Türkiye'nin son dönemde gelişen savunma sanayisi, Ankara-Brüksel ilişkilerinin dönüşmesini sağlayabilir.
Financial Times'ın (FT) analizinde Ukrayna savaşı, Ortadoğu'daki çatışmalar ve ABD'nin Avrupa'daki güvenlik rolünü azaltabileceği endişesinin Brüksel'i Türk savunma sanayisine yönlendirdiği yazılıyor.
Brüksel'deki NATO karargahında Türkiye'nin, ABD'den sonra ikinci sırada yer alan "vazgeçilmez bir ortak" diye nitelendiği aktarılıyor. Analize göre, Türk savunma sanayisi Avrupalı NATO üyelerinin acil ihtiyaç duyduğu insansız hava araçları (İHA) ve güdümlü füzeler gibi silahları seri üretmek için gereken ölçeğe ve uzmanlığa sahip.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Ankara'nın artan jeopolitik önemini Avrupa Birliği'yle (AB) daha yakın ilişkiler kurmak, Avrupa'nın şekillenmekte olan güvenlik düzeninde resmi bir rol üstlenmek ve hızla gelişen savunma sanayisiyle silah anlaşmaları yapmak için kullanmak istediği ifade ediliyor.
7-8 Temmuz'da düzenlenecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Ankara Zirvesi'nde Brüksel'in önceliği ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO'ya bağlılığını sürdürmesini sağlamak olacak.
Ancak perde arkasındaki önemli gündemlerden biri de Türkiye'nin ve savunma sanayisinin Avrupa güvenlik sistemine ne ölçüde entegre edileceği.
Analizde, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın ardından uygulanan ABD ambargosuyla başlayan üretimi yerlileştirme girişimlerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde devlet desteğiyle hızlandığına dikkat çekiliyor.
Erdoğan'ın damadı Selçuk Bayraktar'ın liderliğindeki Baykar'ın İtalyan savunma şirketi Leonardo'yla yaptığı anlaşmalar, Bayraktar drone'larının Ukrayna cephesindeki performansı, İspanya'ya jet eğitim uçağı HÜRJET ihracatı için 2,6 milyar euroluk anlaşma imzalanması gibi gelişmeler de anımsatılıyor.
Diğer yandan analizde, Avrupa'nın bu entegrasyon sürecinde "Türkiye'de ekonomi ve demokratik işleyişle ilgili sorunları görmezden gelebileceği " yorumu yapılıyor.
Bu meselelerin uzun vadede Türkiye'nin AB'yle yakınlaşmasını güçleştirebileceği, yabancı yatırımcıların çekincelerinin sektörün büyümesini sınırlayabileceği belirtiliyor. Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan Batılı bir diplomat şunları söylüyor:
Türkiye'nin içerideki ekonomik ve siyasi kırılganlığı, ülkenin jeostratejik önemini ne zaman ve nasıl sınırlandırıp zayıflatacak? Nihayetinde önemli olan soru budur.
İstanbul merkezli düşünce kuruluşu IstanPol'un eş direktörlerinden Seren Selvin Korkmaz ise Avrupa'nın, güvenlik sanayisinden faydalanmak isterken siyasi olarak Türkiye'ye henüz bir şey sunmadığına dikkat çekiyor:
Avrupa'nın Türkiye'den ne istediği belli değil ve bu bir sorun. İlişki devam etmesi gerektiği için devam ediyor ancak bunu destekleyecek siyasi altyapı olmadığından ilerlemiyor. Bu altyapı olmadan Türkiye daha önemli hale gelebilir ancak paradoksal bir şekilde stratejik tartışmalarda daha az söz sahibi olabilir.
Independent Türkçe, Financial Times, AA