Erdoğan: 8 Kasım'da Azerbaycan ziyareti yapmayı düşünüyorum, kardeşliğimizin aşamayacağı hiçbir engel yok

Erdoğan, Azerbaycan'ın Zafer Günü etkinliklerine katılmayı düşündüğünü belirterek iki ülke arasındaki bağların kopmayacağını söyledi

Fotoğraf: AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Seul ziyaretinden Türkiye'ye dönüşü sırasında uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin yatırımcılara sağladığı fırsatları, küresel ölçeğe sahip Koreli firmalara anlattım. Kore ile nükleer enerji alanında iş birliği için görüşmelerimiz oldu. Bu ziyaretimizde bu alanda yeni bir irade ortaya koyduk. Özellikle finansman konusunda görüşmelerimiz sürecek. Savunma sanayii alanında ise Altay tankı ve Fırtına obüsleri gibi başarılı projelerden hareketle iş birliğimizi ilerletecek konuları ele aldık. Ayrıca, otomotiv, ileri teknolojiler ve yapay zeka alanlarında iş birliği imkanlarını değerlendirdik" dedi.

Erdoğan, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy'nin Türkiye ziyareti anımsatılarak, üçlü bir zirvenin yapılıp yapılamayacağına ilişkin soru üzerine, "Sayın Zelenskiy’nin, Türkiye'ye yaptığı ziyarette bunları etraflıca görüşme fırsatımız oldu. Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın sonlandırılması için müzakereler noktasında diplomasi yoluyla adımların atılmasının çok önemli olduğunu Zelenskiy’e anlattık. Türkiye olarak barışa giden yolu açmak için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Zelenskiy ile yaptığımız görüşmeden sonra şimdi Putin ile de bir görüşme yapmak suretiyle işin Rusya ayağını ele alalım istiyoruz. Bu arada ilgili arkadaşlarım muhataplarıyla görüşerek, Rusya tarafını bu görüşmeye hazırlayacaklardır" yanıtını verdi.

"8 Kasım'da Azerbaycan ziyareti yapmayı düşünüyorum"

Erdoğan, Azerbaycan ile ilişkilere ilişkin, şunları kaydetti:

8 Kasım’da Azerbaycan'ın Zafer Günü var. Ben de, fevkalade bir durum söz konusu olmazsa, 8 Kasım günü bir Azerbaycan ziyareti yapmayı düşünüyorum. İnşallah bu ziyaret vesilesiyle gerekli adımları atma imkânımız olur. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile telefon görüşmelerimi yaptım. Tabii bu arada gerek İstihbarat Başkanımı gerek Dışişleri Bakanımı Azerbaycan'a gönderdim. Ayrıca bir telefon diplomasisi yine bu arada gerek İlham Bey ile gerekse eşler arasında yapıldı, yapılıyor. 8’indeki Zafer Günü’ne önem veriyorlar. Azerbaycan’la ilişkilerimiz, klasik diplomatik temasların çok ötesindedir. İki ülkenin kopmaz bağı ortak tarihimizin, kültürümüzün, kaderimizin ve inşallah geleceğimizin ürünüdür. Türkiye ve Azerbaycan kardeşliğinin evelallah aşamayacağı hiçbir engel yoktur.

"Köşeli cümleler kurmak erken olacaktır"

Erdoğan, ABD ara seçimlerinin Türkiye ile ABD ilişkilerine nasıl yansıyacağına ilişkin bir soru üzerine, "Şimdiden köşeli cümleler kurmak herhalde erken olacaktır. Türk-Amerikan ilişkileri köklüdür ve sağlam temellere dayanır. NATO müttefiki ve uzun yıllara dayanan stratejik ilişkilere sahip iki ülkeyiz. Biliyorsunuz bölgemiz uzun zamandır çok çalkantılı bir süreçten geçiyor. Dört bir yanımızda savaşlar, çatışmalar, zulümler maalesef devam ediyor. Biz bölgemizin bir an önce huzura kavuşmasını istiyoruz. Seçim sonuçlarının coğrafyamızda kalıcı barışa ve istikrara katkı vermesi en büyük arzumuz. Bu amaçla hem Amerikan Yönetimiyle hem de Temsilciler Meclisi ve Senato'yla yakın diyalog halinde olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

"Tespit ve teyit çalışmaları planlandığı şekilde devam ediyor"

Erdoğan, PKK'nın silah bırakma sürecine ilişkin olarak, şunları kaydetti:

Terörsüz Türkiye sürecimiz, kanunun belirlediği çerçevede devam ediyor. Oradan taviz vermemiz mümkün değil. Sürecin takibini titizlikle yapıyoruz. Milletimizin arzuladığı büyük hedefe ulaşmak için dikkatli şekilde ilerliyoruz. Bazen bu ilerlemeler konunun nezaketi nedeniyle görünür olmayabilir. Ama buradaki kararlılığımız net. Sınırlarımızın ötesindeki mağaralar kademe kademe boşaltılıyor. Tespit ve teyit çalışmaları planlandığı şekilde devam ediyor. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında oluşturduğumuz kurulumuz da devletimizin ilgili kurumları da konuya hakim. Silah bırakmanın tam anlamıyla gerçekleşmesi, tespit ve teyit süreçlerinin tamamlanması ile yeni aşamaya geçeceğiz. Böylesi büyük meselelerin halli, hassas bir süreç yönetimini gerektiriyor. Biz de meseleyi hassasiyetle yönetmenin çabası içerisindeyiz. Ülkemizi terörsüz geleceğe hep birlikte taşıyacağız. Sağdan, soldan, nereden ne olursa olsun, ne gelirse gelsin bütün bu mağaraları boşaltarak terörün artık tamamen bittiğini hep birlikte inşallah göreceğiz ve yaşayacağız.

"Sermaye piyasalarımızı bu mikroptan temizleyeceğiz"

Erdoğan, fon soruşturmasına ilişkin bir soru üzerine ise şöyle konuştu:

Gerekli yol haritasını oluşturduk, gerekli talimatları verdik. Yol haritasına göre her kurum kendi görevini yerine getiriyor. Herhangi bir taviz vermemiz mümkün değil. Gerek mevzuat gerek idari tedbirler gerek yargı süreçleri hepsi takibimizde. Rüşvet, usulsüzlük, suistimal, bütün bunlar tek tek ortaya çıkartılıyor. Bakıyorsunuz hiç ummadığınız insanlar, bu işlerin içerisine girmişler. Yargı bunları tespit ediyor ve gerekeni yapıyor. Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirdim. Onlar kendi incelemelerini yürütüyor. Oradan çıkacak netice çok önemli. Fon Koordinasyon Kurulumuz, düzenli ve sık aralıklarla toplanıyor. Güvence verildiği gibi, bu ödemeler aralıksız yapılıyor. Kamu kaynağı kullanılmadan bu sürecin yönetilmesi temel prensibimiz. Haksız kazanç sağlayan, sermaye piyasalarını manipüle eden veya bunlara çanak tutan kim varsa, bunun hesabını verecek. Sermaye piyasalarımızı bu mikroptan temizleyecek, inşallah her açıdan daha sağlıklı bir yapıya kavuşturacağız.

Erdoğan, iktidarlarının 24'üncü yılı olduğunun anımsatılması üzerine, "24 yıl önce teslim aldığımız bu emanette hassasiyetimiz neyse bugün de bu hassasiyetimiz aynı kararlılıkla devam ediyor. Biz bu koltukları burada daimi olarak oturmak için milletimizden teslim almadık. Koşacağız, yorulacağız, terleyeceğiz ve milletimize hak ettiği emanetin gereğini teslim edeceğiz. 24 yıl öncenin Türkiye'siyle bugünü kıyaslamaya günler yetmez. O kadar çok adım attık, o kadar çok eser ve hizmet ürettik ki saymakla bitmez. Tabii bunları yaparken güllük gülistanlık bir ortamımız yoktu. Nasıl bir Türkiye teslim aldık, hepiniz biliyorsunuz. Ve şu anda nasıl bir Türkiye'deyiz, Zaman içinde karşı karşıya kaldığımız türlü engellemeler, türlü tuzaklar, bütün bunlar ortada. Biz 'Her şey Türkiye için' dediysek, bunun gereğini yapacağız. Yıllar, dünyayı, bölgemizi, hayatı değiştirdi. Bunu görerek etraflıca değerlendirmesini yaparak adımlarımızı da buna göre atacağız. Durmak yok, yola daha güçlü, daha azimli, daha kararlı devam ediyoruz" ifadesini kullandı.

 

Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU