DEM Parti ve Kürt Kadın Hareketinde “Dilan Karaman” krizi: Sorumlular korunuyor mu?

Karaman’ın intihara sürüklenmesi sonrası yazılan rapor tepki çekti. İmzacı kurumlar raporu geri çekti ve Dilan Karaman’a şiddet uyguladığı öne sürülen Mazlum Toprak’ın tutuklanması ve Milletvekili Saliha Aydeniz hakkında yaptırım uygulanması istendi

Fotoğraf: X

2025 yılında Diyarbakır’da hayatını kaybeden gazeteci ve kadın hakları aktivisti Dilan Karaman’ın ölümü, kamuoyunda şüpheli kadın ölümleri ve etkin soruşturma tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Bu kez tartışmanın gündeminde DEM Parti var.

Dilan Karaman, gazetecilik faaliyetlerinin yanı sıra kadın hakları ve toplumsal konular üzerine çalışmalarıyla biliniyordu. Farklı medya kuruluşlarında görev alan Karaman, özellikle kadın hakları alanındaki çalışmalarıyla tanınmıştı ve son olarak DEM Parti Milletvekili Saliha Aydeniz’in danışmanlığını yapıyordu.

İntihara teşebbüs ettiği öğrenilen Karaman, 11 Kasım 2025’te hastaneye kaldırıldı. Yaklaşık 10 gün yoğun bakımda tedavi gördükten sonra 27 Kasım 2025’te yaşamını yitirdi. İlk açıklamalarda ölüm nedeninin kalp krizi olduğu belirtilirken, daha sonra olayın şüpheli yönleri bulunduğu ve intihara sürüklenmiş olabileceği iddiaları gündeme geldi.

Kadın örgütleri ve bazı hukuk çevreleri, ölümün yalnızca bireysel bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şu ihtimallerin araştırılması gerektiğini savundu: Partner şiddeti iddiaları, iş hayatında mobbing, psikolojik baskı, kurumsal ihmal olasılığı.

Karaman’ın ailesi, hazırlanan bazı raporların olayın tüm yönlerini ortaya koymadığını savunarak soruşturmanın derinleştirilmesini istedi. Hukukçular ve sivil toplum kuruluşları da dosyanın şeffaf biçimde incelenmesi gerektiğini vurguladı. DEM Parti’de çalışan Dilan Karaman’ın ölümüne ilişkin hazırlanan inceleme raporu partinin kendi içinde de tartışma yarattı. Son olarak; raporun yayımlanmasının ardından DEM Parti Kadın Meclisi raporun geri çekilmesini istediğini açıkladı. Bu açıklama, raporun sadece dışarıda değil parti içinde de tartışmalı olduğunu ortaya koydu.



DEM Parti Kadın Meclisi tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

Açıklanan raporun geri çekilmesi yönündeki önerimizi kamuoyuna duyurmak isteriz.
 

Bu açıklama tek başına bile raporun parti içinde tam bir uzlaşıyla hazırlanmadığı tartışmasını başlattı. Çünkü aynı süreçte parti içinden bazı isimler raporun önemli tespitler içerdiğini savunurken, bazıları ise raporun feminist ilkeler açısından sorunlu olduğunu söyledi.

Benzer bir açıklama da HDK Kadın Meclislerinden geldi. Raporun geri çekilmesini isteyen HDK Kadın Meclisleri açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

Başta Mazlum Toprak olmak üzere, arkadaşımızı ölüme sürükleyen süreç ve ilişkilerin açığa çıkarılması ve kadın adaleti mekanizmasına tabi tutulması için çağrıda bulunuyor; bu adalet sürecinde sorumluluk almaya hazır olduğumuzu vurguluyoruz. Arkadaşımızın ölüme sürüklenmesini ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanan bu raporun, kadın mücadelesinin ölçü ve değerleri gözetilerek geri çekilmesini talep ediyoruz.

Tepkilerden sonra Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA), Karaman’a ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada Mazlum Toprak'ın tutuklanması ve Milletvekili Saliha Aydeniz'in disiplin kuruluna sevk edilmesi gerektiği belirtildi.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

Aylar süren araştırmalar ve tanıklıkların dinlenmesi sonucunda Dilan’ın yaşamına dair bu denli sınırlı bilgiye ulaşabilmiş olmamız; yaşamına yeterince dokunamamış, maruz bırakıldığı şiddet sarmalından dayanışmayla çıkaramamış olmamız temel özeleştirimizdir. Kadın yoldaşlığının gerektirdiği dayanışmayı daha güçlü kuramamış olmamızın sorumluluğunu taşıyoruz. Ancak tespit edilen sorumlular karşısında etkili mücadele yürütmek, fail Mazlum Toprak’ın cezalandırılması için hukuki süreci sürdürmek ve maruz kaldığı şiddetin tüm boyutlarının açığa çıkarılması için mücadele etmek de bu özeleştirinin gereğidir. Kadınların maruz bırakıldığı şiddet sarmalını yalnızca bireysel değil; toplumsal, politik ve kurumsal boyutlarıyla ele almak gerektiğini biliyoruz.

Her ne kadar ilgili rapor geri çekilmiş olsa da süreç boyunca yapılan çalışmalar ve ortaya konan tespitler, Dilan’ın ölümünün münferit bir olay olmadığını; erkek şiddeti, toplumsal cinsiyetçi roller, sistematik baskı ve kurumsal ihmallerle örülü bir şiddet sarmalı içinde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu gerçekliği görünür kılmak ve kadın kırımı zihniyetiyle mücadeleyi büyütme sorumluluğumuzu sürdüreceğiz. Bu kaybımızı kolektif sorumluluğa dönüştürerek; fail Mazlum Toprak hakkında yargı tarafından etkili bir soruşturma yürütülmesinin, tutuklanarak en ağır cezayı almasının, Dilan’ın maruz kaldığı mobbingin birincil sorumluları olan siyasi parti ve birlikte çalıştığı Milletvekili Saliha Aydeniz’in, ilgili parti disiplin kurullarına sevk edilmesi ve gerekli yaptırımların uygulanmasının takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Bu eleştirilerden sonra raporda imzası TJA, ÖHD, DAKAHDER, Rosa Kadın Derneği, Amed Barosu Kadın Hakları Merkezi raporu geri çektiklerini duyurdu. Duyuruda "Gelinen noktada rapora yönelik kadın mücadele zeminini güçlendirecek yapıcı eleştirilerle birlikte, Dilan Karaman’ın ailesinin yaşadığı acıya duyduğumuz saygı ve aile tarafından dile getirilen hassasiyetleri de dikkate alarak raporu hazırlayan kurumlar olarak raporu kamuoyundan çekme kararı aldığımızı ifade ediyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Rapor Dilan Karaman’ı nasıl anlatıyor?

Raporun en tartışmalı bölümlerinden biri Dilan Karaman’ın psikososyal geçmişine ayrılan bölüm oldu. Bu bölümde Dilan’ın geçmiş travmaları, psikolojik destek süreçleri ve özel hayatına ilişkin ayrıntılı değerlendirmeler yer aldı. Raporda şu ifadeler kullanıldı:

Dilan Karaman’ın bir süredir psikolojik destek aldığı ayrıca psikiyatri kontrolünde çeşitli ilaçlar kullandığı ve geçmişte intihar girişiminde bulunduğu doğrulanmaktadır. Çocukluk ve ergenlik dönemlerinden itibaren ağır ve süreklilik arz eden travmatik yaşantılarla karşı karşıya kaldığı, bu yaşantıların ruhsal kırılganlıkları üzerinde belirleyici etkiler yarattığı değerlendirilmektedir. Bu travmatik deneyimlerin Dilan’ın güven ilişkileri ve yaşam boyunca taşıdığı yükler üzerinde belirleyici etkiler yarattığı yadsınamaz bir gerçektir.

İşte bu bölüm hem ailesi hem arkadaşları hem de parti içinden bazı isimler tarafından en çok eleştirilen bölüm oldu.

Saliha Aydeniz: Bu sonuçtan ben de sorumluyum

Dilan Karaman ile yaklaşık 2,5 yıl birlikte çalışan DEM Parti Milletvekili Saliha Aydeniz, raporun ardından yaptığı açıklamada kişisel sorumluluk hissettiğini ifade etti. Aydeniz açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Dilan için kurulan komisyon çalışmasını bitirip kamuoyuna raporunu paylaştı. Öncelikle belirtmek isterim ki komisyon çalışmasına gölge düşürmemek, yaptıkları çalışmanın bağımsız yürümesi adına kamuoyuna özellikle tek kelime etmedim. Şimdi Dilan’ın çalışma arkadaşı olarak bu konuya ilişkin kamuoyuna bir şeyler söylemeyi bir borç bilirim. 11 Kasım saat 18.59’da aldığım bir telefonla sevgili Dilan’ın bir kaza sonucu hastanede olduğu bilgisini aldım. Hemen hastane yetkilileriyle görüşüp durumunu öğrenmeye, yapılması gerekenler için konuştuğumda aslında o tatlı canına kıydığını öğrendim. Telefonun ucundaki acil sorumlusu doktor Dilan’ın hastaneye geç getirildiğini ifade etmişti. Ben Ankara’daydım ve sabahı Diyarbakır’a gelip hastaneye geçtim. Aynı gün Dilan’ı ziyaret ettim. Bilinci bulanık olmakla beraber sesli uyarılarıma cevap vermesi büyük umut oluşturdu. İlk günden 27 Kasım gününe kadar hep ‘Dilan gençtir toparlar’ umuduyla uyanmasını bekledik. Ama maalesef olmadı ve Dilan’ı 16 gün sonra kaybettik.

Komisyonun tespitleri karşısında yaşadıklarını göremediğimi, hissiyatla değil teknik yaklaştığımı, günlük yoğunluklar içerisinde özel zaman ayırmadığımı belirtmek isterim.  2,5 yıldır birlikte çalıştığım danışmanımın içinde bulunduğu sorunlarını bilmediğim, yanında olamadığım için bu sonuçtan ben de sorumluyum. Bunca zaman birlikte çalış ama hassasiyetlerini, beklentilerini anlamamış olmak Dilan’la arkadaş olamamış olduğum gerçekliğini açığa çıkarmıştır. Bunları yeterince yapmış olsaydım belki sonuç böyle olmayacaktı. Bu kadar kadın hakları mücadelesi veriyorken yanı başımdaki kadın arkadaşı görmemiş olmak kendimi ve kurduğum ilişki şeklini sorgulatmıştır.

Dilan’ın arkadaşları: Rapor eksik, hatalı ve mahremiyeti ihlal ediyor

Dilan Karaman’ın arkadaşları ise rapora yönelik kapsamlı bir itiraz metni yayımladı. Açıklamalarına şu sözlerle başladılar:

Bizler Dilan’ın yakın arkadaşları olarak sözlerimize, bahsi geçen komisyonun bir yaptırım gücünün olmadığının ancak yüzleşmeye davet amacıyla hazırlandığının bilincinde olduğumuzu söyleyerek başlamak isteriz. Ancak bu yüzleşmeyi raporun eksik ve hatalı yanlarını tespit ederek yapmamız gerektiğini düşündüğümüzden bu metni kaleme alıyoruz.

Mazlum Toprak’ın Dilan’ın yanına 13:00 gibi gittiği ancak Dilan’ın 16:00 sularında hastaneye kaldırıldığı bilgisi doğru olamaz. Bu saatlerde Dilan kendine kalacak yeni ev bulmuş, kontrat imzalamış ve saat 14:00’da bir arkadaşına ‘artık komşuyuz’ diye mesaj atmıştır. Arkadaşımızın 18 sene önce uğradığı istismardan bile bahsedilmiş, gittiği psikoloğa, kullandığı ilaçlara kadar bütün özel hayatı afişe edilmiştir. Mahremiyetin korunması ilkesi alenen ihlal edilmiştir. Bu durum asıl faillerin sorumluluğunu azaltıcı bir manipülasyona dönüşmektedir.
 

DEM Parti milletvekili Özgül Saki: Rapor feminist ilkeler açısından sorunlu

DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki de rapora ilişkin değerlendirmesinde hem olumlu hem eleştirel noktalar olduğunu söyledi. Raporun bazı yönlerini şöyle değerlendirdi:

Raporu hem pozitif hem negatif anlamda oldukça cesur bulduğumu ifade etmeliyim. Mobbing ve çalışma koşulları başlığında durum çok net ifade edilmiş, şiddet faili erkeğin uyguladığı fiziki ve psikolojik şiddet de açıkça ifade edilmiş. Uzun dönem psikososyal arka plan bölümü adeta faile mazeret bulan ve Dilan’ın mahremiyetini gözetmeyen bir çerçeve yaratmıştır. Dilan’ın yaşamını patriyarkal kodlarla yargılanmasına zemin hazırlanmıştır ne yazık ki. Beyanlarda ismi geçen Servet ve Kesire’den söz edilmemesi, şiddet faili Mazlum Toprak’ın bu ilişkilerdeki hiyerarşik konumu üzerine bir şey söylenmemiş olması da bir başka sorunlu yön.

En sert eleştirilerinden biri ise rapordaki şu ifadeye yönelik oldu:

Dilan’ın çocukluğunda yaşadığı istismar ve akabinde intihar girişimi neticesinde… sağlıksız ilişkiler kurmasına neden olmuştur “Bu ifadeler en basit kadın hakları açısından bile kabul edilemez. Özel olan politiktir ilkesi gereği Dilan’ın yaşadıkları bireysel değil yapısaldır. Aslında rapor da bunu ifade ediyor ama ‘o gün yaşananlar’ başlığında bütün yükü arkadaşlarının omuzlarına bırakarak büyük bir hata yapıyor. Hala serbest dolaşan şiddet faili erkek için yargı süreci nasıl takip edilecek? İsmi geçen diğer failler hakkında süreç başlatılacak mı? DEM Parti bu iddialar üzerine kendi içinde bir soruşturma başlatacak mı?
 

Dilan Karaman’ın ağabeyi: Kardeşim yoğun bakımdayken kontrol kurmaya çalıştılar

Dilan Karaman’ın ağabeyi Güven Karaman, sürecin en başından itibaren yaşadıklarını ayrıntılı şekilde anlattı. Hastaneye kaldırılma sürecini şu sözlerle aktardı:

Dilan'ın hastaneye kaldırıldığını Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünden bir memurun beni aramasıyla öğrendim. Bilinci açıktı, beni aramalarını söylemiş polislere. Uçak bileti bulamadım. Antalya'dan Muş'a, oradan Diyarbakır'a geçtim. Dilan'ı uyanıkken gördüğüm son andı. Bilinci yarı açıktı, anlamsız bir şeyler söyledi. Sonra gittim, Saliha ve birkaç partili kadın vardı. Yeğenime olayı sordum, hastaneye Mazlum diye biri getirmiş dedi. Sonrasında yeğenim bunlara Mazlum’u sormuş kimdir necidir diye. Saliha yeğenim ve enişteme ‘kimse burada ahkam kesmesin, bizden başka kimse hesap soramaz’ minvalinde bir şeyler söylemiş. Yani orada bile tehdit etmiş. Cenazede bile kuzenlerimi köşeye çekip Dilan ile aile arasındaki ilişkilerini sorgulamaya başlamış. Bunları bilin. Bilmeden de konuşmayın.

Dilan Karaman’ın kız kardeşi Ceylan Karaman: Rapor failleri odaktan uzaklaştırıyor

Dilan Karaman’ın kız kardeşi Ceylan Karaman da rapora yönelik kapsamlı bir eleştiri yaptı. Ailenin süreci bilinçli şekilde sakin yürüttüğünü söyleyerek şu açıklamayı yaptı:

Ortalığı karıştırmamak adına her birimiz ayrı ayrı sorup baskı yapmak yerine, ona layık bir şekilde arkasında durmak, süreci sakince takip etmek için ablam Gönül Karaman bizleri temsilen komisyonla iletişimde kalmış, ailenin diğer bireyleri bütün süreci kendisinden öğrenmiştir. Hastanede ilk günler fail Mazlum Toprak’ın akrabası Naşide Toprak ve başka aile üyeleriyle görüşme taleplerini reddetmiş, onları görmek istemediğimizi, hastanede bulunmalarından da rahatsız olduğumuzu belirtmiştik. Kardeşim 18 yıl önce başından geçmiş bir taciz olayını sadece Gönül ablamla paylaşmıştı. Olayın rapordaki kadar yoğunlaştırılmış olması açıkça intiharın faillerini odak olmaktan uzaklaştırmak içindir.  10 çocuklu emekçi bir ailenin en küçüğü olan Dilan hiçbir zaman ailesi tarafından maddi veya manevi beklentide olunan kişi olmamıştır. Üniversiteden mezun olana kadar da herhangi bir işte çalışmamıştır. Ergenlikten beri ailevi sorumluluklar altında ezildiği doğru değildir. Dilan bu raporu okusaydı yıkılırdı. Bu raporu hazırlayan, imzalayan, yayımlamaktan çekinmeyen ve hala geri çekmeyen kişi veya kuruluşlar sahiden hiç utanmadınız mı?

 

Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU