ILO Türkiye Direktörü Özcan: Türkiye'de çalışan 1 milyon Suriyeli var, kayıtdışılık yüzde 90

Göçmen işçilerdeki kayıt dışılığın yerli işçinin de aleyhine olduğunun altını çizen Özcan, "Türkiye bu sorunu artık çözmeli" dedi

ILO Türkiye Direktörü Numan Özcan, çocuk işçiliğindeki azalmanın durduğunu beleterek "Salgın nedeniyle çocuk işçinin 9 milyon daha artacağını tahmin ediyorız" dedi / Fotoğraf: AA

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Direktörü Numan Özcan, ILO'nun çalışma dünyasına işçi, işveren ve hükümet perspektifiyle, küresel düzeyde baktığının altını çizerek, Türkiye'nin çalışma yaşamını derinden etkileyecek dönüşümlere, üçlü istişare mekanizmalarını harekete geçirerek hazırlık yapması gerektiğini söyledi. Göçmen işçilerdeki kayıt dışılığın boyutuna dikkat çeken Özcan, uzun süredir toplanmayan Ekonomik Sosyal Konsey'in önemli görevler üstlenebileceğini belirtti.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Numan Özcan, DÜNYA Gazetesi Ankara Temsilcisi Maruf Buzcugil ve çalışma hayatı muhabiri Mehmet Kaya'nın sorularını yanıtladı.

"Gelişmiş ülkeler aşı olacak insan, gelişmemişler ise insanına aşı bulamıyor"

Salgın sürecindeki gelişmeleri değerlendiren ILO Direktörü Numan Özcan, salgının olumsuz etkilerinden kurtulmak için eşitsizliklerin ortadan kaldırılması gerektiğini söylüyor.

"Zengin ülkeler, ekonomilerine para pompalayarak hızlı bir çıkış noktasına geldiler ancak fakir ülkelerin bulabildikleri destekler, yaptıkları harcama ve ödemeler çok sınırlı kaldı. Ciddi bir ayrışma var" diyen Özcan ekledi:

Aşı konusunda da aynı şey geçerli. Gelişmiş ülkelerde insanlara "lütfen aşı olun" derken, diğer ülkeler aşı bulamıyorlar. Bu durum aynı zamanda insani bir sıkıntı ayrıca ekonomik yansımaları da çok fazla. Bu da önemli konulardan bir tanesi

"Türkiye'den salgından çıkış planı bekliyoruz"

Pandemi ile birlikte daha da artan "esnek çalışma" modeli için, ILO deklarasyonunda  "güvenceli esneklik" önerisi  ve bunun nasıl olabileceğinin tanımlandığını söyleyen Özcan, salgından çıkış sürecine yönelik üye ülkelere mektuplar gönderilerek"Üçlü diyalog ile o ülke krizden nasıl çıkacak tartışılsın, sonuçlar gelecek yıl Haziran'daki konferansta bir araya getirilip konsolide bir belge ortaya çıkarılsın" denildiğini belirterek, "Biz de Türkiye'de bu toplantının yapılmasını istiyoruz. Türkiye'nin de kendi perspektifinden bir çalışma ortaya koyması gerekiyor. Geldiğimiz noktada Türkiye, büyüme oranları vs. ile olumlu ayrıştı. Bu kapsamda Türkiye'nin de salgından "şu şekilde çıkacağım" demesi ve bunu da insanı merkeze alan bir stratejiyle ortaya koymasını da arzu ediyoruz" diye konuştu.

"Göçmen işçinin kayıtlı çalışması, yerli işçinin de sorununu çözer"

Göçmen İşçiler Sözleşmesinin işçilerin kendi ülkeleri dışında bulundukları ülkelerde de korunmalarını kapsadığını ifade eden Numan Özcan, "Şu anda gördüğümüz; maalesef büyük bir kısmı hala kayıt dışı çalışıyor. Kayıt dışılığın pek çok boyutta sıkıntı yarattığını biliyoruz. İş kuran Suriyeli esnaf kayıt dışıysa, yerli esnaftan ciddi tepkiler yükseldiğini görüyoruz" diyor.

ozcan4.jpg
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Direktörü Numan Özcan / Fotoğraf: ilo.org

 

Kayıt dışı çalışanın iş kanunun getirdiği hiçbir korumadan yararlanamadığını ve sosyal güvence olmadığını, kriz anlarında ilk işini kaybedenlerin de kayıt dışı çalışanlar olduğunu ve hiçbir destekten de yararlanamadıklarını belirten ILO Türkiye Direktörü, "Dolayısıyla artık Türkiye'de bu işin çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çalışan herkesin kayıtlı çalışması gerekli. Türk işçilerin dezavantajlı olmaması için aslında herkesin kayıtlı olarak çalışması lazım. Öbür türlü işgücü piyasasının dengeleri olumsuz şekilde etkileniyor. Bazı durumlarda da kayıtlı olduğu şehirden başka bir ilde iş bulanlar gibi, kayıtlı çalışmak istemeyebiliyor. Bu tür sorunların da çözümü gerekli" diye konuştu.

"İstihdamda 1 milyona yakın Suriyeli var, tahmini yüzde 90'ı kayıt dışı"

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Direktörü Numan Özcan, Türkiye'deki Suriyeliler ile ilgili yaptıkları çalışmanın sonucunu şöyle aktarıyor.

Suriyeli istihdamı 2018'de 1.2 milyonla ile en üst düzeye çıkmış. Ondan sonra ekonominin yavaşlaması ve istihdam kaybıyla 2020 itibariyle 1 milyona yakın görünüyor. İşgücüne katılım oranı bakımından erkek Suriyeliler, Türklerle neredeyse aynı oranlara sahip. Kadınlarda çok düşük. Suriyeli kadınlarda, Türk kadınlara göre belki de yarı yarıya. Ekonomik sektörler olarak ilk başta hazır giyimde çok vardı ama şimdi giderek daha çok ticarete kaydığını görüyoruz. Ticaret, hizmetler ve konaklama gibi sektörlerin ağırlığı artıyor. Çalışma saatleri bakımından aslında ciddi bir şekilde fazla çalışma söz konusu Suriyeliler arasında. 2019'da yüzde 65'i normal çalışma saati olan 45 saatin üzerinde çalışıyor. Kaç Suriyeli'ye çalışma izni verildi, kaçı çalışıyor dediğiniz zaman çok ciddi bir kayıt dışılık çıkıyor. Mevcuttaki Suriyeli istihdamını tam bilemiyoruz ama yüzde 90'ların üzerinde olduğunu söyleyebilirim

"Yeni çalışma biçimleri büyük oranda güvencesiz"

"Esnek çalışma modelleri gençler için çıkış olabilir mi?" sorusunu yanıtlayan Özcan, şöyle konuştu:

Küresel olarak yeni istihdam biçiminde çalışanların çok büyük oranda güvencesiz olduklarını görüyoruz. İnsanlara nasıl bir güvence sağlanabilir? Çünkü işçi-işveren ilişkisi yok. Çalışan mı, hizmet sağlayıcı mı, bu bile bilinmiyor. Son dönemlerde motokuryelerle ilgili bir çalışma yaptık, yeni bir çalışma modeli gördük. Moto-kuryeler esnaf kaydı yaptırmış, fatura kesiyor. Ancak, çalışma saatleri çok uzun, koruyucu ekipman yok, kazada kim sorumlu belirsiz... Ülkede bizim arzu ettiğimiz sosyal diyalog çerçevesinde bu işlerin konuşulup, Türkiye için en uygun model neyse bunların ortaya konulması. Türkiye'de hep vurguladığımız, sosyal diyaloğun güçlenmesi, güçlü örgütlerin olması, bu tip ekonomik-sosyal önemli konuların üçlü diyalog içinde ele alınması… Bunları hep vurguluyoruz. Burada Ekonomik Sosyal Konsey önemli bir görev üstlenebilir, anayasal altyapısı da var. Bu tip danışma süreçlerine daha çok işlerlik kazandırılarak, ekonomik-sosyal kararlar alınırsa Türkiye'nin daha iyi atılımlar yapabileceğini öngörüyoruz

"Çocuk işçiliğindeki azalma durdu"

Türkiye'de çocuk işçiliğinde ciddi bir azalış olduğunu ancak mültecilerin gelmesiyle birlikte bu konudaki endişelerin de arttığını, belirten Numan Özcan, "2025 sonuna kadar çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması hedefi vardı. Maalesef 2020 itibariyle son 20 yıldır ilk kez çocuk işçiliğindeki azalışın durduğunu ve artmaya başladığını gördük. Salgın nedeniyle çocuk işçinin 9 milyon daha artacağını tahmin ediyoruz. Hedefe yaklaşmak bir yana maalesef artış yönünde küresel bir eğilim var. Dünya genelinde artan eşitsizlikler ve eğitime erişimdeki sıkıntılar nedeniyle iyi trendin tersine döndüğünü görüyoruz" dedi.

Özcan, ILO olarak çocukların çalışmak yerine okula gitmeleri için çalışmalar yaptıklarını ve bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İŞKUR ve kolluk kuvvetleriyle işbirliği yaptıklarını söyledi.

 

Dünya, Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU