Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, TBMM’de gerçekleştirilen Yeni Yol Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Davutoğlu, Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturmadaki gelişmelere ilişkin şunları söyledi:
Muhsin Yazıcıoğlu, 28 Şubat’a direnen bir kahramandır. Hiçbir zaman kendisine yapılan teklifleri göz önüne almamış, birilerinin maşası olmayı asla kabul etmemiş bir anadolu evladıdır. Allah mekanını cennet eylesin. Eğer bir dava açılmışsa, bu davanın ucu nereye giderse gitsin araştırılmalıdır. Hiç tereddüt edilmemelidir. Ucu FETÖ’ye mi dokunuyor, devletin o günlerde görevli olanlarına mı gidiyor, nereye giderse gitsin araştırılsın. Görevimiz esnasında bu dosyanın hiçbir tarafı gizli kalmasın diye talimat verdik. Şimdi açıldıysa sonuna kadar gidin. Ama asla bunu siyasi istismar malzemesi olarak görmeyin. Bu davayı takip edeceğiz.
Davutoğlu, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’ne ilişkin, “Şimdi muhasebe vakti. Bu muhasebeyi Sayın Cumhurbaşkanı ve yetkililer asla sıradan bir eleştiri olarak almasın. Yön göstermek için söylüyorum: Güzel bir organizasyon yaptınız. Türkiye’yi organizasyon kabiliyeti açısından dünyaya iyi tanıttınız. Ama ne elde ettiniz ben ona bakarım” ifadelerini kullandı.
Kürsüde NATO bildirisini gösteren Davutoğlu, “NATO tarihinin en kısa bildirisi yayınlandı. Bu kadar maliyet şu kadar bildiriye mi sığdı? Ne var bu bildiride? Bizi ilgilendiren iki konuya yer verilmiş. Birisi Ukrayna, biri de İran. İran’a sert bir uyarı verilmiş, 'Hürmüz Boğazı’nı kapatma, nükleer bombaya sahip olma'. Allah aşkına dünyanın tek meselesi İran tehdidi mi? Bir Türkiye Cumhuriyeti temsilcisi, ‘bu bölgede başka bir ülke İsrail beni açıktan tehdit ediyor. Bana saldırı yapacağını söylüyor ve ben NATO üyesi olarak sizin kanaatinizi öğrenmek istiyorum’ diye niye sormadı? Hüzün duydum” diye konuştu.
Davutoğlu, iktidarın tarım politikalarını eleştirerek, şunları söyledi:
Geçen gün Polatlı’daydım. Polatlı’da 10 köyün muhtarlarıyla toplantılar yaptık. Sonra da borsadaki işlemleri takip ettim. Rezalet. Çiftçilerimiz kan ağlıyor. Muhtarları saatlerce dinledim. Size çarpıcı birkaç örnek vereyim, 16 bin 500 lira taban fiyatı verilmiş. Gittim borsaya üç seans takip ettim, 16 bin 500’ü gören buğday olmadı. Ne yapmak istiyorsunuz siz? DAP gübresi 42 bin lira. 2,5 ton buğdayla bir ton gübre alamıyor vatandaş. 5 kilogram buğdayla 1 litre mazot alamıyor. Bu çiftçi niye dursun orada? Büyükşehir Yasası ile bütün hayvancılık alanlarını kapatmışsınız neredeyse. 40 bin baş hayvandan 25 bin başa düşmüş. Felaket bir tablo.
“Diğer rakipler büyürken Türkiye küçülüyor”
Davutoğlu, Türkiye’nin, dünya hazır giyim ticaretinde ihracatı gerileyen tek büyük üretim ülkesi olduğuna ifade ederek, “2022-2025 yıllarında hazır giyim ihracatı 21,2 milyar dolardan 16,8 milyar dolara düşmüş. Kayıtlı istihdam tekstilde 1 milyon 222 bin 609 kişiden 845 bine düşmüş. Aktif işyeri sayısı 64 binden 54 bine düşmüş. Yani 3 yıl içinde 10 bin yer kapanmış hazır giyimde. 3 yıl içinde enflasyon yüzde 216 artmış, asgari ücret yüzde 351, döviz kuru yüzde 144 artmış. Nasıl rekabet edecek? Diğer rakipler büyüyor, sadece Türkiye küçülüyor. Kriz varsa herkesin küçülmesi lazım değil mi?” değerlendirmesini yaptı.
Davutoğlu, Ankara’da eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve gaziler ile öğretmenlere ilişkin de şunları söyledi:
Bir ülkenin üretimi durmuşsa ekonomisi biter, gazilere itibar gösterilmemişse vicdanı biter. Güvenpark’a gittim tek tek dinledim. 10 gündür çırpınıyorlar seslerini duyurabilmek için. İstedikleri de çok bir şey değil. Gazilere verilen haklarda ünvan farkı olmasın, erler diğerlerinden ayrı görülmesin istiyorlar. Eğitim Destek Sendikası temsilcilerimiz de burada. Birisi bir şey öğretiyorsa hiç kimsenin bu öğretenler arasında fark gözetmemesi lazım. En değerli grup usta öğreticilerdir. Ama usta öğreticiler, okul öğretmenleri günlerdir gösterilerde bulunuyorlar, seslerini duyuramıyorlar. Sizlerin sesi bizler olacağız inşallah.
"Hukuka olan güvensizlik olağanüstü boyutta"
Ülkede hukuka olan güvensizliğin arttığını savunan Davutoğlu, "Kartalkaya faciası için 78 can yürüyüşü diye Kartalkaya’dan Ankara’ya yürüdüler. Yürüyenlerden biri de benim komşumdu. Bizzat biliyorum acılarını. Yürüyenlerin arasında bir isim dikkatimi çekti. Abdurrahman Gençbay. 25 yaşındaki oğlu Yiğit Gençbay’ı kaybetti. Abdurrahman Bey kim biliyor musunuz? Danıştay 9’uncu Daire Başkanı. Eğer Danıştay 9’uncu Daire Başkanı oğlunun hukukunu aramak için yollara düşmüşse vay bu ülkenin haline" ifadelerini kullandı.
Davutoğlu, kendisine iletilen bir olay üzerinden Sağlık Bakanlığı'na eleştirilerde bulunarak, "Şanlıurfa’da bir olay yaşanıyor. Bir doktor hanım, bir hastasını takip ediyor. Acil olarak sezaryen yapması gerekiyor. Sonra da Harran Hastanesi’ne sevki için 32 kez arıyor. Maalesef bu kardeşimiz hayatını kaybettikten hemen sonra doktor hanımı nezarete atıyorlar. Hiçbir tetkik yapılmış değil. 24 saate yakın orada kalıyor. Sağlık Bakanlığı’na sesleniyorum: Bu doktorlar sizin doktorlarınız. Sağlık Bakanlığı, doktorunu koruyamıyorsa kimi koruyacak? Araştırırsın, bir suç varsa usulünce cezalandırırsın. Ama ne şikayet var ne başka bir şey. Adaletin gücü kalmadı, kişilerin gücü var. Şu anda bu doktor hanımın mesleki itibarı yerle bir oldu. Yazık” diye konuştu.
Ahbap soruşturmasına ilişkin de konuşan Davutoğlu, “Çürüme şöyle başladı: Önce bir kesim çürüyor. İdare edenler o kesimin çürümesine göz yumuyor veya iş birliği yapıyor. Sonra bu yayılıyor, siyaseti kapsıyor sonra da toplumu kapsıyor. Bu olay bundan ibaret. Türkiye’de tepeden bir siyasi ahlak yozlaşması olmasaydı kimse bu çapta bir yolsuzluğa cesaret edemezdi” dedi.
Davutoğlu’dan Özel’in kuracağı yeni partiye ilişkin açıklama
Davutoğlu, Yeni Yol Grubu'nun haftalık grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yeni parti kurulacağı yönündeki açıklamalarına ilişkin değerlendirmesi sorulan Davutoğlu, başka bir partide yaşanan gelişmelere ilişkin olumsuz yorum yapmayı siyasi nezakete uygun görmediğini belirtti.
Türkiye siyasetinde iki temel tehlike bulunduğunu ifade eden Davutoğlu, bunlardan birinin gücün ve siyasetin tek elde toplanması, diğerinin ise siyasette "atomizasyon" olduğunu söyledi. Davutoğlu, "Bir yerde odaklaşması, çeşitliliğin yok olması: ikincisi ise siyasette atomizasyon, yani parçalana parçalana güçlü alternatiflerin oluşmasının önüne geçilmesi. Şimdi maalesef ikisini bir arada yaşıyoruz" dedi. İktidarın hukuku ve sistemi kendi anlayışına göre şekillendirdiğini savunan Davutoğlu, muhalefet içindeki tartışmaların da güçlü bir alternatifin ortaya çıkmasını zorlaştırdığını ifade etti.
Siyasi hayatında yoksulluğa karşı mücadeleyi ve siyasi ahlak anlayışını öncelediğini belirten Davutoğlu, CHP'nin yaşanan gelişmeleri kendi içinde değerlendirerek en doğru kararı vermesi gerektiğini söyledi. Davutoğlu, "Yeni bir parti kuruluyorsa bize 'hayırlı olsun' demek düşer" diye konuştu. Türkiye'nin ortak değerleri, ortak ahlaki standartları ve ortak siyasi vizyonunun yeniden konuşulması gerektiğini ifade eden Davutoğlu, "Sürekli farklılaşarak ve birbirimizi itham ederek bir yere gitmenin sınırlarına geldik" dedi.
CHP'ye yönelik yargı kararına da değinen Davutoğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik alınan mutlak butlan kararının karşısında olduğumu her vesileyle söyledim. Doğru bir karar deği, siyasete bir müdahale niteliği taşıyor" ifadelerini kullandı.
"Meclis ayağına ilişkin içerikli hiçbir şey söylemedi"
Davutoğlu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un siyasi parti ziyaretlerine de değinerek, "Terörsüz Türkiye" sürecinin başarıya ulaşmasına yönelik destek mesajı verildiğini, ancak sürecin TBMM ayağına ilişkin somut bilgi paylaşılmadığını söyledi.
Davutoğlu, "Sayın Meclis Başkanı 'Terörsüz Türkiye' sürecinin başarıya ulaşması lazım dedi. Hepimiz destek verdik. Ama 'Terörsüz Türkiye' sürecinin Meclis ayağıyla ilgili içerikli hiçbir şey söylememiş. Sadece destek ifade etmiş" dedi.
Türkiye'nin bir yandan "Terörsüz Türkiye" gibi uzun yıllardır devam eden bir sorunu çözmeye çalıştığını, diğer yandan ise siyasete yönelik hukuki müdahaleler ve siyasi tartışmaların sürdüğünü belirten Ahmet Davutoğlu, "Bütün siyasetçilerin en öncelikli ilkesi, en öncelikli konusu siyasetin ve siyasetçinin itibarını korumak olmalı. Ümit ederim yeni parti buna katkıda bulunacaktır" diye konuştu.
Independent Türkçe, ANKA