Kent Uzlaşısı ile seçilen belediye meclis üyeleri DEM Parti'ye katılıyor

DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, İstanbul ve Mersin'de Kent Uzlaşısı kapsamında seçilen belediye meclis üyelerinin partiye katılma iradesini ortaya koyduğunu ve bu talebin kabul edildiğini duyurdu

DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Kent Uzlaşısı stratejisiyle seçilen belediye meclis üyelerinin bundan sonraki süreçte görevlerini parti çatısı altında sürdüreceğini duyurdu.

Kurul tarafından yapılan açıklamada, Kent Uzlaşısı kapsamında seçilen meclis üyeleriyle gerçekleştirilen toplantıda partiye katılma yönünde irade ortaya konulduğu, bu talebin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) tarafından değerlendirilerek uygun bulunduğu belirtildi.

Açıklamada, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde metropollerde yaşayan halkların, kent bileşenlerinin ve demokrasi güçlerinin ortak iradesi doğrultusunda Kent Uzlaşısı stratejisiyle seçimlere katılındığı hatırlatıldı. Muhalefet partilerinin önemli bir başarı elde ettiği seçimlerin ardından geçen iki buçuk yıllık süreçte yerel yönetimlere yönelik kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildiğine dikkat çekildi.

Kayyım atamaları ve siyasi geçişler

Yerel yönetimlere yönelik müdahalelerin yanı sıra partiler arası geçişler ve istifaların da yaşandığı belirtilen açıklamada, çok sayıda belediyeye kayyım atandığı, belediye başkanlarının gözaltına alınıp tutuklandığı ve bazı belediyelerin bu müdahaleler sonucunda el değiştirdiği ifade edildi.

DEM Parti, yaşanan gelişmeleri Kent Uzlaşısı kapsamında seçilen belediye meclis üyeleriyle birlikte değerlendirdiklerini ve toplantı sonucunda üyelerin partiye katılma iradesini ortaya koyduğunu bildirdi.

DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu'nun konuyla ilgili açıklaması şöyle:

31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilen ve muhalefet partilerinin tarihi bir başarı elde ettiği yerel seçimlere, metropollerde yaşayan halklarımızın, kent bileşenlerinin ve demokrasi güçlerinin ortak iradesi doğrultusunda Kent Uzlaşısı stratejisiyle katılmıştık.

Aradan geçen iki buçuk yıllık süreçte yerel yönetimlere yönelik kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildi. Çok sayıda belediyeye kayyım atandı, belediye başkanları gözaltına alındı, tutuklandı ve belediyeler bu müdahaleler sonucunda el değiştirdi. Bunun yanı sıra partiler arası geçişler ve istifalar yaşandı.

Yaşanan tüm bu gelişmeleri, Kent Uzlaşısı kapsamında seçilen belediye meclis üyelerimizle birlikte değerlendirdik. Gerçekleştirdiğimiz toplantıda; meclis üyelerimiz, partimize katılma yönündeki iradelerini ortaya koymuştur. Bu talep, Merkez Yürütme Kurulumuz tarafından değerlendirilmiş ve uygun görülmüştür.

Kent Uzlaşısı, farklı toplumsal ve siyasal kesimlerin yerel demokrasi, katılımcılık ve ortak kent yönetimi hedefleri etrafında buluştuğu değerli bir deneyimdir. Halkımız, sandıkta kentlerin birlikte, demokratik ve katılımcı bir anlayışla yönetilmesinden yana açık bir irade ortaya koymuştur. Bu iradeye duyduğumuz saygı, bugün attığımız adımda da korunacaktır. Kent Uzlaşısı çerçevesinde oluşturduğumuz ortak hukuk ve halkımızın sandıkta somutlaşan iradesi bizim için bağlayıcı olmaya devam edecektir.

Belediye meclislerindeki çalışmalarımızı, kentlerin ihtiyaçlarını, yerel demokrasiyi ve şeffaf yönetim anlayışını esas alarak sürdüreceğiz. Meclis üyelerimiz, seçildikleri günden bu yana olduğu gibi bundan sonra da kentlerin ortak sorunlarına çözüm üreten bir anlayışla görevlerini partimizin çatısı altında yerine getirecektir.

Kent Uzlaşısı temelinde kurulan ilişkileri ve karşılıklı sorumlulukları gözeterek, İstanbul ve Mersin halklarına karşı sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Sezai Temelli: Meclis üyelerimiz Kent Uzlaşısı hukukuna saygılı olacak

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, İBB davasının 102’nci gününü takip etmek üzere geldiği Silivri’de, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, kent uzlaşısı kapsamında seçilen belediye meclis üyelerinin DEM Parti gruplarıyla hareket etme kararını değerlendirdi.

Temelli, İBB Meclisi’ndeki dengelerin değişmesini istemediklerini belirterek, "Çünkü orada bir halkın iradesi söz konusu. O dengeler, o tablo İstanbul halkının tercihiyle oluştu. Dolayısıyla İstanbul halkının tercihiyle oluşmuş olan dengeler ancak yine İstanbul halkının tercihiyle değişebilir. Transferlerle, müdahalelerle olacak dengeleri kabul etmiyoruz" diye konuştu.

Kent uzlaşısının, yalnızca siyasi partilerin ittifak kurmasından ibaret olmadığını vurgulayan Temelli, şöyle konuştu:

Temel amacımız, her şeyden önce kent uzlaşısı anlayışıyla, kentlerin bu anlamda yönetilmesini sağlamak. Çünkü kent uzlaşısı sadece partilerin bir araya gelip ittifak yaptığı bir süreç değil, toplumun bir arada uzlaştığı ve ortaklaştığı bir süreçtir. Bunu başardığımız için mutluyduk ve bugüne kadar da bu konuda ısrarcı olduk. Fakat maalesef diğer partilerdeki iç meseleler, AK Parti’nin siyasi partilere müdahalesi, iktidarın muhalefete tahammülsüzlüğü gibi birçok meseleyi alt alta sıraladığımızda, artık kent uzlaşısının başlangıç koşullarını kendi grubumuzda sürdürmeyi daha uygun buluyoruz. Çünkü bugün karşı karşıya olduğumuz siyasi tablo, o gün gerçekleşmiş siyasi tablodan çok daha farklı. Dolayısıyla DEM Parti, kendi grubuyla hareket edecek ama kent uzlaşısı hukukuna olan saygısı ve o hukuka yönelik kararlılığıyla durmaya devam edecek.

"Kent uzlaşısı" davasında tutuklanan ve görevinden tedbiren uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in, cezaevinden tahliyesine rağmen hala görevine iade edilmemesine ilişkin soruyu da yanıtlayan Sezai Temelli, kayyum uygulamasının yalnızca Ahmet Özer’le sınırlı olmadığını belirterek, şöyle konuştu:

Ahmet Türk’ten başlayarak bizim 10 belediye eş başkanımız şu anda görevlerinde değil. Onların yerinde kayyumlar var. CHP’nin de bu mücadele kapsamında sayabileceğimiz belediye başkanları görevden alınmış durumda. Ortada hala kayyum anlayışının devam etmesi kabul edilebilir bir şey değil. Belediye başkanları, belediye eş başkanları bir an önce görevlerine dönmeli. Bu kayyum uygulamasına artık son verilmeli. Hem iktidarın hem yargının, halkın iradesi üzerinde vesayet yaratma, o iradeyi yok sayma ve kayyum atama anlayışından bir an önce kurtulması gerekir. Bunun yegane yolu, kayyumlara karşı halkın güçlü bir şekilde dayanışmayla demokrasi mücadelesinde buluşmasından geçiyor. Bizim amacımız budur. En başından beri, hatta 2016 yılından beri kayyumlara karşı mücadele yürütüyoruz. Kayyum, halkın iradesinin gasbedilmesidir. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.

Independent Türkçe, ANKA

DAHA FAZLA HABER OKU