Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 1. Etap Temel Atma Töreni ile üniversitenin 16 eğitim ve yurt binasının toplu açılış töreninde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İş siyaset yapmaya gelince Atatürk'ün adını dillerinden düşürmeyenler, Gazi Mustafa Kemal'in mirasına da Tıp Tarihi Müzesi'ne de sahip çıkmadı. 2019'dan sonra ne oldu? İstanbul'un başına gelenler protokolün de başına geldi. Temel atmama, iş yapmama, bahane üretme siyasetinin kurbanı oldu” ifadelerini kullandı.
Erdoğan konuşmasında şunları söyledi:
Kıymetli misafirler, sevgili genç kardeşlerim; Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin dönüşüm çalışmaları 1999 Büyük Marmara Depremi akabinde başlatılmış fakat ne yazık ki son derece yetersiz ve sınırlı diyebileceğim bir noktada kalmıştı. Güçlendirme ve yeniden inşa faaliyetlerini daha etkin bir hâle getirmek üzere 2013 yılında yeni bir süreç yönetimi planladık. Hastanemizi hem başka bir yere taşımamız hem de depreme dayanıksız olan eski binayı yıkıp aynı yere yenisini inşa etmemiz gerekiyordu. 2018'den itibaren tüm bu çalışmalar yeni kurulan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa bünyesinde devam ettirildi. Proje üç etaplı tasarlandı ve eş zamanlı olarak hem inşaata başlanması hem de eğitim ve sağlık hizmetlerinin aksamadan devam ettirilmesi hedeflendi. Bu amaçla normalde son etap olarak inşası planlanan alana yaklaşık 40 bin metrekare büyüklüğünde 23 adet çelik konstrüksiyon bina inşa edildi. Böylelikle hem burada öğrenim gören gençlerimizin eğitimleri kesintisiz şekilde devam etti hem de vatandaşlarımıza sunulan sağlık hizmetlerinin devamı sağlandı.
“2019 sonrası İBB görevini yapmadı”
Tabii bu süreçte hızımızı kesen gelişmelerle de karşılaştık. Hastanemiz arkeolojik sit alanı içinde yer aldığı için burada kazı çalışmaları da yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen bu kazılar sonucunda binlerce eser gün yüzüne çıkarılıp tasnif edilerek İstanbul'umuzun kültür varlığına yenileri eklenmiş oldu. Bir tarihe sahip ve yaklaşık 200 metre büyüklüğündeki su sarnıcı da bunlardan biriydi. Çok özel ve yeni teknikler kullanmak suretiyle bu yapıları yine Cerrahpaşa'da bulunan başka bir alana taşıdık. Arkeoloji literatüründe örnek gösterilen bu işlem neticesinde ilk kez İstanbul'da üç boyutlu bir tarihî yapı bir yerden başka bir yere başarıyla nakledildi. Tüm bu süreçte karşımıza çıkan şu üzücü hadiseyi de sizlerin ve aziz milletimizin takdirine bırakıyorum. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim, burada Türkiye'nin ilk ve en büyük tıp müzesi olan Cerrahpaşa Tıp Tarihi Müzesi de yer alıyor. Osmanlı ve Cumhuriyet döneminin en önemli eserlerini barındıran bu müzenin restorasyonunu biz merhum Kadir Topbaş döneminde imzalanan protokolle 2019'da tamamlamıştık. Yani üç yıl içinde verilen sözler tutuldu.
Mustafa Kemal Atatürk’ün de emaneti olan bir mirasa sahip çıkıldı. Ancak protokol, restorasyonla birlikte müze envanterinin bakım, tasnif ve sergilenmesiyle ilgili süreçleri de kapsıyordu. Peki 2019'dan sonra ne mi oldu? İstanbul'un başına gelenler protokolün de başına geldi. Temel atmama, iş yapmama, bahane üretme siyasetinin kurbanı oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi maalesef yükümlülüklerin hiçbirini yerine getirmedi. Bundan dolayı müzedeki kırk bine aşkın eserin teşhir ve tanzimi için gerekli çalışmalar uzun süre yapılamadı. İş siyaset yapmaya, iş istismar etmeye gelince Atatürk'ün adını güya dillerinden düşürmeyenler, Gazi Mustafa Kemal'in mirasına da Tıp Tarihi Müzesi'ne de sahip çıkmadı. Tam tersine sırtlarını döndüler.
Biz bunların hiçbirine aldırmadan çalışmalarımıza kararlılıkla devam ettik. Asrın felaketini yaşadığımız 2023 Kahramanmaraş depremlerinden sonra ise Marmara Depremi'nin ardından güçlendirilmiş olanlar dâhil buradaki betonarme binaları devre dışı bıraktık. Kovid-19 salgınında 45 gün gibi çok kısa bir sürede tamamlayıp hizmete açtığımız Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi’ni Cerrahpaşa Tıp Fakültesinin kullanımına verdik. Şu anda buradaki depreme dayanıklı yeni binalarımız asli fonksiyonlarını sürdürürken, Cerrahpaşa Tıp Fakültemiz de Atatürk Havalimanı’nın yanı başındaki acil durum hastanesinde sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor. Şunu da ayrıca ifade etmek istiyorum. Cerrahpaşa'daki eski binalar birbirinden ayrı ve uzak noktalara inşa edilmişti. Hastalar, özellikle ileri yaştaki vatandaşlarımız, buradaki yokuşları tırmanmakta güçlük çekiyordu. Röntgen çektirecek hastalar ambulansları kullanmak zorunda kalıyordu.
Otopark alanı yok denecek kadar azdı. Yaşanan ulaşım sıkıntılarının önüne geçebilmek için son dönemde önemli yatırımları hayata geçirdik. Bölgeyi tamamen revize ederek sahil yolundan Samatya'ya karayolu bağlantısını sağladık. Sirkeci–Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı’nı yenileyerek hizmete aldık. Bu hat üzerinden Cerrahpaşa'ya ulaşımı kolaylaştırmak üzere Yenikapı ile Samatya arasına Cerrahpaşa istasyonunu ekledik. Diğer taraftan Marmaray’ın Yenikapı Marmaray İstasyonu ile Cerrahpaşa'yı, Halkalı'dan Anadolu yakasına uzanan konforlu ulaşımın merkezi hâline getirdik. İnşallah buradaki projemizi tamamladığımızda toplam 650 bin metrekare kapalı alana sahip, 150'si yoğun bakım olmak üzere 900 hasta yatağı ve 40 ameliyathanesi bulunan, 3000 araç kapasiteli kapalı otoparkı, helikopter pisti, eğitim ve yurt binalarının da yer aldığı modern, güçlü ve İstanbul'a yakışır bir kampüs kurmuş olacağız. Birazdan birinci etap temelini atacağımız yeni Cerrahpaşa Tıp Fakültesi binası, son teknolojiye sahip ve yüksek standartlı bir hastane olarak vatandaşlarımıza sağlık hizmeti sunacak. Proje kapsamındaki tüm hastane binalarımızı sismik izolatörle donatılmış ve depreme dayanıklı olacak şekilde tasarladık.
Independent Türkçe