ABD'nin Venezuela'ya geçen ay düzenlediği askeri harekatın yankıları sürerken, Latin Amerika ülkesinin müttefiki Çin'in süreçte izlediği politika mercek altına alındı.
Rus devletine ait RT'de yayımlanan analizde, ABD'nin Karakas operasyonunun, "Amerika kıtasında nüfuz, hiyerarşi ve kontrol mesajı taşıyan stratejik bir adım" olduğu belirtiliyor.
Venezuela'ya siyasi ve ekonomik yatırım yapan Çin açısından, bu müdahalenin Pekin yönetiminin "küresel erişiminin sınırlarına" dair sorular ortaya koyduğu ifade ediliyor.
Amerikan özel harekat ekipleri, aylar süren askeri yığınağın ardından 3 Ocak'ta Venezuela'ya kara harekatı başlatmış, başkent Karakas'ı bombalarken Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i de gece baskınıyla kaçırmıştı.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Pekin yönetimi, ABD'nin Karayipler'deki askeri yığınağını defalarca eleştirmiş, tek taraflı yaptırımlara karşı çıkmıştı. Ancak Asya devi, Karakas'a askeri destek teklif etmediği gibi ABD'ye karşı herhangi bir misilleme tehdidinde de bulunmamıştı.
Maduro'nun sağ kolu Venezuela Devlet Başkanı Yardımcısı Delcy Rodriguez, 5 Ocak'ta yemin ederek geçici liderlik görevini üstlenmişti. Beyaz Saray, Rodriguez yönetiminin İran, Çin ve Rusya gibi yakın müttefikleriyle bağlarını koparmasını, bu ülkelerin diplomat ve danışmanlarını sınır dışı etmesini istiyor.
Çin, ABD'nin yaptırımları altındaki Venezuela'yla siyasi ve ekonomik ilişkileri en hızlı gelişen ülkelerden biri. Karakas, petrol ihracatının önemli bir bölümünü Çin'e yaparken karşılığında büyük miktarda borç ve kredi almıştı. Güney Amerika ülkesi, Asya devine borcunu petrol sevkıyatıyla ödüyordu.
Çin'in geçen yıl Venezuela'dan aldığı petrol miktarı günde ortalama 642 bin varile çıktı. Bu sayı, Güney Amerika ülkesinin toplam petrol ihracatının dörtte üçüne denk. Venezuela'nın halen Çin'e 17 ila 19 milyar dolar vadeli borcu olduğu tahmin ediliyor.
Ancak ABD'nin müdahalesi iki ülke arasındaki denklemi değiştirdi. Reuters'ın geçen ayki analizinde, Venezuela petrolünün en büyük müşterisi Çin'in, ABD ambargosu nedeniyle aralıktan beri Latin Amerika ülkesinden petrol tedarik edemediği yazılmıştı.
Analizde, Venezuela'nın Latin Amerika'da Çin askeri teçhizatının en büyük alıcılarından biri olduğu hatırlatılıyor. Ancak iki ülke arasındaki işbirliğine rağmen Pekin'in resmi savunma taahhüdü verme, kalıcı asker konuşlandırma veya bölgede üs kurma gibi adımlar atmadığı, Washington'ın Güney Amerika'daki stratejik üstünlüğüne doğrudan meydan okumak istemediği belirtiliyor.
Washington'ın kara harekatının ardından Çin'in, ABD'nin bölgedeki gücüne karşı ekonomik destek ve altyapı finansmanlarıyla uzun yıllardır izlediği dengeleyici politikanın etkisinin daha da sınırlanabileceği ifade ediliyor.
Pekin açısından bu durum "yapısal bir asimetri" oluşturuyor. Ancak Çin'in Latin Amerika'da geri çekilme yerine, bölgede değişen dengelere ayak uydurma stratejisi izleyeceği yazılıyor:
Çin, Venezuela'da nüfuzunu kaybetmiş olabilir ancak bu, mutlaka bölgeden çekileceği anlamına gelmez. Aksine uyum sağlama eğilimini gösterir. Brezilya ve Meksika gibi ülkelerle çeşitlendirilmiş ortaklıklar, ticaret ve yatırım yoluyla sürdürülen ilişkiler, ileriye dönük alternatif yollar sunuyor.
Independent Türkçe, RT, Reuters
Derleyen: Yasin Sofuoğlu