilgili daha fazla detaya ulaşılabileceğini düşünüyor.
 

Independent Türkçe, SCMP, Guardian

DAHA FAZLA HABER OKU