Japonya'da ulusal istihbaratın merkezileştirilmesi amacıyla yeni kurulan Ulusal İstihbarat Bürosu bugün faaliyete başladı.
Başbakan Sanae Takaiçi'nin liderliğinde düzenlenen toplantıda, büronun ülkede casuslukla mücadele politikalarının merkezileştirilmesinin ilk adımı olduğu vurgulandı.
CNN'in analizinde yeni kurumun, ABD'deki CIA ya da Birleşik Krallık'taki MI6 benzeri bir dış istihbarat teşkilatının kurulmasının ve casuslukla mücadele yasası oluşturulmasının önünü açacağı belirtiliyor.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
II. Dünya Savaşı sonrası dönemde Japonya'nın temel istihbarat kurumu yaklaşık 700 personele sahip Kabine İstihbarat ve Araştırma Ofisi'ydi (CIRO). Ancak kurum dağınık yapısı ve sınırlı yetkileri nedeniyle etkisiz kaldığı için sıkça eleştiriliyordu.
Yeni sistemle birlikte bakanlıkların Ulusal İstihbarat Bürosu'yla bilgi paylaşması zorunlu kılınacak. Büro, Takaiçi liderliğindeki Ulusal İstihbarat Konseyi tarafından denetlenecek. Terörle mücadele, ulusal acil durumlar ve casusluk operasyonlarına odaklanılacak.
ABD'deki Temple Üniversitesi'nden siyasetbilimci James D.J. Brown, Japonya'nın güvenlik açıkları nedeniyle uluslararası ortakları tarafından "bilgi sızdıran" bir ülke olarak görüldüğüne, bunun da müttefiklerin hassas istihbarat paylaşma isteğini azalttığına dikkat çekiyor.
New York Times'ın 12 Temmuz'daki haberinde Rus istihbaratının Japonya'yı casuslarla doldurduğu yazılmıştı. Kendilerini diplomat ve iş insanı gibi gösteren Rus casuslarının Japonya'nın savaş teknolojilerini satın almaya ya da çalmaya çalıştığı da öne sürülmüştü.
Uzmanlara göre Japonya'nın bu alanda reforma gitmesinin en önemli sebeplerinden biri Çin, Rusya ve Kuzey Kore'nin kendi aralarındaki işbirliğini giderek artırması.
Yaklaşık 55 bin ABD askerine ev sahipliği yapan Asya devi, yabancı istihbarat servislerinin önemli hedeflerinden biri.
Diğer yandan süreç ülkede tartışma da yarattı. Muhalefetteki Japonya Anayasal Demokrat Partisi'nden Makoto Oniki, yeni kurumun demokratik denetim mekanizmaları olmadan geniş yetkilerle donatıldığını, bunun kişisel veriler, mahremiyet ve temel haklar açısından ciddi riskler doğurabileceğini savundu.
Japonya'nın pasifist Anayasa'sını terk ederek silahlanmaya başladığını savunan Çin de yeni istihbarat bürosunun kurulmasına tepki gösterdi.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Tokyo yönetiminin "ulusal güvenlik ve dış tehditleri bahane ederek yeniden silahlanma sürecini hızlandırdığını" öne sürdü.
Independent Türkçe, CNN, Global Times
Derleyen: Yasin Sofuoğlu