Cinayet şüphesiyle derinleştirilen dosyada, genç kadının kaybolduktan 12 gün sonra sosyal medya hesaplarına girilerek bazı verilerin silindiği tespit edildi.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
5 Ocak 2020’de en son görüldükten sonra kendisinden bir daha haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybı, uzun süre intihar ihtimali üzerinden değerlendirilmiş, hatta cansız bedeni baraj gölünde aranmıştı. Ancak yıllar sonra dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte cinayet ihtimalini güçlendiren yeni delillere ulaşıldı. Soruşturma kapsamında aralarında dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu ve genç kadının erkek arkadaşının da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Yurt dışında bulunan bir şüpheli hakkında ise yakalama kararı çıkarıldı.
12 gün sonra hesaplara giriş
Jandarma Kriminal Daire ve uzman raporlarına göre, Gülistan Doku’nun kaybolmasından 12 gün sonra, 17 Ocak 2020’de kimliği belirsiz kişi ya da kişiler genç kadının sosyal medya hesaplarına giriş yaptı. Bu giriş sırasında özellikle özel mesajlar olmak üzere bazı verilerin silindiği belirlendi. Aynı gece, Gülistan Doku’ya ait SIM kart kullanılarak WhatsApp hesabına da erişim sağlandığı ve burada da benzer şekilde veri silindiği değerlendirildi. Bu durum, genç kadının iletişim kayıtlarının bilinçli şekilde ortadan kaldırıldığı şüphesini güçlendirdi. Teknik incelemelerde, söz konusu girişe ait IP adresinin belirli bir kişinin internet kullanım kayıtlarıyla örtüştüğü de tespit edildi. Bu bulgu, soruşturmada önemli bir delil olarak öne çıkıyor.
Mesajlar dikkat çekti
Dosyada yer alan bir diğer önemli unsur ise Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeynel Abakarov’un attığı mesajlar oldu. Doku kaybolduktan sonra da mesaj göndermeye devam eden Abakarov’un ifadelerinde dikkat çekici imalar yer aldı. Mesajlarda; “Seni zorla bir yerde tutuyorlar diye korkuyorum”, “Rus Konsolosluğu’ndan yardım istersen kimse karışmaz”, “Ben onlardan korkmuyorum, seni çıkarırım” gibi ifadeler yer aldı.
“Bilgi sahibi olabilir” değerlendirmesi
Ulusal Kriminal Büro raporunda, Abakarov’un ve yakın çevresinin Gülistan Doku’nun akıbetine dair bilgi sahibi olabileceği, ancak bunu savcılıkla paylaşmamış olabileceği değerlendirildi. Raporda, Abakarov’un farklı hesaplar üzerinden mesaj atmayı sürdürdüğü ve genç kadının nerede olabileceğine dair çeşitli varsayımlar dile getirdiği de belirtildi.
Kaybolduğu gün ve son izler
Gülistan Doku’nun cep telefonunun son sinyali Uzunçayır Baraj Gölü’ndeki Sarı Saltuk Viyadüğü civarında alındı. Ancak yapılan aramalarda herhangi bir bulguya ulaşılamadı. Güvenlik kamerası kayıtlarına göre, Doku’nun kaybolduğu gün valilik yakınındaki bir kafede eski erkek arkadaşıyla görüştüğü, ardından bir minibüse bindiği görüldü. Ancak minibüsten nerede indiği tespit edilemedi. Soruşturma dosyasında ayrıca, bazı kritik kamera kayıtlarının eksik ya da yetersiz olduğu bilgisi de yer aldı. Gülistan Doku dosyası, ortaya çıkan yeni teknik bulgular ve ifadeler doğrultusunda yeniden Türkiye’nin en önemli gündem başlıklarından biri haline geldi.
Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan 13 şüphelinin jandarmadaki işlemleri sürüyor
Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 şüphelinin jandarmadaki ifade işlemleri sürüyor. Soruşturma kapsamında farklı şehirlerde gözaltına alınıp Tunceli'ye getirilen, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A, Zeinal'ın annesi Cemile Y. ve üvey babası Engin Y. ile Uğurcan A, Erdoğan E, Gökhan E, Savaş G, Süleyman Ö, Celal A, Nurşen A, Ferhat Hanedan G. ve Şükrü E.'nin jandarmadaki ifade işlemleri devam ediyor.
Şüpheli Mustafa Türkay Sonel'in yakın arkadaşı olduğu belirtilen ve ABD'de bulunan şüpheli Umut A. hakkında ise yakalama kararı çıkarılmıştı.
Tunceli Barosu kararını geri çekerek, şüphelilere "CMK'dan hukuki destek sağlanacağını" duyurdu
Tunceli Barosundan yapılan yazılı açıklamada, Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan şüphelilere ilişkin sürecin büyük bir hassasiyet ve ortak vicdani sorumluluk çerçevesinde yakından takip edildiği belirtildi.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) uyarınca, soruşturmanın ilerleyebilmesi ve sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için müdafi görevlendirilmesi hukuki bir zorunluluktur. Bu kapsamda, savcılık makamı tarafından baromuzdan avukat görevlendirilmesi talep edilmiş, konu Yönetim Kurulumuz tarafından yeniden ve titizlikle değerlendirilmiştir. Tunceli Barosu olarak önceliğimiz, adaletin tesis edilmesi ve hakikatin ortaya çıkarılmasıdır. Bu doğrultuda, Gülistan Doku'nun ailesinin yanında olduğumuzu ve sürece müdahil olarak hukuki destek sunacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz. Öte yandan, soruşturmanın ilerleyebilmesi adına CMK kapsamında yapılacak görevlendirmelerde görev almak isteyen meslektaşlarımızın, kendilerini aktif hale getirmeleri mümkündür.
Şüpheliler Umut Altaş ve Mustafa Türkay Sonel’in Plaka Tanıma Sistemi kaydı dosyaya girdi
Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturma dosyasına, genç kızın en son görüldüğü 5 Ocak 2020 gecesi şüpheliler Umut Altaş ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in lüks bir otomobilin içinde görüntülendiğiPlaka Tanına Sistemi (PTS) görüntüleri girdi. Edinilen bilgiye göre, şu anda ABD’de firari konumda bulunan şüpheli Umut Altaş ile dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in lüks bir otomobilin içinde seyrederken elde edilen PTS görüntüleri de soruşturma dosyasına kazandırıldı. Söz konusu görüntülerin Doku'nun kaybolduğu 5 Ocak 2020 gecesine ait olduğu öğrenildi.
Gülistan Doku'nun ablasından önemli iddialar: Şu anda gözaltında olan bir polis delilleri 10 bin dolar karşılığında yok ettiğini bize açıkladı
Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku, “Şu an gözaltında olan Gökhan isimli polis bize ulaştı ve Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı. Ayrıca Gülistan’ın 5 Ocak günü geç saatlere kadar hayatta olduğunu ve o görüntüleri de kendisinin sildiğini ifade etti” dedi. Doku ailesinin avukatı Ali Çimen ve Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, Tunceli Adliyesi önünde soruşturma dosyasına ilişkin gazetecilere açıklama yaptı.
Avukat Ali Çimen, dosyanın gelişimine ilişkin daha önce de basın mensuplarına aşama aşama bilgi verdiklerini belirterek, şunları söyledi:
Geldiğimiz noktada dosyanın örtbas edilmesine ilişkin sürekli bahsettiğimiz kamu görevlisi (Eski Tunceli Valisi) Tuncay Sonel’dir. Gülistan Doku’ya ait telefonun sim kartı, soruşturma birimlerine teslim edilmek üzere kendisine verilmiş, ancak bu sim kart siber çetelerle iş birliği yapılarak Ankara’da bulunan ve şu an gözaltında olan bir polis memuruna teslim edilmiştir. Bu polis memuru da 18 Ocak 2020 tarihinde Gülistan’a ait ve Tuncay Sonel ile yakınlarına ilişkin delillerin bulunduğu görüşmeleri silmiştir.
Çimen, bu iddiaların delillere dayandığını bildirerek, “Bu eylemi gerçekleştiren kişiyle Tuncay Sonel’in HTS kayıtları dosyaya girmiştir. Ayrıca bu kişiye para verildiği, paranın da Tuncay Sonel’in koruma amiri tarafından gönderildiği banka kayıtlarıyla sabittir” dedi.
“Görevden alınmalı ve gözaltına alınmalı”
Çimen, Tuncay Sonel’in halen kamu görevinde olmasının soruşturmayı zora soktuğunu ifade ederek, “Tuncay Sonel’in İçişleri Bakanlığı’na bağlı mülkiye başmüfettişi olarak görevini sürdürmesi, dosya açısından kabul edilemez. Delilleri kararttığı maddi bulgularla ortadadır. Bu nedenle derhal görevden alınmasını ve gözaltına alınmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
Soruşturmada gözaltına alınan kişilerin daha alt düzeyde olduğunu belirten Çimen, “Dosyada 6 yıldır süren bir örtbas söz konusudur. Eğer bu örtbas tüm yönleriyle ortaya çıkarılacaksa en büyük fail Tuncay Sonel’dir. Diğer kişiler daha alt kademededir” ifadelerini kullandı.
“Savcılığın eli güçlendirilmeli”
Çimen, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturmayı sürdürdüğünü anımsatarak, “Dosya gizli olduğu için detayları bilmiyoruz ancak savcılık görevini yapıyor. Soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi için ilgili kişinin görevden alınması gerekiyor. Savcılığın elinin güçlendirilmesi gerekir” dedi.
Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku ise şu an ABD’de bulunan firari şüpheli Umut Altaş’ın geçmişte kendisini aradığını anlattı. Aygül Doku, özetle şunları söyledi:
Umut Altaş beni aradı. Ailesinin Nurşen Altaş ile Celal Altaş olduğunu öğrendik ve görüşmeye gittik. Daha oturmadan bize ‘Allah rahmet eylesin’ dediler. Bugüne kadar hiçbir yetkili bize böyle bir şey söylememişti. Bu nedenle onların bir şey bildiğini düşündük. Altaş ailesinin üzerine gidince bize ses kayıtları olduğunu söylediler. Bu kayıtları savcılığa ilettiklerini, hukuki yollardan şikayetçi olduklarını ifade ettiler. Umut Altaş ile bizzat görüştüm. Daha önce kardeşimin Zaynal Abakarov tarafından öldürüldüğünü düşünüyordum ancak sonradan valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürüldüğünü Altaş ailesinden öğrendim. Her şey planlanmış. Önce kızımız öldürüldü, ardından deliller yok edildi. Olası bir durumda suçun Umut Altaş’a yıkılması planlandı. Çünkü kendisi yurt dışına gitmişti.
Açıklamasında delil karartma iddiasına da değinen Doku, şunları söyledi:
Şu an gözaltında olan Gökhan isimli polis bize ulaştı ve Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı. Ayrıca Gülistan’ın 5 Ocak günü geç saatlere kadar hayatta olduğunu ve o görüntüleri de kendisinin sildiğini ifade etti. Hastane kayıtlarının silindiğini de Celal Altaş’tan öğrendik. Kamera kayıtlarının da değiştirildiği ifade edildi. Tüm bunların Tuncay Sonel tarafından yapıldığı söylendi.
Dosyanın geldiği noktaya dikkati çeken Doku, “Bu dosya artık çok kritik bir aşamada. Cinayetin çözüldüğünü düşünüyoruz. Bu bilgileri belgeye dayalı olarak paylaşıyorum. Aile olarak can güvenliğimizden endişeliyiz. Yetkililerin bir an önce harekete geçmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Independent Türkçe, AA, ANKA