YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nı takip etmek üzere Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin Yeni Duruşma Salonu'na geldi.
Dava öncesi basın mensuplarına açıklama yapan Özel, şunları kaydetti:
Umudumuz duruşmanın kaldığı yerdeki hukuksuzluğun bugün giderilmesi. Ekrem Başkan'ın savunma hakkı elinden alınmıştı. Kendisi 'Savunma yapmak istiyorum' dediği halde bir gün gibi, yarım gün gibi kısa bir süre verilmişti aksi takdirde 'Susma hakkınızı kullandık kabul edeceğiz' demişlerdi. Bırakın Türkiye siyasi tarihinin en kritik duruşmalarından birinde, bu Türkiye'de 972 tane ilçenin herhangi bir tanesindeki bir adliye binasında herhangi basit bir davada uygulandığında verilecek ilk karar bozma kararıdır. Ne yapmaya çalışıyor bilmiyoruz. Kendine güvenen bir savcı, kendine güvenen bir hakim, adalet dağıtacağını düşünenler savunma hakkını kısıtlarlar mı, demek ki o kadar berbat durumdalar, o kadar kendi iddiaları savunulamaz ve çürütülmeye müsait ki Ekrem Başkan'ın kendisini savunmasına izin vermemeyi tek çare olarak görüyorlar. Tarihin bu noktasına tanıklık etmeye geldik.
YENİ Parti Genel Başkanı olarak geldik. Bu sürecin böyle işlemesini istemezdik ama buradaki kumpası kuranlarla oradaki kumpası kuranlar aynı büyük planın parçası ve bu plan elimizden partiyi almaya kalktı. Buna teslim olmayacağımızı söylemiştik. Bakın görüyorsunuz. YENİ Parti'nin İstanbul İl Başkanı burada. Bir ara ana muhalefetten düştünüz diye birtakım valilik tarafından kısıtlamalar uygulanıyordu. Şimdi ana muhalefet partisinin il başkanıdır. Bütün ilçe başkanlarımız burada. 39'da 38'i devam ediyor. Bir arkadaşımız da yeni katıldı. Hepsi burada. Belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz burada. YENİ Parti dimdik ayakta. Partimizi elimizden almak isteyenler ortalıkta yok. Bir kısmı burada savunma hakkını kullandıracak mı, kullandırmayacak mı onu göreceğiz.
Özel'den İBB davasında İmamoğlu'na savunma yaptırılmamasına tepki: Göstermelik yargılama bile yapılmıyor
Özel, Silivri'de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Özel'in açıklamalarından satır başları şöyle:
Hakkında 150'ye yakın örgüt lideri olmakla ilgili suçlama var. Her iddiadan Ekrem İmamoğlu'nu mesul tutuyorlar. Bu konular görüşülürken İmamoğlu itiraz ettiğinde savunma zamanınızda geldiğinde sınırsız savunma hakkınız var demişti. Sonra tutturdu, 9 Temmuz günü bu davayı bitireceğim, 8 Temmuz'da sözü al, beş-altı saatte ne yapacaksınız yapın dedi. Yahu beş-altı saatte ben ve avukatlarım nasıl böyle bir şey yapabilir deyince dedi ki 'O zaman savunma hakkında feragat ediyorsun.' Savunma hakkını kullanmak istiyorsun deyince de 'Yok ediyorsun, tutanağı öyle tuttuk...' Paldır küldür çekti gitti. Bugünü işaret ettiler. Bugün Sayın İmamoğlu'nun avukatları yapılan yanlışı ve işin doğrusunu hukuki bir dille anlattı. O gün 'Bir daha savunma hakkı vermem' diye çok iddialıydı. Biz de söyledik, doğrudan bozma sebebi. Bu mahkemeyi bozdurmaya mı çalışıyor? Demek ki iddiaları dile getirip İmamoğlu ve arkadaşlarımızın yüzüne, cevapları almaya cesaretleri yok.
Geçen zamandan sonra bugün de gördüğünüz gibi oyalıya oyalıya en son şimdi kararını verdi. Diyor ki 'Savunma hakkını kullandıracağım ama belirsiz bir gün, benim bildiğim bir gün...' Sonra avukatlara diyor ki 'Önceden söyleyeceğim'. Bir de söylemeseydin. Savunma yapacağı günü bilmeyecek. Bir ara diyor uygun yerde, makul zamanda... Yani yerine, zamanına, süresine hâkim karar verecek. Oysaki asla kısıtlanamaz savunma hakkı. 'Bu haktan yararlandıracağım' deyip bahşetti beyzade. Gerçekten burada artık göstermelik bir yargılama bile yapılmıyor. Geçen sefer savunma hakkını kısıtladığı zaman Ankara'da NATO toplantısı vardı. 'Tüm televizyonlar NATO'ya kilitlenmişken burada tüm iftiralara o kadar sürede cevap ver.' Tabii sürdüremez o tutumunu, savunma hakkını verecek ama uygun gördüğüm gün ve saatte, benim uygun gördüğüm kadar diyor. Bu rezaletin daniskasıdır, dik alasıdır. Ayrıca şuna da değinmem lazım, bu meşhur yeni duruşma salonunda ilk gün bugün. Seyircilerden dürbün getirenler var çünkü mahkeme salonunda seyirciler ile sanıklar arasında neredeyse iki futbol sahasına yakın mesafe var. Avukatlar diyor ki 'Müvekkilimle göz temasım yok. Benimle yok, sizin sanıkla göz temasınız yok.' Savcı mahkeme salonuna doğru bakıyor. Oysa hâkime yüzü dönük ve ne söyleyecekse hâkime söyleyecek. Onun sözünü hâkim uygun görüyorsa yerine getirecek. Avukatlar marangozluk hatalarından mı bahsetmediler... Yargılamanın güya yüz yüze yapılıyormuş gibi olduğu ama İmamoğlu veya herhangi bir arkadaşımız cezaevinde kamera karşısında olsa, ailesi evden televizyonda izlese, avukatı bürodan katılsa, hâkim bey çok isteyip de koşa koşa gittiği tatilinden dönmemiş olsa bir yargılama yine buradaki kadar yapılır. Bir mekanda olunmuş değil burada. Mekânı büyütmek, araları açmak, bariyer koymak suretiyle bu devasa mekanda bir mekânsızlık yaratılmış. Korktukları tek şey var; etkili savunmalar yapılıyor ve en etkilisi İmamoğlu tarafından yapılacak. Bu savunmanın etkisinden, gerçekleri ortaya koymasından, iftiraları çürütmesinden, yalancılarla yüzleşmesinden korkuyorlar.
Independent Türkçe, ANKA