Dokuz yılda yaşanan askeri araç kazalarında 60'a yakın asker şehit oldu, 750 kişi de yaralandı

Sadece iki haftada biri yarbay üç asker, Güneydoğu'da meydana gelen askeri araç kazalarında şehit düştü. Özellikle 2020'de ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan askeri araç kazalarındaki artışı uzmanlar değerlendirdi

Askeri araçların karıştığı kazalarda çok sayıda asker şehit oldu ya da yaralandı / Fotoğraf: AA

2 Haziran 2020 - Siirt'in Pervari ilçesine bağlı Doğanköy'deki üs bölgesinde zırhlı araç, kontrolden çıkarak şarampole devrildi. İki asker şehit oldu, yedisi yaralandı.

10 Ağustos 2020 - Iğdır'da Ermenistan sınırında devriye gezen askeri aracın devrilmesi sonucu altı asker yaralandı.

1 Eylül 2020 - Hakkari'nin Şemdinli ilçesine bağlı Aktütün Bölgesi'nde görevden dönen askeri araç kaza yaptı. Kazada bir asker şehit olurken, bir asker ile bir güvenlik korucusu yaralandı.

24 Eylül 2020- Kilis'te Suriye sınırında askeri aracın devrilmesi sonucu içinde bulunan beş asker ve onlar tarafından sınır denetimi sırasında yakalanan 11 kaçak Suriyeli göçmen yaralandı.

19 Kasım 2020 –Irak’ın kuzeyinde icra edilen Pençe Kaplan Harekatı bölgesinde meydana gelen araç kazasında aralarında bir yarbayın da olduğu iki asker şehit oldu, biri de yaralandı.

1 Aralık 2020 –Hakkari Çukurca’da bir askeri aracın şarampole devrilmesi sonucu bir asker şehit oldu.

2 Aralık 2020 - Hatay Yayladığı'nda yoğun sis, kaygan zemin nedeniyle direksiyon hakimiyeti kaybedilen  askeri araç devrildi. Şans eseri ölen olmadı.

İnternette hızlıca bir arama yapıldığında geçmiş yıllarda da benzer çok sayıda haberi görmek mümkün.

Özellikle birçoğu Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde yaşanan askeri araçların karıştığı kazalarda bugüne kadar azımsanmayacak sayıda asker şehit düştü ve yaralandı.

Son olarak iki hafta içerisinde yaşanan kazalarda biri yarbay olmak üzere üç askerin şehit düşmesinin ardından savunma uzmanı Arda Mevlütoğlu, Twitter hesabından askeri araçların karıştığı kazalara dikkat çeken paylaşımlarda bulundu.

askeriaraç.jpg
Uzmanlara göre askeri araç kazalarının birinci nedeni eğitim eksikliği / Fotoğraf: AA

 

En çok kazanın olduğu beş ilden dördü Güneydoğu'da

Mevlütoğlu, yaptığı paylaşımda en fazla askeri araç kazası olan illeri sırayla Hakkari, Van, Diyarbakır, Şırnak, İstanbul olarak sıraladı.

Mevlütoğlu'nun tespitlerine göre bu kazalarda 2011'de 2, 2012'de 2, 2013'te 2, 2014'te 9, 2015'te 4, 2016'da 8, 2017'de 6, 2018'de 6, 2019'da 6 ve 2020'de 11 olmak üzere 9 yılda askeri araçların karıştığı kazalarda 56 asker şehit oldu.

Son iki olayda şehit olan üç askeri de ekleyince bu sayı 59'u buluyor.

Tabii ki gerçek sayıların bilinmesi için Milli Savunma Bakanlığı ya da İçişleri Bakanlığı'nın açıklama yapması gerekiyor.

araçşehit.jpg
Yıllara göre kazalarda ölen asker sayısı. Son iki olayda şehit olan üç asker hariç / Görsel: [email protected]_8

 

170'den fazla askeri araç kazalara karıştı

Yine Mevlütoğlu'nun tespitlerine göre 2011'den beri meydana gelen kazalara toplam 170 askeri araç karıştı.

Mevlütoğlu yine son iki vaka hariç yaklaşık 170 araçtan 130'unun tipini tespit edebildiğini kaydederek, "Bunlardan en fazla kaza yapanlar idari araçlar (otomobil, kamyonet, panelvan vb) ve onu kirpi ve taktik tekerlekli araçlar (Land Rover, Unimog vb) takip ediyor" dedi.

2020'de araç kaza sayısında artış yaşandı

Mevlüttoğlu, "2015-2016 civarı kaza sayısındaki artışı iç güvenlik harekatına (hendek operasyonları vb) bağlayabiliriz. Ancak 2020'de vaka ve şehit sayısındaki patlamayı anlamlandıramıyorum" diye konuştu.

Zırhlı araç kazalarında devrilme ve direksiyon hakimiyeti kaybı yaygın

Mevlütoğlu, basına yansıyan haberler baz alındığında kazaların oluş nedenlerine dair sağlıklı ve ayrıntılı bilgi edinmenin çok güç olduğunu belirtti.

Arda Mevlütoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

Ancak özellikle zırhlı araç kazalarında devrilme ve direksiyon hakimiyeti kaybının çok yaygın olduğu görülüyor. Öte yandan bu olayların gerçekleştiği illerin büyük kısmı Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da. Yani arazi ve yol yapısı etkeninin de göz önüne alınması gerekir. Operasyonların arttığı mevsim ve senelerde kaza sayılarının artması istatistiki açıdan beklenebilecek bir sonuç. Ancak hepsinden önemlisi, personel eğitiminin yeterli olup olmadığının belirlenmesi, olası eksikliklerin titizlikle giderilmesi gerekir.

 

arda mevlütoğlu.jpg
Arda Mevlütoğlu / Fotoğraf: Independent Türkçe

 

"Araçların kullanımı için özel eğitim gerekiyor"

Mevlütoğlu, bilhassa mayına karşı korumalı MRAP sınıfındaki araçların sürüş karakteristikleri, tasarımları diğer zırhlı araçlardan çok farklı olduğunu ifade etti. "Bu tip araçların kullanımı özel eğitim gerektirir" diyen Mevlütoğlu, "Öte yandan yine özellikle zırhlı personel taşıyıcı araçların içinde taşınan personelin emniyet kemeri, ekipman sabitleme, kask kullanımı gibi hususlarda son derece titiz olması; bunları birer refleks haline getirmesi gerekir. Zira bu tip araçlarla yaşanan kazalarda ölüm ve yaralanmalar genellikle, araç içinde savrulma ve sabitlenmemiş ekipmanın çarpmasından kaynaklanmakta. Yaralanmalar da genellikle ağır travma ya da uzuv kaybı şeklinde gerçekleşmekte" ifadelerini kullandı. 

"Dokuz yılda 60'a yakın şehit verildi ,750'ye yakın asker yaralandı, acil önlem alınmalı"

Mevlütoğlu, kişisel çabalarıyla tespit edebildiği kadarıyla 2011 yılından bu yana TSK ve güvenlik güçlerine ait idari ve taktik araçların karıştığı kazalarda 60'a yakın şehit, 750'ye yakın da yaralı verildiğini kaydederek, "Daha fazla şehit ve yaralı verilmeden, bu kazaların kök nedenleri, dahili ve harici etkenleri titizlikle belirlenmeli; önleyici ve giderici tedbirler ivedilikle alınmalıdır" diye konuştu.

 

mithatışık.png
Mithat Işık / Fotoğraf: sde.com

 

"Kazaların birinci nedeni eğitim yetersizliği"

"Peki bu tür kazalar neden daha çok Güneydoğu ve Doğu illerinde yoğunlaşıyor?" 

Bu soruyu uzun yıllar bu bölgelerde görev yapan ve bu süreçte birçok operasyona katılan emekli subaylara yanıtladı. 

Stratejik Düşünce Enstitüsü Güvenlik ve Savunma Koordinatörü olan Emekli Albay Mithat Işık, askeri araç kazalarının temel nedeninin kimi şoförlerin kullandıkları araçları kullanabilecek yeterli eğitim seviyesinde olmamaları olduğunu dile getirerek, "Bu sorun hep vardı. Eskiden de çok kaza olurdu. 1990'lı yıllarda jandarmada Land Rover tipi araçlarla çok kaza yaşanırdı" dedi. 

hatay askeri araç.jpg
Hatay Yayladağı'nda önceki gün sis ve kötü hava koşulları nedeniyle devrilen bir zırhlı araçta şans eseri ölen olmadı / Fotoğraf: Twitter

 

Hızlı kullanım, saldırı sırasındaki kısa süreli panikler de kaza nedeni

Işık, ardından kazaların diğer nedenlerini şöyle sıraladı:

-  Bölgede birçok yeni yol açıldı. Ama yollar tam ıslah edilmedi. Yollar yüksek arazi kesimlerinde ve viraj çok. Virajı alamadığı için yoldan çıkan araçlar oluyor.

 - Gece yapılan intikallerde yolların dar olması nedeniyle araçlar hedef göstermemek için farlar kapalı gidiyor. Bu da kaza ihtimalini artırıyor.

- Araçlar pusuya düşmemek ve taciz atışına maruz kalmamak için olması gerekenden hızlı gidebiliyorlar. Örneğin 25 kilometre hılza gidilmesi gereken yolda 40 kilometre gidiyor.

- Kimi zaman da intikal sırasında teröristlerce yapılan taciz ateşleri ya da mayın patlaması ilk anda şoförlerin paniğe kapılmasına neden olabiliyor. Aracı sağa veya sola çekeyim diye anlık ve hızlı karar verirken de savrulma sonucu devrilme olabiliyor.

- Üç - dört araçlık konvoylarda daha fazla kaza oluyor. Çünkü araçlar bu durumda daha hızlı hareket halinde ilerliyor.

- Birliklerin daha mobilize hale gelmesiyle daha çok hareket halinde olması, intikallerin artması da kaza yaşanma olasılığını yükselten nedenler arasında.

Kazalar nasıl önlenebilir?

Işık, bu konuda da şunları dedi:

İntikaller öncesinde yol emniyetinin alınması lazım. Yol emniyeti alınırsa pusu, mayınlama riski azaldığından konvoylar daha düzenli olarak ilerler. Ayrıca bölgenin koşullarına uygun araçların kullanılması lazım. Dar bir yoldan büyük bir araçla geçmemek gerekiyor.

azizergen.jpg
Aziz Ergen / Fotoğraf: Independent Türkçe

 

"Genç şoförler,  saldırı ve mayın patlaması stresi altında görev yapıyor"

Emekli Kurmay Albay Aziz Ergen de konuyla ilgili sorumuz üzerine askeri araç şoförlerinin oldukça genç yaşlarda olduklarına dikkati çekerek sözüne başladı ve şöyle devam etti:

20-21 yaşında bir genç geliyor ona bir araba teslim ediyorsun. Ya da uzman çavuş ise 23 – 24 yaşlarında oluyorlar.  Askerler Doğu’ya gelmeden önce batıdaki şoför eğitim merkezlerine gidiyor. Doğu’ya geldikten sonra da bir oryantasyondan geçiyorlar ancak araca ve bölgeye alışmaları zaman alıyor.

Askeri şoförlerin doğuda görev yaparken ciddi bir saldırı ve mayın patlaması tehdidi altında görev yaptıklarını, bu stresin de zaman zaman kazalara yol açabileceğin söyleyen Ergen, şunları söyledi:

Araçlarla çoğu zaman 17 kişilik timler taşınıyor.  Araçlar öyle otoban yollarda da gitmiyorlar. Çoğu zaman sarp bölgelere toprak, stabile yollarda ilerliyorlar.  O 17 kişinin canı şoförün dikkatine de bağlı. Bu psikolojik bir baskı yaratıyor.  Yolda giderken diğer taraftan olası mayına karşı gözünü yoldan kaçırmamak zorunda. Bu büyük bir stres.

Ergen, TSK bünyesinde batı illerinde işi şoförlük olan maaşlı sivillerin de çalıştırıldığını ancak doğuda bunların bulunmadığını kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:

Geçmişte de çok kaza olurdu.  Ancak son yıllarda operasyona profesyonel askerlerden oluşuyor. Bundan dolayı kazalarda şehit olan rütbeli askerlerin de at-artmasıyla bu olaylar daha çok dikkat çekmeye başladı.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU