11 Eylül sonrası düzende Müslümanlar nasıl finansal sistemin dışında bırakıldı?

11 Eylül saldırılarının ardından kurulan finansal sistem mekanizmaları, Müslüman kişi ve kuruluşların bankacılık hizmetlerine erişimini engelledi

 11 Eylül saldırıları yaklaşık 10 milyar dolarlık zarara yol açmıştı (AP)

ABD'deki Dünya Ticaret Merkezi'nin ikiz kulelerine 11 Eylül 2001'de düzenlenen saldırıların ardından kurulan finansal sistem, başta Müslümanlar olmak üzere birçok topluluğu uluslararası bankacılık sisteminin dışında bıraktı. 

Guardian'ın analizine göre, 11 Eylül'den sonra oluşturulan terör finansmanıyla mücadele sistemi, dünya çapında milyonlarca kişiyi mağdur etti.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, saldırıların ardından teröristlerin varlıklarını dondurmak için tüm ülkelerden bir sistem kurmasını istedi. 

Dönemin ABD Başkanı George W. Bush da kara para aklama önleme kurallarını genişleten ABD Vatanseverlik Yasası'nı Ekim 2001'de imzaladı.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Kara para aklamaya karşı küresel bir yaklaşım geliştirmek için 1989'da kurulan hükümetlerarası Mali Eylem Görev Gücü (FATF) de "terörizm ve terör eylemlerinin finansmanını tespit etmek ve önlemek için temel çerçeve" önerilerini aynı ay yayımladı.

Bu gelişmelerle bankalara terör finansmanını önleme sorumluluğu yüklendi. Ancak uyuşturucu çetelerinin kara para aklama operasyonlarını durdurmak için kurulan mekanizmaların, terör finansmanını engelleme amacıyla kullanılması teknik sorunlara yol açtı. 

Analizde, bu süreçte en çok "risk" kavramının dönüşüme uğradığına dikkat çekiliyor. Terör finansmanını engelleme amacıyla bankaların "riskli" olabileceğini savunduğu kişi ve kuruluşları toplu halde finans sisteminden çıkardığı belirtiliyor. 

Böyle bir işleyişte Müslüman topluluklar, yardım kuruluşları, Somali, Suriye ve Filistin gibi ülkelere odaklanan sivil toplum kuruluşları (STK) en kolay hedefler oldu.

ABD'de 2022'de düzenlenen bir ankete göre Müslümanların yüzde 25'ten fazlası bankacılık işlemlerinde sorun yaşadığını söylüyor. Bu oran, beyaz ve Evanjelik Hıristiyanlık mezhebine mensup vatandaşlara kıyasla üç kat daha fazla. 

HSBC, UBS, Co-operative Bank gibi büyük bankaların da camiler, İslami yardım kuruluşları ve Filistin yanlısı STK'ların hesaplarını kapattığına dikkat çekiliyor.

Birleşik Krallık'taki Finsbury Park Camii'nin ve ülkede faaliyet gösteren Müslüman düşünce kuruluşu Kurtuba Vakfı'nın hesaplarının risk teşkil ettikleri gerekçesiyle HSBC tarafından 2014'te kapatıldığı hatırlatılıyor. 

FATF bankalara denetim sorumluluğu yüklese de bunun çok maliyetli olduğu, dolayısıyla bankaların risk ihtimali barındıran hesapların açılmasını baştan engellediği ya da mevcut hesapları doğrudan kapattığı aktarılıyor. 

Analizde, 11 Eylül sonrası kurulan bu sistemin terör finansmanını engellemekte başarısız olduğuna, IŞİD başta olmak üzere birçok radikal örgütün Afrika ve Ortadoğu'da yeniden güç kazandığına dikkat çekiliyor.

11 Eylül sabahı gerçekleşen 4 koordineli saldırı, en az 3 bin kişinin ölümüne, 25 binden fazla kişinin yaralanmasına ve 10 milyar dolarlık zarara yol açmıştı.

Dönemin El Kaide lideri Osama bin Ladin, başta saldırıları düzenlediğine ilişkin suçlamaları reddetmesine rağmen, 2004'te saldırıları resmi olarak üstlenmişti.


Independent Türkçe, Guardian, AA

Derleyen: Yasin Sofuoğlu

DAHA FAZLA HABER OKU