Modern insanların Afrika'ya yayılmasında sıtmanın önemli bir etkisi olduğu tespit edildi.
Son yıllarda yapılan çalışmalar modern insanların (Homo sapiens) tek bir noktadan değil, Afrika'nın çeşitli yerlerindeki popülasyonların etkileşimi sonucu ortaya çıktığına işaret ediyor.
Araştırmacılar sıcaklık ve nem gibi koşulların değişmesiyle insanların farklı bölgelere göç edip kaynaştığını tahmin ediyor.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Ancak bugüne kadar yapılan çalışmalar iklime odaklanırken, hastalıkların bu dağılımda nasıl bir rol oynadığı pek bilinmiyordu.
Aralarında Cambridge Üniversitesi'nden isimlerin de yer aldığı bir araştırma ekibi, bulguları hakemli Science Advances'ta dün (22 Nisan) yayımlanan çalışmada sıtmanın, Afrika'daki insan dağılımı üzerindeki etkisini ortaya koydu.
Bilim insanları ilk olarak Afrika'nın sıtma bulaştıran sivrisinek türlerinin günümüzdeki dağılım haritalarını inceledi.
Ardından iklim modellerine dayanarak 5 bin ila 74 bin yıl önce sivrisineklerin ve hastalığın Sahraaltı Afrika'da nasıl yayıldığına dair tahminler yürüttüler.
Son olarak bu haritayı da modern insanların yaşadığı bilinen yerlerle karşılaştırarak hastalıkla Homo sapiens'in nerede ve ne zaman aynı yerde buluştuğunu belirlediler.
Bulgular, modern insanların incelenen zaman aralığının büyük bir kısmında sıtma riski yüksek alanlarda yaşamadığını gösteriyor.
Araştırmaya göre insanlar bu bölgelerden kaçınıyor veya zorlukla hayatta kalmaya çalışıyordu. Bilim insanları bu nedenle sıtmanın, modern insanların Afrika'da nasıl yayıldığı üzerinde ciddi etkisi olduğunu düşünüyor.
Hastalığın etkisiyle ortaya çıkan eğilimler, zaman içinde hangi popülasyonların nerede ve ne zaman bir araya geldiğini belirleyerek insanlığın seyrini değiştirmiş olabilir.
Makalenin yazarlarından Andrea Manica "Sıtma, insan toplumlarını coğrafya genelinde parçalayarak bugün gördüğümüz nüfus yapısının oluşmasına katkıda bulundu" diyerek ekliyor:
Çalışmamız, insan topluluklarının nerede yaşamış olabileceğini belirleyen tek etkenin iklim ve fiziksel engeller olmadığını gösteriyor.
İnsan topluluklarını etkileyen bulaşıcı hastalıkların tarımın ortaya çıkmasıyla başladığı tahmin ediliyordu ancak yeni bulgular bundan binlerce yıl önceye işaret ediyor.
Bilim insanları doğrudan verilerin eksikliği nedeniyle hastalıkların tarihini istedikleri kadar detaylı inceleyemiyorlar.
Çalışmanın bir diğer yazarı Eleanor Scerri "Hastalıklar, türümüzün en erken tarih öncesi dönemlerini şekillendiren başlıca faktörler arasında nadiren değerlendiriliyor ve bu dönemlere ait eski DNA örnekleri olmadan bunu test etmek zordu" diye açıklıyor:
Araştırmamız bu durumu değiştiriyor ve insanlık tarihinin derinliklerinde hastalıkların rolünü incelemek için yeni bir çerçeve sunuyor.
Independent Türkçe, Cambridge Üniversitesi, Discover Magazine, Science Advances
Derleyen: Büşra Ağaç