Ötanaziye saatler kala yaşamak "zorunda kaldı"

Kolombiyalı Martha Sepúlveda Campo, kendisiyle aynı durumdaki kişilere emsal olacaktı

Sepúlveda'nın 22 yaşındaki oğlu, medyadaki haberler üzerine devletin geri adım attığını söylüyor (Washington Post)

51 yaşındaki kadın, daha günler önce oğluyla ve diğer sevdikleriyle şakalaşıp pazar günü kapısını çalmasını beklediği ölümü kutluyordu. Saatler sonra her şeyin sona ereceğini düşünürken ötanazi yapacak klinikten iptal haberi geldi. Martha Sepúlveda Campo, Kolombiya'da 6 aydan daha uzun süre yaşaması beklenip ötanaziyle yaşamına son verecek ilk kadın olamayacaktı. 

Çoğunluğu Katolik olsa da ötanazi konusunda "liberal" görülen Latin Amerika ülkesinde, "koşulları iyileşebilecek hastanın" yeterli kriterleri karşılamadığı belirtildi. Daha sonra Sağlık Bakanlığı da Sepúlveda'nın ötanazi olmasını sağlayacak kararın henüz tam olarak yürürlüğe girmediğini bildirdi. Ailenin bu karara itiraz edeceği tahmin ediliyor. 

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Sepúlveda, dünyada yüz binlerin yakalandığı, tedavi edilemeyen sinir hücreleri hastalığı Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) ile 2019'dan beri mücadele ediyordu. 

Semptomları birilerinin yardımı olmadan yürüyemeyecek kadar ağırlaşınca ölmek istediğine karar vermişti. Kolombiya'daki Noticias Caracol televizyon ağına verdiği röportajda "Şu anki durumda, en iyi hissedeceğim aktivite dinlenmek olur" demişti. 


1997'de ötanaziyi yasallaştıran Kolombiya, bu konuda harekete geçen ilk Latin Amerika ülkesi olmuştu. Dünyada da pek az ülkede bu hakkın kullanımına izin veriliyor. Ancak burada da 2015'e kadar yeterli düzenleme yapılmadı. O tarihten sonra da her 5 talepten ikisine izin verilerek 157 ötanazi işlemi gerçekleştirildi. 

Şimdiye kadar yalnızca ölüme yakın görülen hastalara izin verilse de 22 Temmuz'da Anayasa Mahkemesi yeni bir karar alarak, ötanazinin "hastanın ciddi ve çaresiz bir hastalık ya da bedensel yaralanma yüzünden yoğun fiziksel ve zihinsel acı çekmesi durumunda" hak olduğunu bildirmişti. 

4 gün sonra başvuruda bulunan Sepúlveda'ya 6 Ağustos'ta izin verilmişti. İptal kararından önce verdiği röportajda "izin verildiğinden beri daha sakinim. Daha çok gülüyor, daha huzurlu uyuyorum" ifadelerini kullanmıştı. Sepúlveda, 11 kardeşi ve oğlunun kararını desteklediğini, annesininse dini sebeplerle ölüm tercihini sindiremediğini de sözlerine eklemişti. 

Ülkedeki Katoliklerin çoğu da ötanazinin büyük bir günah olduğunu düşünüyor. Sepúlveda ise Katolik Kilisesi'nden kendisine yönelen eleştirilere şöyle yanıt vermişti:

Hayatın sahibinin Tanrı olduğunu biliyorum. Tanrı istemezse hiçbir şey hareket etmez. Bence Tanrı buna izin veriyor.
Onların gözünde korkak olacağım ama artık acı çekmek istemiyorum. Mücadele mi? Dinlenmek için kavga veriyorum.

Ülkede yapılan bir ankete göre halkın yüzde 72'sinden fazlası ötanaziyi bir hak olarak görüyor. 

Independent Türkçe, NBC News, Washington Post

Derleyen: Eren Umurbilir

DAHA FAZLA HABER OKU