Avustralya'nın 10 Aralık'ta 16 yaş altındakilerin sosyal medya uygulamalarını kullanmasını yasaklayarak başlattığı kartopu etkisi her geçen gün daha da büyüyor gibi görünüyor.
Son gelişme Mısır'da yaşandı; Temsilciler Meclisi, çocukların sosyal medya uygulamaları ve web sitelerini kullanımını düzenleyecek bir yasa tasarısı hazırlamaya başladığını duyurdu. Bundan önce, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, cumartesi günü Mısır Polis Günü kutlamalarında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Kendime, hükümete ve meclise, Avustralyalıların ve İngilizlerin belirli yaş grupları için telefon kullanımını sınırlamak ve hatta yasaklamak için yasa çıkardığını hatırlatıyorum.” Amacın “bir rejimi veya otoriteyi korumak değil, çocuklarımızı bilinçlerini ve gelişimlerini tehdit eden tehlikelerden korumak” olduğunu da vurguladı.
İngiliz hükümetinin çocukları korumak için Avustralya'nın izinden giderek aynı önlemi alması yönünde artan çağrıların ortasında, İngiliz Lordlar Kamarası da çarşamba günü, 16 yaş altındakilerin sosyal medya kullanımını yasaklayan bir değişikliği onayladı.
İngiliz aktör Hugh Grant ve diğer kamuoyuna mal olmuş kişiler, “ebeveynlerin tek başına sosyal medyanın neden olduğu zararlara karşı koyamayacağını” söyleyerek, hükümeti bu öneriyi desteklemeye teşvik ettiler.
Bu durum, dünyanın en eski modern demokrasilerinden biri olan İngiltere'de, İngiliz halkının ergenlik dönemindeki kızları ve erkekleri ve hatta küçük çocukları sosyal medyanın ve sayısız uygulamasının “kötülüklerinden” koruma yönündeki ezici duruşuyla aynı zamana denk geliyor veya belki de bunu ifade ediyor.
Daha önce, aralık ayında yapılan bir YouGov anketi, İngilizlerin yüzde 74'ünün bu yasağı desteklediğini göstermişti.
Daha önce de belirttiğim gibi, bu uygulamaların ve platformların, çocuklar bir yana, yetişkinler için bile karanlık yönleri var! Ve yine dediğim gibi çözüm ancak Batı'nın kendisinden gelecek, çünkü “şeytanı onu çağıran kovmalıdır!” İşte Batı da en eski demokrasisi İngiltere'de şeytanı kovmaya çalışıyor.
“Karanlık ağ” (dark web) veya karanlık internetten değil, bildiğimiz bu kamuya açık, meşru internetten bahsediyoruz. Bu uygulamaların ve platformların kötü davranışlardan, bayağılığın normalleştirilmesi, saçmalığın, teşhirciliğin ve yalan söylemenin meşrulaştırılmasına kadar (zeka değil yaş olarak) yetişkinlerde neden olduğu davranış sorunlarının boyutuna bakın. Bu durumda olgunlaşmamış zihinleri ve hassas ruhlarıyla ergenlere neler yapmaktadır?
Çözümün yasaklama değil, rehberlik, eğitim ve sürekli hatırlatma olduğunu söylüyorlar. Bu kısmen doğru; eğitim, rehberlik ve diyalog her zaman, her yerde ve her yaş için gereklidir. Ancak bu tek başına yeterli değil, özellikle küçük çocuklar için çünkü ölümcül bir “bağımlılığı” eğitmekle karşı karşıyayız. Bağımlı, kör olmuştur, kendisi için en iyisinin ne olduğunu göremez.
Bir kez daha tekrarlıyoruz; bu, sosyal medyayı, popüler uygulamaları ve hatta internetin kendisini yaratanların argümanıdır. Ekleyecek başka bir şey var mı?
*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Şarku'l Avsat
© The Independentturkish