Barınma sorununa yangın korkusu eklendi… Uzmanlar iç içe kurulan çadırlar için uyardı: Acilen önlem alınmalı

Sarsıntılar, barınma, giyim, soğuk hava ve yangılar… Aksilikler afetzedelerin peşini bırakmıyor. Soğuktan korunmak için kullanılan ısıtıcı ve soba kaynaklı çadır yangını yaşandı. Başka canların yanmaması için gerekli tedbirlerin alınması istendi

6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin üzerinden 23 gün geçti. Depremin açtığı yaraları sarma faaliyetleri devam ediyor.

Bir yandan enkaz kaldırma çalışmaları sürerken diğer yandan da barınma ihtiyacı için çadır kentler kuruluyor. 

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

AFAD'ın paylaştığı son verilere göre 11 ilde 332 noktada çadır kent alanları oluşturuldu.

Bireysel taleplerle birlikte şimdiye kadar 356 bin çadır kurulumu tamamlandı.

Ancak hala çadır talebi olduğu ifade ediliyor. Diğer bir deyişle deprem bölgesinde barınma sorunu devam ediyor.

Bir diğer sorun da çadır kentlerde olabilecek yangınlar.

İlk yangın vakası yaşandı

Nitekim dün Kahramanmaraş'ın Dulkadiroğlu ilçesinin Yenişehir Mahallesi'nde bulunan çadır kentte sabaha doğru yangın çıktı.

Çıkan yangında birçok çadır yanarken, 3 kişi de hafif şekilde yaralandı. Yangının elektrikli ısıtıcıdan çıktığı belirtildi.

 

çadır
Uzmanlar çadırların belli aralıklarla yapılması uyarısında bulunuyor / Fotoğraf: AA

 

Peki plansız kurulan çadır kentlerde yangın felaketlerinin yaşanmaması için neler yapılmalı?

Uzmanlar, muhtemel bir yangın tehlikesine karşı yapılması gerekenleri Independent Türkçe'ye değerlendirdi.

"Yangın riski olan çadır kentte şimdiden önlem almak gerekir"

Arama Kurtarma (AKUT) Vakfı Başkanı Nasuh Mahruki, daha şimdiden çadır yangınlarına dikkati çekmek gerektiği görüşünde.

Bazı yerlerde çadır kentlerin birbirine biraz yakın kurmak zorunda kalındığı için yangın riskinin önemli bir problem haline dönüşebildiğini kaydeden Mahruki, "Şu an İstanbul ve pek çok büyükşehrin itfaiyesi bölgede ve olası bir yangında hızlı müdahale için orada bulunuyor. Çadır kentlerde her zaman yangın riskleri var. Bunu düşünmek ve ona göre önlem almak gerekir" uyarısında bulundu.

 

Nasuh Mahruki
Nasuh Mahruki / Fotoğraf: Twitter

 

"Çadır kolay yanan bir madde, dikkatli olunmalı"

Çadır kurulumunda yeterli mesafenin olması, kullanılan elektrikli cihazların kablo ve bağlantılarının kontrol edilmesi ve bunların sudan uzak tutulmasının riskin azaltılabileceğine işaret eden Mahruki, şunları kaydetti:

Sonuçta insanlar çadırlarda oturmaya ve malzemelerini kullanmaya pek alışkın değil. Dolayısıyla böyle bir sürecin içerisinde yaşamak durumunda kaldıklarında çocuk ve yaşlılar için bu tür riskler elbette artıyor. Bu risklere karşılık itfaiye ekiplerini hazır tutmak, önlem almak ve çadır kentte yaşamak durumunda kalan vatandaşlarımızı bilgilendirmek gibi koruyucu tedbirler almakta çok büyük fayda var. Çadır kumaş olduğu için çok kolay yanan bir malzemedir. Bu yüzden dikkat etmek lazım." 

"Mutlaka AFAD kontrolünde kurulmalı"

Sivil Savunma Derneği Başkanı Şemsettin Taşkaya da afet öncesi ve sonrası yaptıkları yardım ve eğitim gibi tüm çalışmaları AFAD çatışı altında yaptıklarını söyledi.

Çadırların mutlaka AFAD kontrolünde kurulması gerektiği uyarısında bulunan Taşkaya, "Çünkü AFAD kontrolünde kurulan çadır kentlerde bu zamana kadar bir sıkıntı olmadı. İnsanlarımız gelişi güzel çadır kent kurmamalı" ifadelerini kullandı. 

 

Şemsettin Taşkaya
Şemsettin Taşkaya / Fotoğraf: Twitter

 

Taşkaya'ya göre kurulan çadırlarda mutlaka mesafe, ısıtıcı ve sobalar için de belli bir standart olmalı. 

"Kullanılan ısıtıcılar devrildiğinde sönen türden olmalı"

Devletin belirlediği alanlarda çadır ve konteynır kent yaptığını ve bunun altyapısını da oluşturduğu hatırlatan Taşkaya, "Standartlara uymak gerekir aksi taktirde sıkıntılar olur" dedi ve ekledi:

Kablo çekilir, ısıtıcı ve soba verilir. Sobaların yönü ve yakma tekniği anlatılır ve yangın tüpleri hazır bulundurulur. Örneğin kullanılan ısıtıcılar devrildiğinde sönen türden olmalı. İnsanlarımız oraya her yerden yardım gönderiyor ama AFAD ve Kızılay ile birlikte yapılmayan yardımlarda bu standartlar uygulanamayabilir. Bu tür kazaların önüne geçmek AFAD ve Kızılay ile koordineli yardım ulaştırmak en doğrusudur."

"Riski azaltmak için öncelikle kullanıcılar bilgilendirilmeli"

Tüm İtfaiyeciler Birliği Derneği İstanbul Şube Başkanı Ramiz Sümbül ise afet ve acil durumlarda belli risklerin her zaman olduğunu anımsattı.

 

Ramiz Sümbül
Ramiz Sümbül / Fotoğraf: Twitter

 

Yangın çıkma ihtimalinin en büyük beklenti ve risklerden biri olduğuna dikkati çeken Sümbül, "Riskleri azaltmak için öncelikle kullanıcılar bilgilendirilmeli. Öncelikli olarak portatif yangın söndürücüleri, profesyonel yangın söndürme araç ve gereçleri ile vatandaşın bilgilendirilmesi çok önemlidir. Tehlikeyi en aza indirmek için öncelikle yapılması gerekenlerin başında yer alır" değerlendirmesinde bulundu. 

Daha önce yaşanan afetlere kurulan çadır kentlerde meydana gelen yangılarda hayatlarını kaybeden insanlar olmuştu. 

Bu durumun tekrar yaşanmaması için acil önlemler alınarak, afetzedelerin olası yangınlardan korunması gerektiği ifade ediliyor. 

 

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU