ABD istihbaratına göre Haziran 2025'te düzenlenen ABD-İsrail saldırılarından bu yana İran'ın nükleer programı sadece sınırlı hasar gördü.
Adlarının paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan yetkililer, İran'ın nükleer silah üretmesi için gereken sürenin geçen yazdan bu yana değişmediğini söylüyor.
Öte yandan haziranda düzenlenen saldırıların ardından analistler, bu sürenin nükleer tesislere yönelik operasyonlar nedeniyle bir yıla kadar uzadığını söylemişti.
Amerikan ordusu, hazirandaki operasyonda İsfahan, Natanz ve Fordo'daki nükleer tesisleri sığınak delici bombalarla vurmuştu. Beyaz Saray yönetimi, İran'ın nükleer programının büyük hasar aldığını öne sürmüştü.
Washington ve Tel Aviv yönetimleri, Tahran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah üretmek istediğini iddia etse de İran, programın sivil amaçlı olduğunu vurgulayarak bunları defalarca reddetmişti.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
ABD Başkanı Donald Trump, 28 Şubat'ta İsrail'le birlikte Tahran'a karşı savaşı başlatmadan önce İran'ın kısa süre içinde ABD'yi vurabilecek nükleer silahlar geliştirebileceğini iddia etmişti.
Fakat istihbarat raporu hakkında bilgi sahibi kaynaklar, ikinci ayı geride kalan savaşın ardından bile İran'ın nükleer programına ilişkin değerlendirmelerin genel olarak değişmediğini belirtiyor.
ABD istihbarat kurumları, hazirandaki 12 günlük savaştan önce İran'ın üç ila altı ay arasında nükleer bomba üretebileceğini savunmuştu.
Yetkililere göre İran'ın nükleer programını sekteye uğratmanın temel yolu ülkedeki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu yok etmek. Savaşın başından beri ABD'nin bu stokları ele geçirmek için İran'a kara harekatı düzenleyebileceğine dair iddialar ileri sürüldü ancak Washington bu yönde henüz bir adım atmadı.
Diğer yandan uranyumun nerede depolandığı tam olarak bilinmiyor. ABD ve İsrail, stokun bir kısmının İsfahan'daki tesisin altında saklandığını düşünüyor. Nükleer malzemenin geri kalanının farklı yerlerdeki gizli yeraltı tünellerinde depolanmış olabileceği belirtiliyor.
ABD ve İran arasında 7 Nisan'da varılan ateşkesle saldırılar bir süreliğine dursa da Trump'ın, Hürmüz'de mahsur kalan gemilerin geçişinin sağlanması için "Özgürlük Projesi" girişimini duyurmasıyla çatışmalar tekrar patlak verdi.
4 Mayıs'ta başlayan girişimde bölgeden geçecek gemilere Amerikan ordusu tarafından askeri destek sağlanacağı belirtildi. Washington yönetimi, rotayı engellediği gerekçesiyle İran'a ait 6 askeri botun imha edildiğini duyurdu. Fakat İran, saldırının askeri botlara değil küçük kargo gemilerine düzenlendiğini savundu.
İran ise "ateşkesi ihlal ettiği" uyarısında bulunduğu ABD donanma gemisinin yakınında uyarı atışı yapıldığını söylemiş, ABD ordusu bunu yalanlamıştı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'nin Hürmüz'deki ablukayla "ateşkesi ihlal edip seyrüsefer ve enerji geçiş güvenliğini tehlikeye attığını" belirterek bu uygulamayı sonlandırma çağrısını yineledi.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran'dan ateşlenen füzelerin Fuceyre petrol tesislerini vurduğunu bildirirken Tahran yönetimi saldırıyı üstlenen bir açıklama yayımlamadı.
Independent Türkçe, Reuters, Times of Israel, Tesnim
Derleyen: Yasin Sofuoğlu