The Diplomat'ın ardından peşine düşeceğiniz 5 politik gerilim

The Diplomat'ın yeni sezonunu bir çırpıda bitirip boşluğa düşenler için başkanlık koltuğundan istihbarat operasyonlarına uzanan, güvenmenin de şüphelenmenin de bedeli olduğu 5 dizi seçtik

The Diplomat'ın 15 Ekim'de yayına giren 4. sezonunda iki evlilik birbirini yok etme noktasına geliyor (Netflix)

Siyaset zaten yeterince yorucu ama akşam ekran başına geçince kendimizi bir hükümet krizinin ortasında bulmaya yine de gönüllüyüz. The Diplomat'ın 4. sezonu hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden övgü toplayınca, biz de Kate Wyler'ın ardından kimin peşine düşsek diye düşündük.

The West Wing, House of Cards, Veep, The Newsroom, Madam Secretary ve The Good Wife'ı bu kez dışarıda bıraktık. Seçtiğimiz 5 dizide siyasetin insanı nasıl değiştirdiğini izlerken bazen sevdiğimiz karakterlere bile güvenemedik.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Designated Survivor'da kendini bir anda başkanlık koltuğunda bulan bir adamın, Scandal'da başkalarının skandallarını toparlayan bir kriz uzmanının, Borgen'da ilkelerini korumaya çalışan bir başbakanın peşindeyiz. Bodyguard, göreviyle öfkesi arasında kalan bir korumayı, Homeland ise şüphelerinin peşini bırakmayan bir CIA görevlisini getiriyor karşımıza.

Hiçbirinin mesaisi eve dönünce bitmiyor; sırlar, kuşkular ve verilen tavizler sofraya da oturuyor. İş başında zor kararlar alan bu insanların kendi hayatlarında ne yapacaklarını bilememesi de bizi onlara biraz daha yaklaştırıyor. Bazen tek bir telefon konuşması ya da tutulamayacak bir söz, bütün hesapları bozuyor.

The Diplomat'tan sonra ne izleyeceğinizi düşünüyorsanız, buyurun; bu 5 dizide taraf seçmek serbest, seçtiğiniz taraftan pişman olmak da.


Designated Survivor (2016-2019)

Designated Survivor
Designated Survivor'da Tom Kirkman rolündeki Kiefer Sutherland'e Californication'la tanınan Natascha McElhone eşlik ediyor (ABC / Netflix)


Designated Survivor'da başkanlık koltuğuna oturmak, insanın başına gelebilecek en kötü şeylerden biri. Kongre binasına düzenlenen yıkıcı saldırının ardından Konut ve Kentsel Kalkınma Bakanı Tom Kirkman kendini ülkenin başında buluyor; ne göreve hazırlanacak zamanı var ne de kime güveneceğini biliyor.

David Guggenheim'ın yarattığı dizide, 24'ten tanıdığımız Kiefer Sutherland'in canlandırdığı Kirkman, emirlerini dinletmeden önce o makamda bulunmayı hak ettiğine insanları ikna etmek zorunda.

The Diplomat gibi burada da iş için verilen kararlar özel hayatı rahat bırakmıyor. Yalnız diplomatik pazarlıklardan çok, başkanlık çevresindeki güç mücadelelerini ve saldırının arkasındaki isimleri izliyoruz.

Saldırıyı kimin düzenlediğini merak ediyoruz elbette, ama Kirkman'ı izlerken başka bir soruya da takılıyoruz: Bu işte dürüst kalarak ne kadar ilerleyebilirsiniz? 

Her köşeden yeni bir tehdit çıkınca zaman zaman "Bu kadarı da fazla" diyebilirsiniz, ama Kirkman'ın doğru bildiğini yapmak uğruna neleri riske attığını görmek diziyi ayakta tutuyor.

Bir sonraki bölümü açarken artık yalnızca komployu çözmek istemiyor, Kirkman'ın hangi kararını savunup hangisine kızacağınızı da merak ediyorsunuz.

IMDb: 7,4
Nereden izlenir: Netflix


Scandal (2012–2018)

Scandal
Scandal'ın 49 yaşındaki yıldızı Kerry Washington, bu yıl psikolojik gerilim dizisi Imperfect Women'ın başrolündeydi (Netflix)


Scandal'da siyasi bir skandalı örtbas etmek işin kolay kısmı. Asıl mevzu, bir sonraki skandalın başrolünde kendinizi bulmamak.

Grey's Anatomy'nin yaratıcısı Shonda Rhimes'ın dizisinde Kerry Washington, Beyaz Saray'daki iletişim direktörlüğünden ayrılıp kendi ekibiyle başkentin güçlü isimlerini skandallardan kurtaran Olivia Pope'u canlandırıyor. 

Gelgelelim Başkan Fitzgerald Grant'le yaşadığı ilişki, Olivia'nın kendi hayatındaki krizlere aynı ustalıkla müdahale edemediğini gösteriyor. Başkan rolünde de Hayalet'in (Ghost) kötüsü olarak hatırlayabileceğiniz Tony Goldwyn var.

The Diplomat'ta olduğu gibi siyasetin özel hayata karışmasından beslenen Scandal'da diplomatik pazarlıkların yerini yasak aşklar, seçim hileleri ve suikastlar alıyor. Karakterlerin bunca suça bulaşıp yollarına devam edebilmesi bazen "Bu kadar da olmaz" dedirtiyor. Ama dizi inadına çok eğlenceli, siz daha itirazınızı bitirmeden biri yeni bir sırla çıkageliyor.

Kerry Washington, Olivia'nın her şeyi kontrol altında tutan halini de o kontrolü kaybedişini de izlemeye değer kılıyor. Scandal'ın televizyondaki önemi biraz da burada: Geniş kitlelere ulaşan bir dizinin merkezindeki siyah kadın karaktere, başarılı olduğu kadar bencil, hırslı ve hatalı olma alanı da açıyor.

Olivia'nın başkaları için bulduğu çıkış yollarını kendisi için de kullanıp kullanamayacağını merak ediyorsunuz. Ne demişler? Terzi kendi söküğünü dikemezmiş...

IMDb: 7,7
Nereden izlenir: Disney+ ve Amazon Prime Video


Borgen (2010–2022)

Borgen
Borgen'de başroldeki Sidse Babett Knudsen'e (önde) Game of Thrones'la da tanınan Danimarkalı aktör Pilou Asbæk (arkada) eşlik ediyor (DR)


Scandal'dan sonra Borgen'e geçmek, hararetli bir dedikodu masasından koalisyon görüşmesine oturmak gibi! Şaşırtıcı olansa pazarlığın sonucunu en az dedikodunun devamı kadar merak etmeniz. Danimarka'dan çıkan bu harika dizi, birkaç sandalyenin hesabını yaparken bile sizi gerebiliyor. 

Küçük bir partinin lideriyken Danimarka'nın ilk kadın başbakanı olan Birgitte Nyborg'u izliyoruz. O koltuğa oturmak zor, oturduktan sonra yapmak istediklerinizi hayata geçirmek daha da zor.

Sidse Babett Knudsen, Birgitte'in idealleriyle iktidarda kalma isteği arasındaki gidip gelmeleri öyle iyi oynuyor ki bir kararına kızdıktan birkaç dakika sonra "Başka ne yapabilirdi?" diye düşünüyorsunuz.

The Diplomat'la Borgen'ı yakınlaştıran, siyasi sorumlulukların özel hayata taşması; burada özellikle koalisyon ortaklarını bir arada tutmak, basınla uğraşmak ve bir karar alabilmek için durmadan pazarlık yapmak yoruyor insanı.

Hükümet koridorlarından haber merkezine geçtiğimizde ise aynı kararın başka bir yüzünü görüyoruz: Siyasetçinin anlatmak istediğiyle gazetecinin öğrenmek istediği her zaman örtüşmüyor.

Birgitte'nin eve dönünce dinlenebildiği de yok; evliliğinde ve çocuklarıyla ilişkisinde biriken sorunları çözmek, hükümeti bir arada tutmak kadar zorlaşabiliyor. 

Borgen'in etkisi, Birgitte'in bir zamanlar itiraz edeceği şeylere giderek alışmasını izlerken ortaya çıkıyor. Onu yargılamak kolay, ama birkaç bölüm sonra soru size de dönüyor: Onun yerinde olsanız, hangi tavizde "Buraya kadar" derdiniz?

IMDb: 8,4
Nereden izlenir: Netflix


Bodyguard (2018)

Bodyguard
Richard Madden, BBC ve Netflix ortak yapımı Bodyguard'da bir tren saldırısını önleyerek kahraman olan David Budd rolünde (BBC / Netflix)


Bodyguard, daha açılıştaki tren sahnesinde elinizdeki atıştırmalığı unutturuyor.

Line of Duty'den tanıdığımız Jed Mercurio imzalı 6 bölümlük dizide, bir intihar saldırısını önleyen eski asker David Budd'a İçişleri Bakanı Julia Montague'yü koruma görevi veriliyor. İşin tatsız tarafı, Afganistan'da görev yapmış Budd'ın bakanın savunduğu politikalara öfke duyması.

Hayatımıza Game of Thrones'la giren Richard Madden kendisine Altın Küre getiren rolünde, Budd'ın çevresini gözetirken kendi yaşadıklarını gizlemek için de ne kadar çabaladığını hissettiriyor; karakterin travma sonrası stres bozukluğu, gerilimin önemli bir parçası.

Keeley Hawes'un canlandırdığı Montague'yle aralarındaki siyasi anlaşmazlığa bir de yakınlaşma eklenince, Budd'ın görev duygusunun nerede bitip kişisel hislerinin nerede başladığını ayırmak zorlaşıyor.

Sonunda yalnızca sıradaki saldırının nereden geleceğini merak etmiyorsunuz, başkasını korumak için sürekli tetikte duran Budd'ın biraz olsun nefes alabileceği anı da bekliyorsunuz.

IMDb: 8,0
Nereden izlenir: Netflix


Homeland (2011–2020)

Homeland
Homeland'in ilk sezonunda CIA ajanı Carrie Mathison (sağda), kahraman olarak görülen Brody'nin (solda) peşine düşerken kariyerini ve akıl sağlığını riske atıyor (Showtime)


Homeland'de ülkesine kahraman olarak dönen bir askeri alkışlamadan önce yüzüne biraz daha dikkatli bakıyoruz. Alex Gansa ve Howard Gordon imzalı dizide Claire Danes'in canlandırdığı CIA görevlisi Carrie Mathison, 8 senelik esaretin ardından kurtarılan Amerikan askeri Nicholas Brody'yi (Damian Lewis) karşılayan coşkuya katılmıyor: Onun El Kaide saflarına geçtiğinden şüpheleniyor.

Carrie herkesin kaçırdığı bir ayrıntıyı mı yakalıyor, yoksa elindeki her şeyi şüphesini doğrulayacak biçimde mi okuyor? Danes, bipolar bozuklukla yaşayan Carrie'nin işindeki kararlılığını da bu ısrarın ilişkilerine verdiği zararı da görünür kılıyor. Lewis ise Brody sustuğunda bile aklından ne geçtiğini merak ettiriyor.

The Diplomat'ın diplomatik pazarlıkları, Homeland'de yerini gizli operasyonlara bırakıyor. Yalnız bu kez masada kimin ne söylediği kadar, kalabalıkta kimin elini cebine attığına da dikkat kesiliyoruz. Terörle mücadele, gözetim yetkileri ve güvenlik kurumları arasındaki hesaplaşmalar derken hikaye epey dallanıp budaklanıyor, peş peşe gelen sürprizlerin bazılarına inanmak için de diziyi biraz kayırmanız gerekiyor.

8 sezonda hikaye Carrie ve Brody'nin çok ötesine uzanıyor; ülkeye, kuruma ve insana duyulan bağlılık çatıştıkça kimin yanında duracağımıza yeniden karar vermek zorunda kalıyoruz. Bir süre sonra kimin yalan söylediğini çözmek yetmiyor, desteklediğiniz insanların gerçeğe ulaşmak için yaptıklarına daha ne kadar mazeret bulacağınızı da düşünüyorsunuz.

IMDb: 8,3
Nereden izlenir: Netflix, Disney+ ve Amazon Prime Video

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU