Adalet Bakanı Gürlek: Denizolgun’un ölümüyle ilgili ciddi şüpheli ölüm emareleri var

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Alihan Kuriş hakkında yürütülen soruşturma kapsamında eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin ilk bulguların “şüpheli ölüm” yönünde ciddi emareler içerdiğini söyledi

Fotoğraf: ANKA

Adalet Bakanı Akın Gürlek, TV100 yayınında Başak Şengül ve Buket Aydın’ın sorularını yanıtlayarak gündemdeki soruşturma ve yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Dini yapılanmaya değil, suç örgütü iddiasına yönelik soruşturma”

Gürlek, Alihan Kuriş hakkında yürütülen soruşturmanın herhangi bir dini yapılanmaya yönelik olmadığını belirtti. Soruşturmanın “kara para aklama”, “örgüt kurma ve yönetme” ve “devlet aleyhine dolandırıcılık” iddiaları kapsamında yürütüldüğünü söyleyen Gürlek, dosyada yeni itirafçı beyanları ve mağduriyet bildiren vatandaşların başvuruları bulunduğunu ifade etti.

Gürlek, soruşturmanın din kisvesi altında vatandaşların dini duygularının kullanıldığı iddiasına dayandığını savunarak, gözaltına alınan şüphelilerin henüz hakim karşısına çıkmadığını hatırlattı.

“Yurt dışına para çıkarıldığına ilişkin tespitler var”

Soruşturma kapsamında para transferlerinin ve mal varlıklarının da incelendiğini belirten Gürlek, paraların yurt dışına çıkarıldığına ilişkin tespitler bulunduğunu söyledi.

Umre organizasyonları üzerinden para transferleri yapıldığı iddiasının da araştırıldığını aktaran Gürlek, Almanya’nın Köln kentinde yapılanma oluşturulmaya çalışıldığını öne sürdü.

Gürlek, Alihan Kuriş, annesi Ayşegül Deren Kuriş ve kardeşi Hilmi Kuriş'in mal varlıklarına yönelik incelemelerde 180’den fazla taşınmaz tespit edildiğini açıkladı.

Soruşturma kapsamında Antalya’da 37 klasör belge bulunduğunu, Ümraniye’deki operasyon sırasında ise bazı evrakların imha edildiğinin tespit edildiğini belirtti.

Denizolgun’un ölümü yeniden soruşturuluyor

Gürlek, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya ilişkin de bilgi verdi.

Daha önce de ölümle ilgili şikayetlerin bulunduğunu belirten Gürlek, Denizolgun’un ölümünün doğal nedenlerle gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve dışarıdan bir müdahale bulunup bulunmadığının araştırıldığını söyledi.

Bu kapsamda fethi kabir işlemi yapılarak örnekler alındığını belirten Gürlek, dosyada tanık ve itirafçı beyanlarının da bulunduğunu aktardı.

Gürlek, “İlk gelen bulgulara göre bir şüpheli ölümün olduğu konusunda ciddi emareler var. Boğazda ekimozlar var, boğulma iddiası var, daha sonra geç haber verme, sağlık ekiplerine haber verme durumu var. Bunların hepsi araştırılıyor” dedi.

Adli Tıp Kurumu raporunun soruşturmanın seyrini değiştirebileceğini ifade eden Gürlek, raporun ardından yeni ifadelerin alınabileceğini ve soruşturmanın genişletilebileceğini kaydetti.

“Silsileye aykırı şekilde Alihan Kuriş başa geçiyor”

Gürlek, Denizolgun’un ölümünün ardından Alihan Kuriş’in cemaatin başına geçmesiyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu.

Soruşturma kapsamında “Glooper” adlı bir yazışma programı ile “Tek Kayıt” adlı bir muhasebe programının kullanıldığını belirten Gürlek, muhasebe kayıtları üzerinden sahte belge oluşturularak paraların yurt dışına çıkarılması ve daha sonra sisteme sokulması iddiasının araştırıldığını söyledi.

Eski Bakan Şahin’in kullandığı araç da soruşturma kapsamında

Gürlek, soruşturma kapsamında eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e ait olduğu belirtilen çakarlı araçla ilgili de açıklama yaptı.

Aracın Mehmet Özmen tarafından kullanıldığının tespit edildiğini söyleyen Gürlek, Şahin’in aracın yalnızca kendisi İstanbul’a geldiğinde kullanıldığı ve kiralama yoluyla verildiği yönündeki açıklamalarının dosyadaki kayıtlarla uyuşmadığını savundu.

Alparslan Kuytul soruşturması

Gürlek, Alparslan Kuytul ve çevresindeki kişilere yönelik soruşturmanın da sürdüğünü belirtti.

Soruşturmada tehdit ve şantaj yoluyla senet imzalatılması, para alınması ve kişilerin istihbarat örgütü benzeri yöntemlerle kayda alınması gibi iddiaların bulunduğunu aktaran Gürlek, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmayı derinleştirdiğini söyledi.

İmamoğlu davasına ilişkin açıklama

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davaya ilişkin de konuşan Gürlek, mahkemelerin siyasi arena olmadığını savundu.

Gürlek, dava kapsamında dinlenen bazı kişilerin savcılık aşamasındaki ifadelerini mahkemede de tekrarladığını belirterek, iddiaların yalnızca tanık ve itirafçı beyanlarına dayanmadığını; banka hareketleri, HTS kayıtları ve MASAK raporlarının da incelendiğini söyledi.

Muhsin Yazıcıoğlu dosyası

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin dosyanın Sivas’tan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini belirten Gürlek, soruşturmanın FETÖ bağlantıları yönünden de incelendiğini söyledi.

Yazıcıoğlu’nun ölümünü “cinayet” olarak nitelendiren Gürlek, dosyada “çok kuvvetli şüpheler” bulunduğunu belirtti. Soruşturmanın derinleştirilebileceğini ifade eden Gürlek, pilot ve pilotun eşiyle ilgili bağlantıların da araştırıldığını kaydetti.

12. Yargı Paketi ekimde Meclis gündeminde

Gürlek, 12. Yargı Paketi kapsamında yargılamaların hızlandırılmasına yönelik yeni düzenlemelerin ekim ayında Meclis gündemine geleceğini açıkladı.

Boşanma davalarının hızlandırılması için de yeni düzenlemeler yapılacağını belirten Gürlek, boşanma süreci ile nafaka ve velayet gibi konuların ayrıştırılmasının planlandığını söyledi.

Süresiz nafaka konusunda da yeni bir düzenleme üzerinde çalışıldığını ifade eden Gürlek, hakimlere tarafların ekonomik ve kusur durumlarını dikkate alarak nafakaya süre koyma konusunda takdir yetkisi verilmesinin planlandığını kaydetti.

Sosyal medya hesaplarına ilişkin yeni düzenleme

Sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemenin de ekim ayında Meclis gündemine gelmesinin planlandığını belirten Gürlek, sahte ve anonim hesaplar üzerinden gerçekleştirilen suçların önlenmesinin amaçlandığını söyledi.

Gürlek, sosyal medya hesaplarının kimin tarafından açıldığına ilişkin bilgilerin devlet bünyesinde tutulacağını, herhangi bir suç şüphesi veya soruşturma bulunmadığı sürece bu bilgilerin paylaşılmayacağını ifade etti.

“Terörsüz Türkiye” süreci

“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürlek, sürecin yasal çerçevesinin kabul edildiğini ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında bir kurul oluşturulduğunu söyledi.

Terör örgütünün tamamen tasfiye edildiğinin ve silah bıraktığının tespit edilmesinin ardından ilgili yasanın yürürlüğe gireceğini belirten Gürlek, Adalet Bakanlığının cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlüler ile teslim olacak kişilerin hukuki süreçlerini takip edeceğini ifade etti.

Sporda bahis ve şike soruşturması

Gürlek, sporda bahis ve şike iddialarına yönelik de özel bir çalışma yürütüldüğünü açıkladı.

İl başsavcılıkları bünyesinde özel birimlerin oluşturulduğunu belirten Gürlek, yasa dışı bahis ve teşvik primi iddialarının incelendiğini söyledi. Soruşturmalarda MASAK raporları ve HTS kayıtlarının değerlendirileceğini aktaran Gürlek, “Biz temiz futboldan yanayız, temiz spordan yanayız” dedi.

ANKA

DAHA FAZLA HABER OKU