Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel pazartesi yaptığı açıklamada ülkenin ekonomik modelinde "acil" değişim çağrısında bulundu.
Ülkenin devlet medyasının aktardığına göre 65 yaşındaki lider, Bakanlar Kurulu'na yaptığı konuşmada belediyelere ve özel sektöre daha fazla özerklik verilmesinin gerekli olduğunu savundu.
"Makroekonomik istikrar" için belediyelerin özel sektörle ortaklıklarını artırması ve dış yatırım çekmesinden yana olduğunu açıkladı:
Belediyeler doğrudan yabancı yatırımı, dövize dair kendi kapalı devre sistemlerini, devletle devlet dışı aktörler arasındaki ekonomik ortaklıkları yönetmeli. Yerel üretim sistemlerini tasarlamalı ve önermeliler. Yurtdışındaki Kübalıların yatırımlarını idare etmeliler.
Diaz-Canel, "devlet aygıtının yeniden boyutlandırılması" ve enerji sektörüne daha fazla dış yatırımın önemine dikkat çekti.
2019'dan beri görevini sürdüren siyasetçi, "Ekonomik ve sosyal modelimize yönelik en acil ve gerekli değişiklikleri uygulamaya derhal odaklanmalıyız" dedi.
Küba devlet medyası, Başbakan Manuel Marrero Cruz'un gıda üretiminin artırılması ve elektrik şebekesinin yenilenmesinin önemine dikkat çektiğini aktardı.
Çok enerji tüketen kuruluşların, bunun yarısını yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlaması gerekliliği de Bakanlar Kurulu toplantısında dile getirildi.
Küba, 2021'den beri özel sektörün kuvvetlenmesine daha çok izin veriyor.
Ancak New York Times'ın konuştuğu uzmanlar, devlet ekonomiden ellerini daha fazla çekmeden ve daha net planlar sunmadan gerekli değişimlerin gerçekleşemeyeceğini savunuyor.
Küba, Donald Trump yönetiminin hamleleri nedeniyle enerji kıtlığı ve elektrik kesintileriyle boğuşuyor.
Trump geçen hafta yaptığı açıklamada "Küba büyük bir sıkıntı içinde. Bizimle görüşüyorlar ve belki de dostane şekilde yönetimi devralma gerçekleşir" ifadelerini kullanmıştı.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Birleşmiş Milletler, enerji ihtiyacının karşılanmaması durumunda ülkede insani kriz ilan edilebileceğini vurguluyor.
Onlarca yıldır ABD ambargosu altındaki Küba'da yaşam, Donald Trump'ın Venezuela petrolüne el koymasıyla iyice zorlaştı.
Bölgeden gelen haberlere göre yakıt kıtlığı nedeniyle çöp kamyonlarının çalışamadığı başkent Havana'da sokaklar atıkla doldu.
Küba yönetimi azalan yakıt kaynaklarını karneye bağladı, toplu taşımayı kısıtladı ve işçileri izne çıkardı.
Halkın temel gıda malzemelerine erişiminin iyice zorlaştığı, bazı bölgelerdeki okullarda eğitim saatlerinin de azaltıldığı ifade ediliyor.
Amerikan özel harekat ekipleri, aylar süren askeri yığınağın ardından 3 Ocak'ta Venezuela'ya operasyon düzenlemiş, başkent Karakas'ı bombalarken Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i de gece baskınıyla kaçırmıştı.
Trump, 29 Ocak'ta imzaladığı kararnameyle Küba'yı "ulusal güvenliğe olağanüstü tehdit" diye niteleyerek, adaya petrol tedarik eden ülkelere yeni gümrük vergileri uygulanacağı tehdidini savurmuştu.
Havana yönetiminin geriye kalan tek büyük petrol tedarikçisi Meksika'ydı. Ancak petrol sevkıyatlarının insani yardım olduğunu belirterek tedarike devam edeceklerini söyleyen Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, Washington'ın baskısı karşısında geri adım atmak zorunda kaldı.
Miguel Diaz-Canel, 6 Şubat'taki açıklamasında, aralık ayından beri dışarıdan yakıt alamadıklarına dikkat çekerek, "Bu, bizi tamamen boğmak anlamına geliyor. Direnmezsek ne yapacağız, teslim mi olacağız?" demişti.
ABD Hazine Bakanlığı geçen hafta kısıtlamaları hafifletse de adadaki ekonomik kriz ve enerji sorunlarının sürmesi bekleniyor.
Independent Türkçe, New York Times, Washington Post, Granma
Derleyen: Eren Umurbilir