İran savaşı, Kuzey Kore’nin nükleer silah stratejisini nasıl etkileyecek?

Pyongyang yönetimi, Washington ve Tel Aviv'in Tahran'a yönelik saldırılarını kınamıştı

Kim, Trump'ın Kuzey Kore Anayasası'nda belirtildiği gibi ülkenin nükleer statüsünü kabul etmesini istiyor (AFP)

ABD ve İsrail'in İran'a ortak saldırısı, Kuzey Kore'nin "güvenliğin ancak nükleer silahlarla sağlanabileceği" görüşünü kuvvetlendirebilir.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, geçen hafta katıldığı seyir füzesi fırlatma testinde yaptığı konuşmada, gemileri nükleer silahlarla donatma yolunda "tatmin edici ilerleme sağlandığını" söylemişti.

Füzenin fırlatıldığı Choe Hyon, Kuzey Kore donanmasının en büyük savaş gemisi. Destroyerin geçen yıl yapılan tanıtım törenindeki konuşmasında da Kim, geminin nükleer başlık taşıyacağını vurgulamıştı.

Guardian'ın analizine göre Kim'in nükleer silahların rejimin güvenliğinin temel garantisi olduğu yönündeki görüşleri, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla güçlenebilir.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

ABD ve İsrail, İran'ın nükleer silah üretmek istediğini savunsa da Tahran rejimi bunu defalarca reddetmişti. Washington ve Tahran arasındaki nükleer müzakereler sürerken ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta ülkeye askeri harekat başlatmıştı.

Pyongyang yönetimi, saldırıları İran'ın "egemenlik haklarının ihlali" diye nitelemişti. Bu saldırıların "ABD'nin hegemonik doğasının neticesinde" yaşandığı belirtilmiş, harekatın "hiçbir şekilde haklı gösterilemeyeceği" vurgulanmıştı.

Eski Güney Kore Savunma Bakanlığı yetkilisi Song Seong-jong, "Kim, İran'ın nükleer silahı olmadığı için bu şekilde saldırıya uğradığını düşünmüş olmalı" diyor.

Kim, geçen ay yaptığı açıklamada Washington'ın Kuzey Kore'nin nükleer statüsünü tanıması halinde ABD'yle "iyi geçinebileceklerini" söylemişti. Ancak Güney Kore'yle diplomatik yumuşama ihtimaline kapıyı kapatmıştı.

Diğer yandan ABD Başkanı Donald Trump'ın 31 Mart-2 Nisan'da Çin'i ziyaret etmesi bekleniyor. Trump'ın Kim'le görüşmeye açık olduğunu söylemesiyle, rotasına Kuzey Kore'yi de ekleyebileceğine dair iddialar gündeme gelse bile taraflar henüz bunu doğrulamadı.  

2003-2007'de yapılan Çin, ABD, Rusya, Japonya, Kuzey Kore ve Güney Kore'nin katıldığı nükleer görüşmelerde yer alan ABD'nin eski özel elçisi Sydney Seiler, İran savaşının Washington'la Pyongyang arasında nükleer anlaşma olasılığını azalttığını savunuyor:

Başkan Trump'ın müzakerelerde askeri güç ve tehditleri kullanma istekliliği, Kim'i tedirgin ederek hızlıca görüşme arayışına girme olasılığını azaltıyor.

Ancak bazı analistler, Kim'in rejimin ayakta kalmasını güvence altına almak için Beyaz Saray'la yeniden müzakere masasına oturabileceğini savunuyor.

Seul hükümetine bağlı Kore Ulusal Birleşme Enstitüsü'nden Cho Han-bum, "İran'ın aksine, Kuzey Kore'yi nükleer silahlardan arındırmak imkansız" diyor. Dolayısıyla nükleer caydırıcılığa sahip bir devletin lideri olarak müzakerelere geri dönmesinin Kim'e, Trump'tan güvenlik garantileri de dahil çeşitli tavizler koparma imkanı sunabileceğini öne sürüyor.


Independent Türkçe, Guardian, AA

Derleyen: Yasin Sofuoğlu

DAHA FAZLA HABER OKU