İlahiyatçı Beşer'in "Müslüman olmadan iyi bir insan olunmaz" iddiasına meslektaşları ne cevap verdi?

İlahiyatçı Faruk Beşer'in "İyi bir Müslüman olmadan iyi bir insan olunmaz" sözüne Yeprem, Kırbaşoğlu, Balcı'dan "Dindar olmayan biri de iyi olabilir" itirazı geldi. Bayındır ise, "Kafir, inandıktan sonra üstünü örten kişidir" iddiasında bulundu

Beşer, Müslüman olmadan iyi insan olunamayacağını iddia ederken, bu görüşüne bazı meslektaşlarından itiraz geldi / Fotoğraf: İHA

İlahiyatçı Prof. Dr. Faruk Beşer, Yeni Şafak gazetesindeki  köşesinde "Müslüman olmadan iyi bir insan olunabilir mi?" başlıklı köşe yazısında "İyi bir insan olmak için Tanrı'ya inanmak gibi bir ön şart yoktur" görüşünü eleştirmiş ve şöyle demişti:

"İnsan olmadan Müslüman olunmaz" gibi sorunlu bir aforizma yerine, "Allah'a inanıp salih amelleri yaparak iyi bir Müslüman olmadan iyi bir insan olunmaz" dememiz gerekir. Mevlana'ya nispet edilen, ‘Ne olursan ol gel' sözü bile, safi hümanizm kokan böyle ifadelere göre çok daha savunulabilir bir aforizmadır. Ve İslam söz konusu olduğunda mesele ‘bana göre' meselesi olmaktan çıkar. Onu doğru anlama meselesi ise her zaman geçerlidir."

farukbeşer.jpg
Prof.Dr. Faruk Beşer / Fotoğraf: AA

 

Her dönemin tartışma konusu

Beşer'in iddiası aslında her dönem tartışılan bir konu.

"Dindar insanlar daha mı ahlaklıdır" ya da "Ahlaklı insanlar daha mı dindar olur" gibi iddialar her zaman tartışma konusu olmuştur.

Son olarak Beşer'in yazısında dile getirdiği "İyi Müslüman olmadan iyi insan olunmaz" iddiasını farklı ilahiyatçılara yönelttik.

saim yeprem.jpg
Prof.Dr. Saim Yeprem / Fotoğraf: Twitter

 

Prof.Dr. Saim Yeprem / İlahiyatçı

"Dindar olmayan biri de çok ahlaklı olabilir"

Bu konuyu felsefi açıdan ele almakta fayda var. Ahlak ile din arasındaki ilişkiyi ele aldığımız zaman iyi bir dindar, mutlaka ahlaklı kişidir. Ama iyi ahlaklı bir kişinin mutlaka dindar olması gerekmez. Bu genel bir kuraldır. Ahlak dinin olmazsa olmazıdır. Ahlaksız birinin iyi bir dindar olması düşünülemez. Ama tersinden bakarsak dindar olmayan biri de çok ahlaklı olabilir. Konuya bu açıdan bakıldığında sorunun cevabı bulunmuş oluyor. Bugün bütün insanlığın faydasına icatlar yapmış, milyonlarca insanı kurtarmış ama dindar olmayan birine iyi bir insan değildir diyebilir miyiz?  Birine iyi bir dindar diyebilmek için önce çok iyi ahlaka sahip olması şarttır.

hayrikırbaşoğlu.jpg
Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu / Fotoğraf:[email protected]

 

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu / İlahiyatçı

"Müslüman olmadan çok iyi olan insanlar var"

Beşer'in iddiası savunmacı bir söylem. Çünkü İslam dünyası ahlak bakımından imtihanı kaybetmiştir. Dünyanın en ahlaklı, düzgün insanları Müslümanlar'dan çıkmıyor. İnsanlar maalesef dindarlıklarını sorguluyor. Bu iddia da bu gelişmelere karşı bir savunma.

İkincisi konunun bilimsel ve teolojik boyutunu ayırt etmek lazım. Müslüman olmadan çok iyi olan insanlar var. Yazarın Müslüman iyi olmalıdır sözü bir temenni.  Temennilerle zaman geçiriyorlar. Temenni yerine İslam dünyası neden birey ve toplum olarak daha ahlaklı değil sorusunun cevabı aranmalıdır.

"Dinsiz olduğu halde pek çok Müslüman'dan daha ahlaklı insanlar vardır"

"Bugün maalesef uluslar arası verilere göre yolsuzluk konusunda İslam ülkelerinin zirvede olduğunu görüyoruz. Hal böyle iken bu tür söylemler sorunun üzerine gitmek yerine ondan kaçmaktır" diyen Kırbaşoğlu açıklamalarını şöyle sürdürdü:

Dinsiz olduğu halde pek çok Müslüman'dan daha ahlaklı insanlar vardır. Tarihte bunun birçok örnekleri vardır. Beşer'in temennisi dış dünyadaki durumu değiştirmiyor. Bugün İslami öğretide ahlak sadece cinsellik ve basit gündelik olaylara indirgenmiştir. Oysa siyasetten, bilime, sanata hayatın her alanına ahlak sistemini koymamışız.

"Bizde haram yemek sol elle yemek kadar önemsenmedi"

Biz de ahlak sorunu en son sırada gelir. İsmet Özel'in "Bizde haram yemek sol elle yemek yemek kadar önemsenmedi" diye bir sözü vardır. Sol el ile yemek yendiğinde kıyamet koparan muhafazakarlar haram yendiğinde süküt içerisindeler. İyi insan olmak için önce Müslüman olmak gerektiği iddiası Türkiye'de İslamcılık iddiasında bulunanların ahlaki olarak iflas etmelerine karşı yaptığı cılız olarak yapılmış bir savunmadır. Oysa din bile ahlaki bir eylemdir.

"Müslümanlar'da ahlak cinselliğe indirgeniyor ama sistem ahlakı yok"

Bugünkü Müslümanlar'da ahlak cinselliğe indirgeniyor ama sistem ahlakı kesinlikle yok. Bu konuda bir öneri de yok. Örneğin ticari reklamların nasıl olması gerektiğine dair bir metin bulamazsınız. Oysa Vatika'dan Papalığın sitesinde Katoliklerin reklamcılık konusunda uyması gereken kurallarla ilgili bir metin vardır ve buradaki kurallara dünyanın her yerindeki ahlaklı insanlar imza atar. Bizde bu konuda bir öneri bulamazsın

abdülaziz bayndır.jpeg
Prof.Dr.Abdülaziz Bayındır / Fotoğraf: [email protected]_Bayindir_Hoca

 

Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır / İlahiyatçı

"Kafir inandıktan sonra gerçekleri örten kişidir"

Her insan, büluğa erinceye kadar yaptığı gözlemlerle Allah'ın varlığı ve birliği konusunda kesin kanaate ulaşır. Bunun örneği, putperest bir ailenin çocuğu olarak doğan İbrahim aleyhisselamdır. İslam fıtrat, yani Allah'ın doğal yapıya koyduğu kanun ve kurallar bütünüdür. Bu kurallar her insanda olduğu için doğal yapısını koruyana müttakî denir. Ona Kur'an, doğru bir şekilde anlatılırsa hiç tereddüt etmeden onu kendine rehber edinir. Böyle biri, daima dürüst ve erdemli olmaya ve kendini her türlü yanlıştan korumaya çalışır. İşte iyi insan odur.

Kafir, inandıktan sonra gerçeklerin üstünü örten kişidir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

"Bazı yüzlerin ak olacağı, bazı yüzlerin de kararacağı günde, yüzleri kararanlara şöyle denir: ‘Siz inandıktan sonra kâfir oldunuz, öyle mi! Kâfir olmanıza karşılık, tadın şu azabı!' Yüzleri ak olanlar ise Allah'ın ikramı içinde olurlar ve orada ölümsüz olarak kalırlar." (Al-i İmran 3/106-107)

"Allah'ın yüklediği görevlerden birini kabul etmeyen kafir olur"

İblis dahil, Allah'ın varlığını ve birliğini kabul etmeyen yoktur. İlgili ayetleri dikkatle okuyanlar görürler ki, İblis'i kâfir yapan, Allah'ın tek bir emrini kabul etmemesidir.  Bu sebeple Allah'ın yüklediği görevlerden sadece birini bile kabul etmeyen kâfir olur. Çünkü kendine göre şartlar koyan biri Allah'a teslim olmuş sayılamaz.

"Dini menfaatleri için kullananlar en tehlikeli insanlardır"

Doğru dindarlık, aklı kullanmayı ve Allah'ın ayetlerine uymayı gerektirir. İşte tam burada din adamları devreye girer. Onların bir menfaat peşinde olmayanları çok faydalı olur ve çözüm yollarını gösterirler. Ama dini menfaatleri için kullananlar, en tehlikeli insanlardır. Onların bütün çabaları, Allah'ın kitabını etkisizleştirmek, başkalarının sözünü Allah'ın sözü gibi kullanıp dini istedikleri gibi kullanmaktır. İşte en tehlikeli insanlar onlardır.

"Hayatında Allah birinci sırada olan dünyanın en hür insanıdır"

Herkes kendine şu soruyu sormalı: "Allah benim hayatımda kaçıncı sırada?" Eğer birinci sırada ise dünyanın en hür ve en güçlü insanı odur. Allah'a güvenir ve ona tam teslim olur. Eğer Allah ikinci sırada ise o, birinci sıraya koyduğu şeyin kulu ve kölesi olur. Bütün hürriyetini kaybeder ve hayatını yanlışlar içinde geçirir. Dini konularda çok uyanık olmalı, akla ve doğal yapıya uymayan her şey, sonuna kadar sorgulanmalıdır.

israfilbalcı.jpg
Prof.Dr.İsrafil Balcı / Fotoğraf: Twitter

 

Prof. Dr İsrafil Balcı / İlahiyatçı

"İyi Müslüman olmak için önce iyi insan olmak gereklidir"

Bu iddiaya şiddetle itiraz ediyorum. İyi Müslüman olmak için önce iyi insan olmak gereklidir. İyi insan olmadıktan sonra Müslüman olmanın anlamı yoktur. Zaten Kuran-ı Kerim'de iyi insan olmanın kodları verilmiştir. İyi insan kime denir? Ahlaklı, dürüst, hak yemeyen, hak hukuk tanıyan, insanlarla barışık yaşayan, insanları ötekileştirmeyen, yardımsever...  Bunlar iyi insan olmanın hasletleridir.

Bunların olması için mutlak inanmak şartı yoktur. Nitekim de inanmadığı halde son derece ahlaklı, dürüst yaşayan insanlar vardır. Buna mukabil inandığı halde birçok konuda ahlaki sorunlar yaşayan insanlar da  vardır.

"İyi insan olmak için inanmak yetmiyor"

"Eğer iyi insan olmak için iyi Müslüman olmak gerekseydi bütün Müslümanların şu anda  toz pembe bir hayat sürmesi gerekirdi" diyen Balcı, sözlerini şöyle devam ettirdi:

Demek ki inanmak yetmiyor. O zaman ne gerekiyor? Önce iyi insan olacaksınız. İyi insanda olmanın ön koşulu da saydığımız ve evrensel olan kriterlerdir. Bunlar yerine getiren zaten iyi insan olur. Rabbimizin de bizden istediği  budur.

"Müslümanlar dindarlığı sadece ibadet olarak görüyor"

"Müslümanlar olarak en çok içinden çıkamadığı hususlardan biri dindarlığı sadece ibadet ve muamalat olarak görüyoruz" diyen Balcı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Oysa dindarlık aynı zamanda iyi insan olmanın gereğidir. Kuran-ı Kerim, 60'e yakın ayette ‘İnananlar ve yararlı iş yapanlar' der. Biz inananlar kısmında varız ama salih amel kısmında yokuz. Salih amel kısmını sadece ibadete mal ederek anlamaya çalışmışız. Yani daha çok ibadet ederek iyi Müslüman olacağımızı sanıyoruz. Tabii ki ibadette olacak ama önce ahlak, dürüstlük, çalışmak, ahlak gelir. Ahlakın, hukukun, paylaşımın olmadığı dünyada ne kadar iyi bir Müslüman olabiliriz. Dolayısıyla bunlar için önce iyi insan olmak gerekir. İyi insan olan da zaten dürüst iyi Müslüman olur. O nedenle bu iddiaya şiddetle itiraz ediyorum. İyi insan olmadan asla iyi Müslüman olunamaz…

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU