AfD'nin zaferi: Almanya'daki güvenlik duvarı politikası iflas mı etti?

Başbakan Merz zor duruma düştü

Ulrich Siegmund, Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde birinci olmasını partisinin eş başkanları Alice Weidel ve Tino Chrupalla'yla birlikte kutladı (AFP)

Almanya'daki radikal sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, Saksonya-Anhalt'ta düzenlenen eyalet meclisi seçimlerini geçerli oyların yüzde 43,8'ini alarak kazandı ama tek başına iktidara gelmesi için gerekli çoğunluğu elde edemedi.

Bu tarihi zaferle birlikte II. Dünya Savaşı sonrasında Alman radikal sağındaki bir parti, ilk kez bir eyaleti yönetmeye bu kadar yaklaştı. 

İç istihbarattan sorumlu Saksonya-Anhalt Anayasa Koruma Teşkilatı, 2023'te aldığı kararla bu eyalette AfD'yi "kesinleşmiş aşırı sağcı örgüt" olarak sınıflandırmıştı.

AfD'nin seçim başarısının ardından başta Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in merkez sağdaki partisi Almanya Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) olmak üzere diğer siyasi oluşumların "güvenlik duvarı" politikasını sürdürüp sürdürmeyecekleri merak ediliyor.

Diğer partilerin derin siyasi farklılıklara rağmen AfD'nin iktidara gelmesini engellemek için birlikte hareket etmesini öngören bu stratejinin işe yaramadığı düşüncesi, son seçimle birlikte daha da güç kazandı.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Pek çok kişi, onlarca yıldır sürdürülen bu stratejinin terk edilerek AfD'nin ilk kez bir azınlık hükümeti kurmasına izin verilmesi gerektiğini savunuyor.

Merz, AfD'yle herhangi bir işbirliği ihtimaline kapıyı kaparken özellikle radikal sağcı partinin en güçlü olduğu Doğu Almanya'daki CDU milletvekilleri arasında tutum değişikliğine gidilmesini isteyenler de var. 

Hem AfD'yi siyaseten dışlamanın seçmenleri CDU'dan uzaklaştırdığını, hem de kendi siyasi gündemini desteklemeyen partilerle birlikte hükümet kurmaya zorlanan CDU'nun bu yüzden artık politika üretemediğini öne sürüyorlar.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Alman Marshall Fonu'ndan Sudha David-Wilp şu yorumu yaptı:

Güvenlik duvarı, Friedrich Merz'i tanımlayan politikalar arasında ve Almanya'daki muhafazakarlığın temellerinden biri. Bu dünya görüşü, Rusya'ya verdiği destek ve Avrupa'ya yönelik husumet gibi AfD'nin savunduğu birçok politikayla taban tabana zıt.

1950'lerden beri herhangi bir partinin bir eyalet seçiminde sergilediği en iyi performanslardan birini sergileyen AfD, yine de tek başına çoğunluğu sağlayamıyor.

83 sandalyenin 39'unu alan partinin eyaletin yönetimini devralmak için 42 sandalyeye ihtiyacı var. 

AfD'nin eş başkanı Alice Weidel, "Bu tarihi bir sonuç. Çok açık bir yönetim yetkisi aldık" dedi. Partinin az farkla da olsa çoğunluğu elde edememesi durumunda bile, bir azınlık hükümetini destekleyebilecek eyalet milletvekillerine ulaşacaklarını söyledi.

İlk sonuçlara göre yüzde 5 barajını geçmesi beklenen radikal solcu Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) seçmenlerin güvenlik duvarı politikasını reddettiğini pazar günü belirterek uzun süredir süren bir tabuyu yıktı.

Öte yandan diğer partilerin Saksonya-Anhalt'ta AfD'nin hükümet kurmasına bilfiil yardımcı olmaları gerekmiyor. Eyalet anayasasına göre AfD'nin adayı Ulrich Siegmund'un eyalet başbakanı seçilebilmesi için diğer partilerden yeterli sayıda milletvekilinin oylamada çekimser kalması yetiyor.

Göreve gelmesi halinde Siegmund, hükümetinin meclise sunduğu her yasa tasarısının oylamasında diğer partilerin desteğini almak zorunda kalacak.

AfD'nin yarısından az oy almasına rağmen Merz'in CDU'sunun güvenlik duvarı politikasında ısrar edip Yeşiller, Sosyal Demokratlar, eski Komünistler ve radikal solcularla birlikte AfD karşıtı bir eyalet hükümeti kurması da güçlü ihtimaller arasında görülüyor.


Independent Türkçe, WSJ, Guardian, AA

Derleyen: Eren Umurbilir

DAHA FAZLA HABER OKU