İran yargısı, protestolar sırasındaki şiddet olaylarında tutuklananların idam edildiğine dair iddiayı yalanladı
İran yargısı, ülkedeki ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan ve şiddete dönüşerek binlerce kişinin hayatını kaybettiği olaylarla ilgili tutuklanan kişilerin idam edildiğine dair iddiaları yalanladı.
İran yargısına ait Mizan Haber Ajansının haberinde, "Son dönemdeki ayaklanmalar ve terör olaylarıyla ilgili davalar adli makamlar tarafından incelenmekte olup, bu davalardaki kararlar henüz nihai ve uygulanabilir aşamaya ulaşmamıştır." ifadeleri kullanıldı.
Haberde, olaylarla bağlantılı kişilerin idam edildiğine dair iddiaların gerçek dışı olduğu vurgulandı.
ABD'deki en zengin Yahudi asıllı iş insanları arasında sayılan ve ülkede İsrail'i destekleyen siyasilere yaptığı büyük bağışlarla tanınan Miriam Adelson'ın sahibi olduğu "Israel Hayom" adlı basın kuruluşu, ismi açıklanmayan iki kaynağa dayandırdığı haberinde, "İran'ın idamları durdurma sözü verdiğini ancak gizlice protestocuları toplu şekilde idam etmeyi sürdürdüğünü" iddia etmişti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de sosyal medya hesabından haberi alıntılayarak paylaştığı mesajında, Amerikalı yetkililere hitap ederek, "Ortaya atılan anlatıya inanmadan önce bundan kimin fayda sağladığını ve kimin aslında aldatma işini yapıyor olabileceğini düşünün." ifadelerini kullanmıştı.
Çelik: Hükümetimizin üyelerine ve yüce Meclis'e dönük saygısızlığı kınıyoruz
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Adalet Bakanlığına atanan Akın Gürlek ile İçişleri Bakanlığına atanan Mustafa Çiftçi'nin TBMM Genel Kurulu’nda yemin etmesi öncesinde yaşanan arbedeye ilişkin açıklama yaptı. Çelik, CHP grubunun tutumunu eleştirerek yaşananları “demokrasiye saldırı” olarak nitelendirdi.
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Çelik, “CHP grubunun, Adalet ve İçişleri bakanlarımızın yüce Meclis'te yemin etmesini engellemeye çalışması, demokrasimize saldırıdır. Hükümetimizin üyelerine ve yüce Meclis'e dönük bu saygısızlığı kınıyoruz” ifadelerini kullandı.
Demokratik ilkelerin ve Meclis’in saygınlığının korunmasının tüm siyasi aktörlerin sorumluluğu olduğunu vurgulayan Çelik, “Demokratik ilkeleri ve Meclis'in mehabetini korumak siyaset kurumunun tüm unsurlarının görevidir. Bugün CHP grubu tam tersi yönde hareket etmiştir” değerlendirmesinde bulundu.
Çelik açıklamasında, “CHP'nin siyasi muhalefet ile demokrasi karşıtlığını birbirinden ayırması gerekir. CHP zihniyeti, siyasi muhalefet konusunda yetersizlikle maluldür. Demokrasi karşıtlığı ise bir CHP tabelası haline gelmiştir” ifadelerine de yer verdi.