Ahlam Albashir'in yeni ifadeleri: Patlayıcıları Türkiye'ye taşıdım, bombanın düğmesine ben bastım

Ahlam Albashir ifadesinde, patlayıcıları özel hazırlanmış sutyen ve korse ile Türkiye'ye soktuğunu ve saldırı günü bombanın düğmesine kendisinin bastığını söyledi

Fotoğraf: AA

İstanbul Taksim’de 13 Kasım'da 6 kişinin hayatını kaybettiği, 81 kişinin yaralandığı saldırıyla ilgili yeni detaylar ortaya çıktı.

Habertürk muhabiri Mustafa Şekeroğlu’nun haberine göre, bombalı saldırıyı gerçekleştiren Ahlam Albashir'in ifadesinde bombanın nasıl patlatıldığına ilişkin yeni bilgiler elde edildi.

Albashir, polis sorgusunda gelen telefon talimatıyla olay noktasından ayrılmadan önce, çantadaki düzenekte bir düğmeye bastığını iddia etti. Bombanın uzaktan mı yoksa Albashir’in iddia ettiği gibi düğmeye bastıktan sonra zaman ayarlı mı patlatıldığı, incelemenin ardından ortaya çıkacak Kriminal rapordan sonra kesinlik kazanacak.

Saldırı ile ilgili aldığı talimatları anlattı

Albashir, polis ve savcılık ifadelerinde de terör örgütü ile bağlantılarını ve patlayıcıyı nasıl Türkiye’ye getirdiklerini detayları ile anlattı. 

İfadesine göre, örgütün Münbiç’teki sorumlularından ‘Hacı’ kod adlı bir örgüt üyesinden talimat aldı.

Verilecek bir görev için Türkiye’ye gönderileceğini belirten Albashir, ‘Hacı’ kod adlı kişinin talimatlarını şöyle anlattı: 

Önce ‘İdlib’de bulunan birisinin yanına gidip onun eşi olarak görüneceksin’ dedi. Bana bir miktar para ve cep telefonu verdi, bana vermiş olduğu telefonu alarak içerisine kendisinin Suriye’de kullandığı numarasını kaydetti. Bu telefonda iki Amerikan numarası üzerinden WhatsApp programları kuruluydu. Hacı bana ‘Seninle görüşmeden önce üç nokta (...) şeklinde mesaj atacağım, bil ki sonra arayan benim’ dedi. Bu şekilde şifre belirledi....

İdlib’deki evde 5 gün kaldık. Bilal bir süre sonra dışarı çıktı. Sanırım üçüncü günüydü. Bilal elinde bir poşet ile eve geldi. Evde bulunduğumuzun dördüncü gününde poşeti gece vakitlerinde bana gösterdi, bu sırada Hacı, Bilal ile WhatsApp üzerinden görüntülü konuştu. Bilal de gelen malzemeyi çıkartarak Hacı’ya gösterdi. Ben Bilal’e ‘Bu malzemeler ne’ diye sordum. Bilal bana ‘Türkiye’ye geçerken bunları sen taşıyacaksın’ dedi. Poşette; iki parça halinde üçe bölünmüş olan 30-15 santimetre büyüklüğünde, 5 santimetre kalınlığında şeffaf poşetlere sarılı vaziyette beyaz renkli yumuşak un gibi kuru maddeler bulunmaktaydı.

"Sutyen ve korse ile taşıdım"

Bu maddeleri taşımak için özel hazırlanmış sutyen ve korseleri olduğunu söyleyen Albashir şunları söyledi:

Bu korse özel yapılmış iki korsenin birbirine dikilmiş halinden oluşuyordu, iki korse arasına malzeme koymak için özel bölme vardı. Beşinci günde Bilal sabah saat 10-11 gibi beni uyandırdı. Sutyen ve korseyi giymemi istedi. Patlayıcıları korsenin ceplerine yerleştirdi. Kırmızı renkli sutyeni de taktıktan sonra üzerine normal kıyafetlerimi giydim. Bu malzemeler yaklaşık 1-2 kilogram ağırlığındaydı.

Kaçak yollarla önce Hatay’a oradan da İstanbul'a geldiklerini anlatan Albahshir, İstanbul Esenler’de Ferhat isimli kişinin evine yerleştiklerini söyledi. Sutyen ve korsedeki iki parça malzemeyi çıkartarak Bilal’e verdiğini ve Bilal’in de bunu siyah sırt çantasına koyduğunu söyledi. Türkiye’de çevreye karşı 5 ay karı koca rolü oynadıklarını belirten Albashir, ‘Hacı’ kod adlı kişinin talimatı ile Bilal’in istediği çivileri aldığını söyledi. 

Albashir “Bilal’in bana verdiği 100 TL ile nalburdan istediklerini aldım. Bilal malzemeleri yere serdi sonra Hacı kod adlı kişiyi telefonla görüntülü aradı. Bilal yere serdiği banta, getirdiğim çivileri yapıştırdı. Bu işlemler olurken Hacı kameradan işlemi izliyordu. Hazırladığı patlayıcıları şeker kabına doldurdu. Daha önce hazırladığı çivili bantları şeker kabının üzerine sardı. Kabloları kavanoza yerleştirdi. Bu işlem 2.5 saat kadar sürdü" dedi.

"Önce şifre geldi sonra çantayı bırak ayrıl denildi"

Albashir, 3 kez Taksim’e keşif için gittiklerini söylerken olay gününü şöyle anlattı: 

Bilal bana ‘Hazırlan Taksim’e gideceğiz’ dedi ve taksiciyi çağırmamı istedi, Saat 14.00 gibi Taksim’e doğru gitmek için atölyeden çıktık, korsan taksiye bindik. Ben ön tarafta oturdum, Bilal çanta ile birlikte arka koltukta oturdu. Yoldayken Bilal sigara çıkarma bahanesiyle çantayı kurcalıyordu. Taksim’de sigara içtim. Selfie çektim. Aradan tahmini yarım saat geçtikten sonra telefonuma, Hacı önce üç nokta gönderdi. Sonra oturduğum yerin sağ arka çaprazımdan zoomlanarak çekilmiş çok kısa bir video gönderdi. Hacı beni aradı ve ‘Çantayı bankta bırak, hemen oradan ayrıl’ dedi. Oradan meydana yürüdüm, O anda patlama oldu, yere düştüm, kalkıp koşmaya başladım.

 

Habertürk

DAHA FAZLA HABER OKU