İsrail'deki Meclis (Knesset) seçimlerinde Arap partileri büyük başarı yakalasa da Gazze ve Batı Şeria'daki Filistinliler, Tel Aviv'in politikalarında ciddi bir değişiklik beklemiyor.
AFP'nin irtibata geçtiği Batı Şeria'nın Ramallah kentinde yaşayan Ahmed Avad, siyasetçilerin değişmesinin İsrail'in Filistin politikalarında köklü bir dönüşüm getireceğine inanmadığını söylüyor.
Gazze'de saldırılar nedeniyle yerinden edilen Hüda Huli, hükümeti kim kurarsa kursun, İsrail toplumundan çatışmanın sona ermesini isteyen daha insani bir ses yükselmesini umuyor.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Ramallah sakinlerinden Abdullah Rahma ise son yıllara kıyasla daha iyi bir dönemin başlayabileceğine inandığını belirtiyor. Ancak Binyamin Netanyahu'nun iktidarda kalması halinde kurulacak herhangi bir koalisyonun aynı politikaları sürdüreceğini ifade ediyor.
Haaretz'in aktardığına göre, İsrail'de 27 Ekim'de yapılan seçimlerde oyların yüzde 93,41'i sayıldı. Başbakan Netanyahu önderliğindeki radikal sağcı blok 53, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloku ise 48 sandalyeyle seçim yarışını sürdürüyor. İki blok da koalisyon kurmak için yeterli 61 milletvekiline ulaşamadı.
İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Yusuf Cebbarin liderliğindeki Ortak Liste ve Mansur Abbas'ın Birleşik Arap Listesi (Ra'am) ise toplamda 19 sandalye kazanarak Knesset'te kilit konuma yerleşti.
Suudi Arabistan merkezli Arab News'de yayımlanan analizde, Arapların "İsrail tarihindeki en büyük temsil gücüne ulaştığı" yorumu yapılıyor. Arap partilerinin "seçimin sürpriz kazananları ve muhtemelen hükümetin kaderini belirleyecek güçler olarak öne çıktığı" yazılıyor.
Diğer yandan muhalefetin Arap partileriyle ittifak kurup kurmayacağıysa henüz netleşmedi. Cebbarin, Netanyahu'yu iktidardan uzaklaştırmak için muhalefetin kuracağı hükümeti dışarıdan desteklemeye hazır olduklarını açıkladı.
ABD merkezli düşünce kuruluşu Washington Arab Merkezi'nden Yousef Munayyer, Gazze'deki saldırılar sırasında savaş kabinesinde görev yapan Eisenkot'un da Filistinlilerin kaygılarını giderecek bir isim olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor.
Analist, Netanyahu yönetiminin değişmesi halinde Yahudi yerleşimcilerin tepki olarak Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik saldırıları artırabileceğine dikkat çekiyor.
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nden Beth Oppenheim ise Eisenkot liderliğindeki bir hükümetin, yerleşimci şiddetinin etkisini sınırlayabileceğini savunuyor.
Independent Türkçe, Times of Israel, Haaretz, Arab News
Derleyen: Yasin Sofuoğlu