BM İklim Zirvesi'ne ev sahipliği yapan Türkiye'den gelen devasa metan gazı sızıntıları

Prof. Dr. Mustafa Öztürk Independent Türkçe için yazdı

Çöp depolama alanlarına diğer atıklarla birlikte gömülen organik maddeler, oksijensiz ortamda ayrışarak çöp sahasında metan gazı ve hidrojen sülfür gazı salınır.

Türkiye’de atıkların yüzde 50 ile yüzde 60’ı organik atıklardır (gıda ve park-bahçe atıklarıdır).

İstanbul’da Silivri çöp depolama alanına günde 10 bin ton atık depolanmaktadır.

Çöp depolama alanlarında atıklar günlük olarak sıkıştırılmazsa, her gün çöp döküm işlemi sonrası üzeri 15 cm ila 30 cm toprakla örtülüp sıkıştırılmazsa, günlük örtü ince yapılırsa, gelişigüzel günlük örtü yapılırsa ve depolama alanı üzerinde su göllenmesi olursa depolama alanından ciddi oranda biyogaz (önemli miktarı metan gazı) sızıntısı oluşur.

Uydu izleme sistemi, İstanbul Avrupa yakasındaki Silivri çöp depolama alanının üzerinde tespit edilen devasa metan gazı bulutu görüntüsünü yakaladı.

İstanbul Avrupa yakasındaki Silivri çöp depolama alanında Carbon Mapper, ortalama kaynak emisyon oranını saatte yaklaşık 7,4 ton metan olarak tahmin etmiştir. İstanbul Avrupa yakasındaki Silivri çöp depolama sahasının bu miktarının küresel ısınmaya etkisi, yaklaşık 1,5 milyon büyük SUV (spor amaçlı arazi) aracın oluşturduğu emisyonlara eşdeğerdir.

UCLA araştırmacıları, Silivri çöp depolama sahasını Türkiye’nin en fazla emisyon yayan çöp depolama sahası olarak belirledi; uzaydan görülebilen bir uydu görüntüsü, sızıntının boyutunu ortaya koyuyor.

İstanbul Anadolu yakasındaki Şile çöp depolama alanından ise saatte 4 ton metan gazı emisyonunun küresel ısınmaya etkisinin, yaklaşık 800 bin büyük SUV (spor amaçlı arazi) aracın oluşturduğu emisyonlara eşdeğer olduğu hesaplanmıştır.
 

Resim 1. İstanbul Silivri çöp depolama alanında metan gazı dağılımı
Resim 1. İstanbul Silivri çöp depolama alanında metan gazı dağılımı

 

SUV’lerin iklim üzerindeki etkisi çoğunlukla yakıt yakılmasından kaynaklanan karbon dioksittir (CO₂); çöp depolama alanının etkisi ise çoğunlukla ayrışan atıklardan kaynaklanan metandır (CH₄).

İstanbul Silivri çöp depolama alanından salınan 7,4 ton/saat metan gazı toplanabilse, yüzde 35-yüzde 40 verimlilikte çalışan gaz motoru jeneratörü ile 38.000-41.000 kWh elektrik üretilir. Aylık ise 1.140.000 ila 1.230.000 kWh elektrik üretilir.

Türkiye'de 4 kişilik bir ailenin aylık elektrik tüketimi genellikle 250 kWh ile 500 kWh arasında değişmektedir. Buna göre çöp depolama alanları biyoreaktör olarak çalıştırılsa yaklaşık 2.370 ila 4.740 ailenin (yaklaşık 9.480 ile 18.960 kişinin) elektrik ihtiyacı sağlanır.

Metan gazının küresel ısınmadaki payının yaklaşık dörtte birinden (yüzde 20 ile yüzde 30 arasında) sorumlu olduğu tahmin edilmektedir.

Metan gazının atmosfere sızması son derece önemli. Çünkü metan gazı (CH₄) kısa vadede çok daha güçlü sera gazı etkisi gösterir; 20 yıllık bir süre içinde karbon dioksitten (CO₂) yaklaşık 80 ila 86 kat daha fazla ısıyı hapseder ve 100 yıllık bir zaman diliminde ise yaklaşık 28 ila 30 kat daha fazla ısıyı hapseder.

Çöp depolama alanlarından bu devasa metan gazı sızıntıları, dünyadaki en büyük tekil insan kaynaklı metan gazı emisyon kaynaklarından bazılarıdır.

Türkiye, 2030 yılına kadar küresel metan emisyonlarının yüzde 30 azaltılmasını hedefleyen Global Methane Pledge’i imzalayan 159 ülke arasında bulunmuyor.

Saatte 7,4 ton metan (CH₄) gazı salınan İstanbul Silivri çöp depolama alanından, US EPA standartları ve tipik depo gazı bileşimlerine göre saatte yaklaşık 15,7 kg ile 78,6 kg arasında hidrojen sülfür (H₂S) de salınır.

• 100 ppm (H₂S) için: Saatte yaklaşık 15,7 kg hidrojen sülfür,
• 500 ppm (H₂S) için: Saatte yaklaşık 78,6 kg hidrojen sülfür

açığa çıkar.

Bu konsantrasyonlarda H₂S gazı, koku alma sinirlerini felç etmeye başlar (koku yorgunluğu). Gazın kokusu artık hissedilmediği için ortamın güvenli olduğu yanılgısına düşülür ve bu durum ölümcül risk yaratır. Göz ve akciğer hasarı artar.

Silivri çöp depolama alanı çevresindeki köylerde yaşayanlar, yıllardır hâkim rüzgâr yönünde, özellikle inversiyonlu saatlerde havada biriken ağır, boğucu ve iğrenç hidrojen sülfür (H₂S) gazı kokusundan şikâyet ediyorlar. Bunun önemli sebeplerinden biri yanlış çöp depolama işletmesidir.

Çöp depolama alanlarında metan gazı sızıntılarını durdurmanın daha güvenilir bir yolu, organik atıkları (yemek artıkları, kâğıt, park-bahçe atıkları ve benzeri atıkları) azaltmaktır. Bu, organik atıkların çöp sahasına gitmesini ve orada çürümesini en başından önlemektir. Bunun için:

• Birincisi, organik atıkları azaltmak.
• İkincisi ise kaynağından ayrı toplanan organik atıklardan kompost veya biyogaz üretmek.

Atık toplamada organik atıkların ayrı toplanmasına ve ayrıştırılmasına öncelik verilir, özellikle tarım bölgelerinde; ardından bu organik atıklar bir kaynak olarak komposta dönüştürülerek toprak iyileştirici olarak kullanılabilir veya biyogaz tesislerinde metan gazına dönüştürülebilir ve elektrik üretilebilir.

Kompostlama, organik maddeleri oksijen kullanarak toprak iyileştirici bir maddeye dönüştürür. Havalandırma ve nem yönetimi, ayrışmayı ve emisyonları etkiler. Elde edilen kompost, girdi malzemeleri ve işlem uygun bir ürün ortaya çıkardığı takdirde, organik madde ekleyebilir ve toprağın su tutma kapasitesini artırabilir.

Anaerobik sindirim, organik atıklar için kontrollü bir sistem içinde kasıtlı olarak oksijensiz koşullar kullanır. Organik atıkların havasız ortamda bozulması sonucu ortaya çıkan biyogaz, enerji üretmek için toplanır. Ayrıca daha fazla işleme tabi tutulabilen veya uygun yerlerde arazide kullanılabilen, besin açısından zengin bir bakiye olan sindirim atığı da üretir. İklim performansı kısmen gazın tutulmasına ve sindirim atığının nasıl işlendiğine bağlıdır.

Gıda atıklarının çöp depolama alanlarına dökülmesinin yasak olduğu ülkeler:

• Güney Kore, 2005 yılından bu yana tüm atık üreticileri için gıda atıklarının çöplüklere atılmasını yasakladı ve atık toplama sistemini "atık başına ücret" sistemiyle birlikte uyguluyor; atıkların geri dönüştürülme oranının yüzde 95'in üzerinde olduğu bildiriliyor.

• Vermont, Temmuz 2020'den beri ev ve iş yerlerinden gelen yemek artıklarının çöplüklere atılmasını yasakladı.

• Fransa, tüm üreticilerden biyolojik (organik) atıkların kaynakta ayrıştırılmasını şart koşmuştur.

• Almanya, 1 Haziran 2005'ten itibaren işlenmemiş gıda atıkları da dâhil olmak üzere işlenmemiş biyolojik olarak parçalanabilir belediye atıklarının depolanmasını yasaklamıştır.

• İsveç'te 2005 yılından beri organik atıkların depolanması yasaklandı (yanıcı atıklar daha önce, 2002'den itibaren yasaklanmıştı); ayrıca depolama vergisi de uygulanıyor. Belediyelerin atıklarını depolaması oranı şu anda yüzde 1'in altındadır.

• Avusturya'da 2016 gibi yönetmeliklerle güncellenen çöp depolama kuralları, 2000'li yılların ortalarından beri yürürlükte olan ve çöp vergileri ile zorunlu ayrı toplamayla desteklenen, toplam organik karbon (TOC) oranı yaklaşık yüzde 5'in üzerinde olan organik atıkları sınırlandırmaktadır.

• Norveç'te 2004-2009 yılları arasında aşamalı olarak yürürlüğe giren atık yönetmelikleri kapsamında biyolojik olarak parçalanabilir atıkların (gıda, kâğıt, ahşap, tekstil vb.) depolanmasına yönelik yasak getirildi; bu yasak, toplam organik karbon (TOC) veya tutuşma kaybı (loss-on-ignition) limitlerini de içeriyor.

• Belçika'da Brüksel'de geniş kapsamlı bir organik atık yasağı bulunmaktadır; Flanders ve Valonya'nın ise organik atıkların depolanmasına ilişkin kendi kısıtlamaları vardır.

• Organik atık depolama oranlarının çok düşük olduğu ve benzer TOC tarzı kısıtlamalara veya uzun süredir yürürlükte olan geri dönüşüm kurallarına sahip diğer Avrupa ülkeleri arasında Hollanda, Danimarka, Finlandiya ve İsviçre yer almaktadır.

• AB genelinde 1 Ocak 2024'ten itibaren üye devletler biyolojik atıkları (gıda ve bahçe atıkları) ayrı olarak toplamak zorundadır. Çöp Depolama Direktifi ayrıca 2035 yılına kadar çöp depolama alanlarına gönderilen belediye atıklarının oranını yüzde 10 ile sınırlandırmakta ve 2030 yılından itibaren geri dönüşüme veya geri kazanıma uygun atıkların depolanmasını kısıtlamaktadır. Uygulama ve yaptırım hâlâ ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir.

• İngiltere ve İskoçya, biyolojik olarak parçalanabilir belediye atıklarının depolanmasını kısıtlıyor. İngiltere'nin Basitleştirilmiş Geri Dönüşüm kuralları (2025'ten itibaren) çoğu işletmenin gıda atıklarını toplama için ayırmasını gerektiriyor; evsel atıklarla ilgili kurallar daha sonra yürürlüğe girecek. Galler'de işletmeler için gıda atıklarının ayrıştırılması kuralları mevcut.

• Singapur'da genel bir çöp depolama yasağı yerine, büyük miktarda gıda atığı üreten işletmelerin (ayda 5 tondan fazla gibi eşik değerler belirlenerek) atıklarını ayrıştırarak işlemesi şartı uygulanıyor.

• Kanada'da Nova Scotia ve Prince Edward Island'da organik atık yasağı var; Vancouver'da ise yemek artıkları da dâhil olmak üzere organik malzemeler yasaklanmış durumda. Federal düzeyde bir yasak yok.

• Avustralya'da Yeni Güney Galler, Temmuz 2026'dan itibaren büyük ölçekli konaklama işletmelerinden başlayarak gıda-organik/bahçe-organik (FOGO) zorunluluğunu uygulamaya koyuyor.

• Atıkların yüzde 50 ila yüzde 60'ı organik atık olan Türkiye'de ise hiçbir kısıtlama yok. Varsa yoksa plastik atık. Sıfır atık = plastik atık değildir.

 

 

Kaynaklar:

1.  https://www.theguardian.com/environment/2026/oct/05/methane-mega-leaks-from-un-climate-summit-host-turkey
2.  https://law.ucla.edu/news/spotlight-top-methane-sources-turkeys-waste-sector
3.  https://data.carbonmapper.org/#7.83/41.055/28.862

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU