ABD'yle İran yeni bir nükleer anlaşma için müzakere yürütürken, Washington'ın en önemli kozlarından biri olan ekonomik yaptırımların etkisi Çin'in yuan temelli ödeme altyapısı nedeniyle giderek zayıflıyor.
Wall Street Journal'ın analizinde, Çin'in dolar merkezli finans sistemine alternatif olarak geliştirdiği altyapıyla Rusya ve İran'ın, Beyaz Saray'ın yaptırımlarının etkisini önemli ölçüde hafiflettiği yazılıyor.
ABD'nin petrol ihracatını engelleme çabalarına rağmen İran'ın 2024'te petrol satışlarından yaklaşık 43 milyar dolar gelir elde ettiği belirtiliyor. Bu satışların büyük bölümünün Çin'e yapıldığı ve ödemelerin ağırlıklı olarak yuan cinsinden gerçekleştirildiği ifade ediliyor.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
ABD Hazine Bakanlığı'na göre Tahran, elde ettiği gelirlerle Pekin'den otomotiv parçaları, güneş panelleri ve çeşitli sanayi ürünleri satın alabiliyor.
2022'de Ukrayna savaşının ardından Batı yaptırımları sertleşince Rusya'yla Çin arasındaki ticaretin büyük bölümü yuan ve ruble üzerinden yapılmaya başlandı.
Rus yetkililere göre bugün iki ülke arasındaki ticaretin yüzde 90'dan fazlası dolar kullanılmadan gerçekleştiriliyor. Oysa savaş öncesinde yuanın Rus ticaretindeki payı yalnızca yüzde 2 düzeyindeydi.
Pekin'in 2015'te kurduğu Sınır Ötesi Bankalararası Ödeme Sistemi (CIPS), SWIFT'e alternatif olarak çalışıyor. Belçika merkezli SWIFT ağının verilerine göre yuanın küresel ticaret finansmanındaki payı son 5 yılda üç kat artarak yüzde 6'ya ulaştı.
Çin Merkez Bankası verileri de ülkenin sınır ötesi işlemlerinin yaklaşık yarısının yuanla gerçekleştirildiğini gösteriyor. Bu oran 15 yıl önce neredeyse sıfır seviyesindeydi.
Analize göre Pekin yönetimi, kendi para biriminin doların yerini tamamen almasını istemiyor. Ancak alternatif sistemi üzerinden ABD yaptırımlarından bağımsız işleyen ticaret koridorları oluşturmayı hedefliyor.
ABD merkezli düşünce kuruluşu Atlantik Konseyi'nden Josh Lipsky, yuan temelli sistemlerin "ABD yaptırımlarını aşmayı kolaylaştırdığını ve Amerikan istihbaratının para hareketlerini takip etmesini zorlaştırdığını" söylüyor.
Çin'in aynı zamanda olası bir Tayvan krizi durumunda kendisini Batı yaptırımlarına karşı koruyacak bir finansal altyapı kurmaya çalıştığı da savunuluyor.
Çin lideri Şi Cinping çeşitli projelerle ülkesini sadece bir üretim devi değil, aynı zamanda bir finansal güç merkezine dönüştürmeyi hedefliyor. Çin Komünist Partisi'nin martta yayımladığı Hükümet Çalışma Raporu'nda, 2026'da ülke ekonomisinin yüzde 4,5 ila 5 büyümesinin öngörüldüğü bilgisi paylaşılmıştı.
Ayrıca ülkenin özellikle hizmet sektöründe pazar erişimini genişleteceği, telekomünikasyon, biyoteknoloji ve yabancı sermayeli hastanelerle ilgili açılımlar yapacağı bildirilmişti.
Independent Türkçe, Wall Street Journal, Global Times
Derleyen: Yasin Sofuoğlu