ABD'nin, eski Küba lideri Raul Castro hakkında iddianame hazırlama planları Havana ve Washington arasındaki gerginliği iyice tırmandırabilir.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, Hindistan'daki BRICS toplantısında cuma günü yaptığı açıklamada, "ABD'nin ambargosuna, yaptırımlarına ve güç kullanma tehditlerine rağmen Küba, sosyalist kalkınma yolunda egemenlik ilkesini sürdürmektedir" dedi.
ABD ordusu, Venezuela'ya 3 Ocak'ta baskın düzenleyerek ülkenin lideri Nicolas Maduro'yu kaçırmıştı. Başkan Donald Trump, bunun ardından Küba'ya tam petrol ambargosu uygulayıp ada ülkesini işgalle tehdit etmeye başladı.
Reuters'ın analizinde, ülkenin devrimci simgelerinden 94 yaşındaki Raul Castro hakkında iddianame hazırlanmasının, ABD-Küba müzakerelerinin sonlanmasına, diplomatik krizin daha da derinleşmesine yol açabileceği belirtiliyor.
Ajansın görüştüğü Kübalılar da Castro'ya yönelik herhangi bir hamlenin kabul edilemez olduğunu söylüyor.
59 yaşındaki Havanalı öğretmen Sonia Torres, Raul Castro'nun yargılanmasının Küba'nın onuruna hakaret olacağını belirtiyor:
Kübalılar her zaman gelişmeyi sürdürmelidir. Raul'u yargılamaya kalkışırlarsa, gerekirse sopalar ve taşlarla Küba'yı savunuruz.
ABD-Küba ilişkileri üzerine çalışmalar yapan araştırmacı Peter Kornbluh, Castro'ya yönelik bir iddianamenin iki ülke açısından dönüm noktası olacağını belirtiyor.
Ayrıca iddianameyle Raul Castro'yu yakalamak veya ona suikast düzenlemek amacıyla yapılacak herhangi bir askeri operasyona "yasal bir bahane yaratılacağını" vurguluyor.
Trump yönetimi, Nicolas Maduro'yu da devlet destekli uyuşturucu ve terör örgütü ağı işletmekle suçlamıştı.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Amerikan medyasındaki haberlerde Washington'ın, Castro'yu 1996'daki uçak düşürme olayıyla bağlantılı yargılamayı düşündüğü öne sürülmüştü.
Olayda, komünist Havana yönetimine muhalif kişilerin Florida'da kurduğu "Brothers to the Rescue" adlı sivil toplum kuruluşuna ait iki uçak Küba ordusuna ait jetler tarafından ada yakınlarında düşürülmüştü.
Dönemin Küba lideri Fidel Castro, saldırının hava sahasını korumak için düzenlenen meşru bir operasyon olduğunu savunmuş, o zamanlar savunma bakanı olan kardeşi Raul Castro'nun uçakların düşürülmesi için özel bir emir vermediğini iddia etmişti.
Diğer yandan CIA Direktörü John Ratcliffe liderliğindeki ABD heyeti 14 Mayıs'ta Havana'da Kübalı yetkililerle bir araya gelmişti.
Ratcliffe, Trump'ın Küba'nın komünist rejiminde "köklü değişikliklere" gidilmesini istediğini iletmişti.
Küba Komünist Partisi'nin yayın organı Granma'nın haberinde, görüşmenin ABD'nin talebiyle yapıldığı ve "iki ülke arasındaki siyasi diyaloğu ilerletme amacı taşıdığı" bildiriliyor. Toplantıda "Küba'nın terör veya aşırılık yanlısı örgütlere ev sahipliği yapmadığının, bunları desteklemediği, finanse etmediği ve faaliyetlerine izin vermediğinin tekrar ortaya konduğu" belirtiliyor.
Independent Türkçe, Reuters, Granma, Foreign Policy
Derleyen: Yasin Sofuoğlu