İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, gazete ve televizyonların Ankara Temsilcileriyle, Ankara Vilayetler Evi'nde bir araya geldi, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarına ilişkin konuşan Bakan Çiftçi, menfur saldırıların ardından meseleyi sadece bir asayiş başlığı olarak görmediklerini, okul güvenliğini bütün boyutlarıyla yeniden ele aldıklarını söyledi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla, Valiler, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları ve il milli eğitim müdürleriyle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı yaptıklarını anlatan Bakan Çiftçi, şöyle konuştu:
81 il valiliğimize uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceğiz. Öncelikle bütün okulların çevresi yeniden risk esaslı değerlendirilecek; giriş-çıkış yoğunluğu, öğrenci hareketliliği, servis güzergahları, kör noktalar ve çevresel risk alanları tek tek gözden geçirilecek. Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak. Metruk yapılar, parklar, internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergâhlarda devriye ve denetimler sıklaştırılacak. Kamera sistemleri, giriş-çıkış kontrolü, ziyaretçi usulleri ve güvenli toplanma alanları yeniden değerlendirilecek, eksikler süratle giderilecek.
"Yılda iki kez yapılan 'Okul Güvenliği' toplantıları artık her ay yapılacak"
Daha önce yılda iki kez yapılan 'Okul Güvenliği' toplantıları artık her ayın ilk haftasında düzenli yapılacak. Her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, en yakın kolluk amiri ve sosyal hizmet uzmanının yer alacağı bir 'güvenlik kurulu' oluşturulacak. Biz burada yedi basamaklı bir çerçeve üzerinde çalışıyoruz, risk ve tehdit analizlerinin yenilenmesi, fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması, erken uyarı sistemi, takip görevi, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, bakanlıklar arası eşgüdüm ve acil durum farkındalık eğitimi.
"Risk altında olduğu değerlendirilen çocuklar için daha yakın izleme ve destek süreci kurulacak"
Meseleyi sadece bina güvenliği olarak görmediklerini, akran zorbalığı, tehdit dili, dışlanma, öfke kontrolü, içine kapanma ve dijital risk işaretlerinin de yakından izleneceğini belirten Çiftçi, "Devamsızlık yapan, okul ile bağı zayıflayan ve risk altında olduğu değerlendirilen çocuklar için okul-aile-rehberlik-kamu kurumları arasında daha yakın izleme ve destek süreci kurulacak. Rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri güçlendirilecek" bilgisini verdi.
Okul çevresi güvenliğinde bekçilerin ve geçici köy korucularının devreye alınabileceğini söyleyen Çİftçi, "Okul çevresinde bekçilerin çalışma saatlerini düzenleme yetkisi artık valililere geçti. Geçici Köy korucularının okullarda istihdam edilmesi mümkün olabilir mi diye çalışma yapılıyor. Çalışmalar sonrasında okulların güvenliğinde, gece bekçileri ve güvenlik korucuları istihdam edilebilecek" dedi.
"Ruhsatsız silahla mücadele de tavizsiz sürecek"
Çiftçi, sosyal medya, dijital mecralar, şiddeti özendiren içerikler ve olumsuz rol modeller konusunda önleyici bilinçlendirme çalışmalarının yaygınlaştırılacağını anlattı.
Ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik bilinçlendirme yapılacağını ifade eden Mustafa Çiftçi, "Ruhsatsız silahla mücadele de tavizsiz sürecek. Olası olaylarda müdahale sırası, kurumlar arası koordinasyon ve ilk müdahale kapasitesi yeniden gözden geçirilecek. Her il kısa, orta ve uzun vadeli uygulama planı hazırlayacak ve tedbirleri düzenli olarak Bakanlığımıza raporlayacak" diye konuştu.
Dijital mecralar da takip altında
Okul saldırılarından sonra yalnızca olay yerindeki fiziki güvenlik boyutuna odaklanmadıklarını, dijital mecraları da aynı ciddiyetle takip ettiklerini aktaran Çiftçi, şunları kaydetti:
Çünkü gördük ki bazı hesaplar suçu övüyor, saldırganlığı özendiriyor, korku yayıyor ve toplumu provoke etmeye çalışıyor. Kolluk kuvvetlerimizin sanal devriye faaliyetleri kapsamında 2025 yılında 210 bin 234, 2026 yılı 16 Nisan itibarıyla da 86 bin 937 hesap yöneticisi ve kullanıcısı tespit edildi. Sadece bu iki okul saldırısı sonrasında saldırgan içerikli 539, provokatif içerikli 379 hesap yöneticisi veya kullanıcısı hakkında gerekli işlemler başlatıldı. Olaylarla bağlantılı 8 bin 11 URL için içerik çıkarılması ve erişim engellenmesi süreci işletildi; toplamda 8 bin 270 URL hakkında karar uygulandı. 'C31K' isimli oluşuma ait Telegram üzerinde faaliyet gösteren 259 kanal kapatıldı.
Provokatif paylaşım yapan çok sayıda sosyal medya hesabı tek tek incelendi; bunlarla ilgili adli süreçler devreye alındı. Tutuklama, adli kontrol, erişim engeli ve yakalama süreçleri de eş zamanlı yürütüldü. Ayrıca kamu düzenini bozan, suçu ve suçluyu öven, olayları manipüle eden çok sayıda hesap ve şahıs hakkında erişim engeli talebinde bulunuldu. Muhterem Cumhurbaşkanımızın da ortaya koyduğu kararlı irade doğrultusunda sanal devriye kapasitemizi artırdık. Bizim için dijital alan, hukukun dışında kalan bir alan değildir. Sokakta suça nasıl geçit vermiyorsak, sosyal medya ve dijital mecralarda suçu öven yapılara da aynı kararlılıkla müdahale ediyoruz. Sanal dünya da hukuk dışı bir alan değildir; suçu övene de toplumu provoke edene de dijital mecralarda alan bırakmayacağız.
Gülistan Doku soruşturması
Çiftçi, Tunceli'de 6 yıl önce kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin de konuştu. Çiftçi, "Gülistan Doku’nun kaybolması hepimizi derinden üzmüş, kamu vicdanında çok güçlü bir hassasiyet oluşturmuştur. Bu dosyada önceliğimiz maddi gerçekliğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasıdır. Bakanlık olarak ortaya atılan bütün iddiaların titizlikle incelenmesini esas alıyoruz" değerlendirmesini yaptı.
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'e yönelik iddilar ve delillerin karartıldığı yönündeki beyanlar nedeniyle 17 Nisan 2026 tarihli onayla iki Mülkiye Müfettişi görevlendirildiğini, aynı tarihli onayla Tuncay Sonel'in görevden uzaklaştırıldığını hatırlattı. Bakan Çiftçi, Sonel'in yine 17 Nisan 2026 tarihinde gözaltına alındığını, 21 Nisan’da çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandığını ifade etti.
Gülistan Doku cinayetiyle ilgili aranan Umut Altaş'ın, Türkiye'den 2022'de Meksika'ya gittiğinin, Meksika'dan da kaçak yollarla ABD'ye geçtiğinin tespit edildiğini hatırlatan Çiftçi, "Umut Altaş, şu an ABD içinde aranıyor" dedi.
"Hiçbir ihmal görmezden gelinmez, hiçbir süreç karanlıkta kalmaz"
Çiftçi, olayla ilgili 2020’den bugüne kadar "yetkili soruşturma yürütülmediği" iddiaları bulunduğunu hatırlatarak, "Bunları da incelemek için iki polis ve iki mülkiye müfettişi, dört müfettiş görevlendirdik" bilgisini paylaştı.
Jandarma Genel Komutanlığı'nın, mezar yerinin bulunması için teknik ve lojistik destek sağladığını, sürecin çok yönlü devam ettiğini anlatan Çiftçi, "Dün Bakan Yardımcımız Kübra Güran Hanımefendi, hem yerinde incelemeler yapmak hem de Adalet Bakanlığımızla ortak bir toplantı yapmak üzere Tunceli’deydi. Bizim yaklaşımımız nettir, hiçbir iddia karşılıksız bırakılmaz, hiçbir ihmal görmezden gelinmez, hiçbir süreç karanlıkta kalmaz. Bu dosyada tek hedefimiz vardır, somut gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkması" ifadelerini kullandı.
"2026'yı yeni nesil suç örgütleriyle mücadele yılı ilan ettik"
Bakan Çiftçi, kasten öldürme gibi insan hayatını hedef alan suçlarda temel önceliklerinin, her olayın aydınlatılması ve faillerin adalete teslim edilmesi olduğunu belirterek, "2003’ten bugüne, yani AK Parti Hükümetimiz döneminde meydana gelen kasten öldürme olaylarının yüzde 97,2’si aydınlatıldı. Özellikle faili meçhul dosyalarda son yıllarda çok ciddi bir düşüş sağladık. 2023, 2024, 2025 yıllarında ve 2026’nın ilk döneminde faili meçhul olay kaydı bulunmuyor. Bu sonuç, kriminal kapasitenin güçlenmesinin, olay yeri inceleme kabiliyetinin gelişmesinin ve emniyet-jandarma koordinasyonunun kuvvetlenmesinin somut sonucudur" diye konuştu.
Faili firar dosyalarında da mücadelelerinin kesintisiz sürdüğünü kaydeden Bakan Çiftçi, bu kapsamda, 262 kişi hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını, 94 kişi için kırmızı bülten görüşü sorulduğunu, yurt içinde ya da yurt dışına kaçmış faillerin yakalanması için ulusal ve uluslararası bütün mekanizmaları devreye aldıklarını söyledi. Çiftçi, "Hiçbir dosya sahipsiz değildir; her olay sonuna kadar takip edilir. Kasten öldürmede hiçbir dosyayı sahipsiz bırakmıyoruz; her failin peşine düşüyor, adalete teslim ediyoruz" dedi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yeni nesil suç örgütleri olarak tanımladıkları yeni sokak çetelerine ilişkin çalışmalarla ilgili de bilgi verdi. Bu "Yeni Nesil Suç Örgütleri"nin, hem asayişi bozan hem de mahalle huzurunu hedef alan, gençleri suça sürükleyen ve şehir güvenliğini tehdit eden yapılar olduğunu söyleyen Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:
Biz bu yılı açık ve net bir iradeyle 'Yeni Nesil Suç Örgütleri' ile mücadele yılı ilan ettik. Çünkü bugün ortaya çıkan yapılar, geçmişin klasik mafya yapılarından farklı özellikler taşıyor. Kendilerine çizgi film karakterlerinden ya da takma isimlerden esinlenerek adlar veriyorlar. Gösterişi, sosyal medya görünürlüğünü ve korku yaymayı bir yöntem olarak kullanıyorlar. Yaş ortalamaları düşüyor, hızlı para kazanma hevesi öne çıkıyor. Dijital platformları hem propaganda hem de suç gelirleri bakımından daha yoğun kullanıyorlar. Sabit merkezleri zayıf, örgütsel bağları daha gevşek, hareket tarzları daha öngörülemez. Bu nedenle bunlarla mücadele de klasik yöntemlerle sınırlı kalamaz. 2025 yılında 652 organize suç çetesine yönelik bin 730 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 14 bin 75 şahıs gözaltına alındı, 7 bin 659 şahıs tutuklandı, 3 bin 463 şahıs hakkında adli kontrol işlemi yapıldı.
"2026, sokak çetelerine alan bırakmadığımız yıl olacaktır"
1 Ocak–16 Nisan döneminde 274 organize suç çetesine yönelik 676 operasyon yaptık. Geçen yılın aynı döneminde bu sayı 222 çeteye yönelik 556 operasyondu. Yani hem operasyon sayımızı hem de darbe indirdiğimiz yapı sayısını artırdık. Aynı dönemde 4 bin 963 şahıs gözaltına alındı, 2 bin 219 şahıs tutuklandı, bin 129 şahıs hakkında adli kontrol kararı verildi. Operasyon yapılan suç çetelerinin; 191 KOM, 41 narkotik ve 42 siber bağlantılı organize suç örgütlerinden oluşuyor. TCK 220 kapsamında mevcut planlı dosya sayısı da 489. Sokaklarımızı, mahallelerimizi ve gençlerimizi bu yapılara teslim edemeyiz. 2026, sokak çetelerine alan bırakmadığımız yıl olacaktır; mahallelerimizin huzurunu suç örgütlerine teslim etmeyeceğiz.
Ruhsatsız silahlar
Çiftçi, ruhsatsız silah meselesinin, doğrudan kamu düzenini, vatandaşın güvenliğini ve toplumsal huzuru etkileyen bir başlık olduğunu, bu nedenle bu konuda mücadeleyi tavizsiz sürdürdüklerini belirtti. 2024'te 111 bin 131 ruhsatsız silah yakalandığını, 123 bin 739 şahıs hakkında işlem yapıldığını, geçen yıl 110 bin 470 ruhsatsız silah ele geçirildiğini ve 119 bin 469 şahıs hakkında işlem tesis edildiğini aktaran Çiftçi, bu yıl 1 Ocak–16 Nisan 2026 arasında ise 32 bin 523 silah yakalandığını, 33 bin 120 şahsa işlem yapıldığını bildirdi.
Silah türlerine göre, 14 bin 226 tabanca, 6 bin 170 kurusıkı tabanca, 11 bin 554 av tüfeği ve 573 uzun namlulu silahın ele geçirildiğini ifade eden Çiftçi, "Her silah bizim için doğrudan bir güvenlik meselesidir. Sokakta korku oluşturan, suçta kullanılma riski taşıyan hiçbir silaha müsamaha göstermiyoruz. Emniyetimiz ve jandarmamız ruhsatsız silahı kaynağında tespit etmek, ele geçirmek ve sorumluları adli mercilere teslim etmek için aralıksız çalışıyor. Ruhsatsız silaha karşı tavrımız açıktır; nerede olursa olsun bulur, ele geçirir, adaletin önüne çıkarırız" dedi.
"Belediyelere yönelik soruşturmalar siyasi değil"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, belediyelere yönelik soruşturmalarla ilgili de konuştu.
Bakanlığın belediyelere yönelik işlemlerinin, siyasi aidiyete göre değil, ihbar, şikayet, teftiş ve denetim sonuçlarına göre yürütüldüğünü söyleyen Çİftçi, 31 Mart 2024 mahalli idareler seçimlerinden 17 Nisan 2026 tarihine kadar 3 bin 309 araştırma ve inceleme yürütüldüğünü, bunların bin 535’i hakkında soruşturma izni verildiğini bildirdi. Burada mükerrer dosyalar da bulunduğunu ifade eden Çiftçi, şunları kaydetti:
Yani aynı belediye hakkında birden fazla soruşturma söz konusu olabiliyor. Dağılıma baktığımızda 677’si AK Partili belediyelerle ilgili. 371’i CHP’li, 128’i MHP’li, 18’i DEM Partili, 9’u İYİ Partili, 332’si de diğer partilere mensup belediyelerle ilgili. Bu veriye göre en fazla soruşturma izni verilen belediyeler AK Partili belediyelerdir. Yaklaşık toplamın yüzde 44’üne tekabül ediyor. Bu tablo bile tek başına 'sadece muhalefet belediyeleri hedef alınıyor' iddiasının gerçekle örtüşmediğini gösteriyor.
Mansur Yavaş dönemine ilişkin işlemler
Çiftçi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın dönemini kapsayan sürece ilişkin de bilgi verdi. Mansur Yavaş’ın görev dönemini kapsayan yaklaşık yedi yılda toplam 49 araştırma ve ön inceleme onayı verildiğini, 23 ön inceleme raporu düzenlendiğini, 32 iddia konusu değerlendirildiğini bildirdi.
Müfettiş önerileri doğrultusunda yedi konuda soruşturma izni verildiğini belirten Çiftçi, bunların ikisinin Danıştay tarafından kaldırıldığını, İkisinin halen Danıştay incelemesinde bulunduğunu, üç dosyada ise karar sonrası işlemlerin sürüdüğünü kaydetti. Bakan Çiftçi, şöyle konuştu:
25 iddiada ise Sayın Yavaş’ın imzası, onayı veya talimatı tespit edilemediği için soruşturma izni verilmedi. Ayrıca 18 konuda suç unsuruna rastlanmadı. 13 tevdi raporu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına, bir tevdi raporu Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderildi. İki tazmin raporu da belediyeye iletildi. Halen 11 araştırma ve ön inceleme süreci devam ediyor. Dolayısıyla burada yapılan işlem siyasi değil, iddia, inceleme, müfettiş raporu ve hukuk süreci temelinde yürüyen idari bir mekanizmadır. Ayrıca burada altını çizmek gerekir ki, İçişleri Bakanlığımızca verilen soruşturma izinleri nihai hüküm niteliği taşımaz. Bu kararlar, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun çerçevesinde alınan idari kararlardır ve yargı denetimine tabidir. Nitekim bu süreçlerde Danıştay incelemesi söz konusudur. Son sözü söyleyecek olan merci, bağımsız ve tarafsız yargıdır. Belediyelerle ilgili süreçlerde ölçümüz, hukuktur; aidiyet değil, iddia ve delildir.
Independent Türkçe