Ortadoğu’daki gerilim 21. gününe girerken, ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalar yeni boyutlar kazanıyor. Erbil’deki ABD üssüne düzenlenen saldırı, Hürmüz Boğazı’ndaki uluslararası güvenlik girişimleri ve Suudi Arabistan’ın askeri hak uyarısı bölgedeki tansiyonu artırıyor. Enerji tesislerine yönelik saldırılar küresel piyasalarda şok etkisi yaratırken, diplomatik çabalar halen çözüm arayışında.
Bugün yaşanan gelişmeler şöyle:
Erbil'de, ABD’nin Harir Askeri Üssü'nün de yer aldığı bölgeye düzenlenen saldırı sonrası yangın çıktı
Irak’ın Erbil vilayetinin Soran ilçesinde bulunan ABD’nin Harir Askeri Üssü'nün de yer aldığı bölgeye düzenlenen saldırı sonrası yangın çıktığı belirtildi. Yerel basına göre, Soran’da ABD’nin Harir Askeri Üssü'nün de yer aldığı bölgeye saldırı düzenlendi. Görgü tanıkları, 5 dakika içinde art arda 6 patlamanın yaşandığını aktararak patlama sesleri sonrası bölgede yangın çıktığını kaydetti. Saldırının füze ya da İHA ile mi yapıldığına ilişkin bilgi verilmedi. Saldırı sonrası oluşan hasarın boyutu ise henüz bilinmiyor. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) yetkilileri konuya ilişkin henüz açıklama yapmadı.
ABD-İsrail'in İran’ın güneyinde Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki ilkokula düzenlediği saldırıdan yaralı kurtulan kız öğrenci, yaşadığı korku dolu anları, "Okulum tamamen yıkıldı. Rüya gördüğümü zannediyordum. Herkes yardım yardım diye bağırıyordu." sözleriyle anlattı.
Belçika’dan Hürmüz Boğazı’nda güvenlik girişimine katılması istendi
Belçika’dan Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini sağlamaya yönelik uluslararası girişime katılması istendi. Resmi haber ajansı Belga'ya göre, Almanya, Fransa, İtalya, Japonya, Hollanda ve İngiltere'nin Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğini sağlamak için uygun çabalara katkı sağlamaya hazır olduklarını bildirmesinin ardından Londra yönetimi Brüksel’den de girişime destek talep etti. Belçika’nın olası katkısının kapsamı henüz netlik kazanmazken, konunun yarınki Bakanlar Kurulu toplantısında ele alınması bekleniyor. Görüşmelerde ayrıca Körfez ülkelerine yönelik olası savunma desteği seçeneklerinin de değerlendirilmesi öngörülüyor.
Diğer yandan Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, Temsilciler Meclisi’ndeki soru-cevap oturumunda yaptığı açıklamada, bölgede artan gerilimin Belçika’yı özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş ve gübre gibi kritik tedariklerde yaşanabilecek sıkıntılar yoluyla ciddi şekilde etkileyebileceği uyarısında bulundu. Prevot, Belçika’nın olası katılımına ilişkin olarak ise "Bu bizim savaşımız değil ancak hiçbir şey yapmamak sürdürülebilir değil. En azından bir yetki ve açık şekilde tanımlanmış bir hedef gerekli." ifadelerini kullandı. Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda ve İngiltere, Hürmüz Boğazı’na ilişkin ortak açıklamalarında, İran’ın Körfez’de silahsız ticari gemiler ile sivil altyapıya yönelik saldırılarını kınamış, küresel enerji arzı açısından kritik öneme sahip boğazda seyrüsefer güvenliğinin sağlanması için ortak çabalara katkı sunmaya hazır olunduğu vurgulamıştı.
Suudi Arabistan, İran’a karşı askeri hakkını saklı tutuyor
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan, İran’ın komşu ülkelere yönelik düşmanca eylemleri nedeniyle Suudi Arabistan’ın askeri müdahale hakkını saklı tuttuğunu açıkladı. Bakan, Tahran ile güvenin tamamen sarsıldığını belirtti. Bin Farhan, İran’ı hem doğrudan hem de bölgesel vekil güçler aracılığıyla önceden planlanmış saldırılarda bulunmakla suçladı. Tahran’a bu vekil güçleri dizginleme çağrısında bulundu. Bakan, Riyad’da üst düzey bölgesel diplomatlarla yaptığı toplantının ardından düzenlenen basın toplantısında, “İran’dan gelen bu baskı siyasi ve ahlaki olarak ters tepecektir ve gerektiğinde askeri harekât hakkımızı kullanmaktan çekinmeyeceğiz” dedi.
Son gerilimler, üç haftadır devam eden ABD-İsrail savaşının Körfez bölgesine yansımalarıyla daha da tırmandı. Çarşamba günü İran, İsrail’i Güney Pars doğalgaz sahasındaki tesislere saldırmakla suçladı. Misilleme olarak Katar ve Suudi Arabistan’daki petrol ve doğalgaz hedeflerine füze saldırıları düzenlendi. Suudi Arabistan, Riyad’ı hedef alan dört balistik füzeyi düşürdü; bazı füze parçaları şehrin güneyindeki bir rafinerinin yakınlarına düştü. Yetkililer, çatışmanın başlangıcından bu yana yüzlerce İran füzesi ve insansız hava aracının engellendiğini belirtti. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise bin Farhan’ın açıklamalarını “haksız ve tek taraflı” olarak nitelendirdi.
Riyad’da düzenlenen ve Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Katar ve Suriye’den dışişleri bakanlarının katıldığı toplantının hemen yakınlarında füzelerin ateşlenmesi, gerilimin boyutunu gözler önüne serdi. Suudi Arabistan ve İran, yıllarca süren düşmanlık sonrası 2023’te diplomatik ilişkilerini yeniden kurmuştu. Bin Farhan, Suudi Arabistan’ın hâlâ diplomasi yolunu tercih ettiğini vurgularken, “İran derhal durmazsa güveni yeniden tesis etmenin neredeyse hiçbir yolu olmayacak” dedi.
Ortadoğu’daki enerji tesislerine saldırılar küresel piyasaları sarsıyor
İran ve İsrail arasındaki çatışmalar, Ortadoğu’nun en kritik doğalgaz altyapılarını hedef alırken, Avrupa’da doğalgaz fiyatları Perşembe günü yüzde 35’e kadar yükseldi. Uzmanlar, saldırıların yol açtığı hasarın onarımının yıllar alabileceğini öngörüyor. İran, İsrail’in Güney Pars doğalgaz sahasına düzenlediği saldırıya karşılık, dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tesislerinden biri olan Katar’daki Ras Laffan tesisine saldırdı. İki üretim hattının devre dışı kalması, Katar’ın LNG ihracatında önümüzdeki üç ila beş yıl arasında yaklaşık yüzde 17’lik bir düşüşe yol açabilir. QatarEnergy CEO’su Saad al-Kaabi, uzun vadeli uluslararası sözleşmelerde mücbir sebep ilan edebileceklerini açıkladı.
Çatışmaların yayılmasıyla Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt’teki rafineri ve doğalgaz tesisleri de hedef alındı. Suudi Arabistan, Riyad’ı hedef alan füzelerin çoğunu engellerken, bazı parçalar rafinerilerin yakınlarına düştü. BAE Habshan tesislerini geçici olarak kapatmak zorunda kaldı; Kuveyt’te iki rafineride yangınlar çıktı. Uzmanlar, İsrail’in Güney Pars’a yönelik saldırısı ve Ras Laffan’a misilleme eyleminin, çatışmada ciddi bir tırmanışı temsil ettiğini belirtiyor. Saxo Stratejisti Charu Chanana, “Bu durum artık küresel enerji sisteminin altyapısını etkiliyor ve stagflasyon riskini artırıyor” dedi.
Avrupa Merkez Bankası, savaşın kısa vadeli enflasyon üzerinde önemli etkisi olacağını açıkladı; piyasalar Euro Bölgesi enflasyonunun önümüzdeki yıl yüzde 4’e yaklaşabileceğini öngörüyor. Uluslararası Para Fonu ise petrol fiyatlarındaki her yüzde 10’luk artışın küresel enflasyonu yaklaşık 40 baz puan yükselteceğini ve ekonomik büyümeyi yüzde 0,1–0,2 oranında azaltacağını tahmin ediyor. İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya ve Hollanda, enerji tesislerine yönelik saldırılara moratoryum çağrısında bulunarak piyasaların istikrarını sağlamak için enerji üreticileriyle iş birliği yapacaklarını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, İran’ı tekrar saldırmaması konusunda uyardı; İran ise saldırıya uğraması durumunda “sıfır tolerans” göstereceklerini belirtti.
Katar Enerji Bakanı Saad el-Kaabi, saldırılarda Katar'ın LNG ihracat kapasitesinin yüzde 17 düştüğünü bildirdi
Katar Enerji Bakanı ve QatarEnergy CEO’su Saad bin Şeride el-Kaabi, Ras Laffan Sanayi Şehri’ndeki LNG tesislerine yönelik füze saldırılarının ülkenin sıvılaştırılmış doğal gaz ihracat kapasitesini yüzde 17 azalttığını ve bunun yıllık yaklaşık 20 milyar dolarlık gelir kaybına yol açtığını açıkladı. Saldırılarda yıllık 12,8 milyon ton üretim kapasitesine sahip Tren 4 ve Tren 6 tesislerinin zarar gördüğü, hasarın giderilmesinin ise 3 ila 5 yıl sürebileceği belirtildi.
El-Kaabi, bu durumun özellikle Avrupa ve Asya’ya yapılan enerji arzını etkileyeceğini, Çin, Güney Kore, İtalya ve Belçika’nın tedarik açısından risk altında olduğunu ifade etti. Bu nedenle bazı uzun vadeli LNG sözleşmelerinde 5 yıla kadar mücbir sebep ilan edilebileceği kaydedildi.
Saldırılarda can kaybı yaşanmazken, Shell tarafından işletilen Pearl GTL tesisinin de hedef alındığı ve iki üretim hattından birinin en az bir yıl devre dışı kalabileceği bildirildi. Katar yönetimi saldırıları yalnızca ülkeye değil, küresel enerji güvenliğine yönelik bir tehdit olarak nitelendirdi.
Bahreyn: İran'dan atılan 139 füze ve 238 İHA engellendi
Bahreyn, İran'dan atılan toplam 139 füze ile 238 insansız hava aracının (İHA) hava savunma sistemlerince etkisiz hale getirildiğini bildirdi. Bahreyn ordusunun sosyal medya hesabından yapılan yazılı açıklamada, 28 Şubat'tan bu yana İran'dan Bahreyn'e fırlatılan füze ve İHA'lara ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, "şu ana kadar Bahreyn'i hedef alan 139 füze ve 238 İHA saldırısının engellendiği" belirtildi. Balistik füze ve İHA'larla sivillerin ve özel mülklerin hedef alınmasının uluslararası hukukun ihlali olduğu ifade edilen açıklamada, söz konusu saldırıların bölgesel barışı ve güvenliği tehdit ettiği vurgulandı. İran, ABD ve İsrail'in saldırılarına misilleme kapsamında 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.
ABD'den Kuveyt, BAE ve Ürdün'e 16 milyar dolarlık silah satışı
ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan ayrı ayrı açıklamalarda BAE, Kuveyt ve Ürdün'e yeni silah satışlarına onay verildiği bildirildi. Bakanlık, BAE'ye 8,4 milyar dolardan fazla tutarda F-16 mühimmatı ve güncellemeleri, radar sistemleri, Gelişmiş Orta Menzilli Havadan Havaya Füze (AMRAAM) ve ilgili ekipmanların satışına onay verildiğini belirtti. Kuveyt'e yaklaşık maliyeti 8 milyar dolar olan Alt Katman Hava ve Füze Savunma Sensör Radarlarının satışına, ayrıca Ürdün'e yaklaşık 70 milyon dolarlık uçak ve mühimmat desteği ile ilgili ekipmanların satışına onay verildiği ifade edildi. Söz konusu silah satışları konusunda Kongre'ye gerekli bildirimin yapıldığı aktarıldı.
Toplam değeri 16 milyar doları aşan söz konusu silah satışlarının, Pentagon'un "İran'la devam eden savaş için" 200 milyar dolar ek bütçe talep etmesinin ardından gelmesi dikkati çekti. Öte yandan söz konusu silah satışları, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını başlattığı 28 Şubat'tan sonra ABD'nin Kongre'ye bildirimini yaptığı en büyük silah satışları olarak kayıtlara geçti. Ayrıca ABD'nin 26 Şubat'ta Ürdün'e 280 milyon dolarlık çok fonksiyonlu radyo frekans sistemleri, 6 Mart'ta ise İsrail'e yaklaşık 152 milyon dolarlık bomba satışına onay verdiği bilgisi Dışişleri Bakanlığı silah satışları bölümünde yer aldı.
Independent Türkçe, AA, Reuters, ANKA