Yeni bir araştırmaya göre Yunan Partenon'unun simgesel kıvrımları, genellikle düşünüldüğü gibi optik yanılsamaları düzeltmek için yapılmış planlı bir tasarım seçimi değil, mimari geleneğin ürünü.
Perikles döneminde Atina'nın Altın Çağı'nda inşa edilen Partenon, şehre yukarıdan bakan Akropolis tepesindeki klasik bir tapınak olarak neredeyse 2 bin yıldır duruyor. MÖ 447 ila 432'de inşa edilen tapınak, esasen şehrin koruyucu tanrıçası Athena Parthenos'a adanmıştı.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Partenon'un en dikkat çekici özelliklerinden biri, düz ve periyodik aralıklarla konmuş gibi görünen dikey sütunların aslında öyle olmaması.
Sütunların kusursuz derecede düz ve düzenli görünmesi için tapınakta ince mimari düzenlemeler yapıldığına dair yaygın bir düşünce vardı.
Ayrıca Partenon'da hiçbir düz çizgi bulunamadığı ve bunun, Antik Yunanların soyut geometri, yapısal mekanik ve görsel algı alanlarındaki ustalığının bir kanıtı olduğu da sık sık dile getiriliyordu.
Hakemli dergi Royal Society Open Science'ta yayımlanan yeni çalışmada, "Optik düzeltmeler efsanesinin kökeni, 2 bin yıldan uzun süre önce Vitruvius'un yazılarına dayanıyor ve bu efsane, kavisli profillerin dikkatle ölçüldüğü 19. yüzyılda yeniden gündeme gelmişti" ifadeleri yer alıyor.
Matematik, geometri, mühendislik ve görsel algı bilimi alanlarındaki yaklaşımları birleştiren araştırmacılar, anıtta iddia edildiği gibi bir optik yanılsamaya rastlanmadığını saptadı.
Araştırmacılar, anıtın özelliklerinin gelişmiş optik mühendislikten ziyade mimari geleneğe dayandığını belirterek Yunanların, daha sonra Partenon'un ince detaylarını gerekçelendirmek için öne sürülen belirli görsel yanılsamalar hakkında herhangi bir bilgisi olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmadığını ekliyor. Bilim insanları şöyle diyor:
Yaratıcılarının düşünce sürecini ya da binanın düz, kavisli, tamamen düzenli, hafifçe düzensiz görünmesini mi amaçladıklarını, yoksa belirli bir duygu uyandırmasını mı istediklerini bilmiyoruz.
Araştırmacılar, iddia edilen optik düzeltmelerin çoğunun binaya çok spesifik bir bölgeden bakılmasını gerektirdiğini tespit etti. Ancak Akropolis'in çevresinde böyle özel bir izleme noktasının var olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmadığını belirtiyorlar.
Bunun yerine, sütunları destekleyen tapınağın en üst basamağı birçok bakış açısından "köşede açıkça kavisli görünüyor".
Ekip, "Herhangi bir mimarın, yalnızca zemindeki birkaç belirli noktadan güzelliğinin görülebileceği fikriyle bir tapınak inşa ettiğini düşünmek epey güç" ifadelerini kullanıyor.
Daha pragmatik bir yorum, bu tür inceliklerin yapı ustaları ve zanaatkarların pratik deneyimleriyle geliştirdiği yöntemleri yansıttığıdır.
Araştırmacılara göre bulgular, "antik gizemlerin ve düzenle uyumun ideal fantezilerinin peşinde kendimizi kandırmaya meyilli olduğumuzu" gösteriyor.
*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç
© The Independent