Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta sıradışı sporlar yazı dizimize başlıyor ve ilk olarak Dünya Ayak Parmağı Güreşi Şampiyonası'nı inceliyoruz.
Dünyanın en ilginç sporlarından bazıları, ilk bakışta insanı gülümseten fikirlerle ortaya çıkıyor. İngiltere'de her yıl düzenlenen Dünya Ayak Parmağı Güreşi Şampiyonası da bunlardan biri.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
İsmini ilk duyduğunuzda şaka sanabilirsiniz. Ancak kuralları, hakemleri, dünya şampiyonları ve yarım asrı aşan geçmişiyle ayak başparmağı güreşi, sandığınızdan çok daha ciddi bir organizasyon.
Hikaye 1974'te İngiltere'nin Staffordshire kontluğundaki küçük bir barda başlıyor. Rivayete göre 4 arkadaş, sohbet sırasında "İngilizlerin mutlaka dünya şampiyonu olabileceği bir spor olmalı" fikrini ortaya atıyor.
Çözümü de ayakkabılarını çıkarıp barın zeminine oturmakta buluyorlar. Böylece ayak başparmaklarının birbirine kenetlendiği ve rakibin ayağını yana doğru itmeye dayanan yepyeni bir spor doğuyor.
İşin ironik tarafı ise ilk yıllarda plan pek de istedikleri gibi gitmiyor. Düzenlenen ilk dünya şampiyonalarından birini Kanadalı bir yarışmacı kazanıyor.
İngilizlerin kendi icat ettikleri sporda bile zirveyi kaptırması organizasyonun uzun süre rafa kaldırılmasına yol açıyor.
Yaklaşık 20 yıl sonra bar işletmecisi George Burgess'in girişimiyle şampiyona yeniden hayata geçiriliyor ve geleneksel bir etkinliğe dönüşüyor.
Kurallar ise şaşırtıcı derecede ayrıntılı. Sporcular özel olarak hazırlanan "Toedium" (Başparmak Stadyumu) adı verilen platformda karşılıklı oturuyor, ayak başparmaklarını birbirine kenetliyor ve rakibin ayağını yan taraftaki duvara değdirmeye çalışıyor.
Maçlar üç raunt üzerinden oynanıyor. İlk rauntta hangi ayağın kullanılacağı yazı turayla belirleniyor, ikinci rauntta diğer ayağa geçiliyor, gerekirse üçüncü rauntta yeniden seçim hakkı ilk yazı turayı kazanana dönüyor.
Platform üzerinde oturuş pozisyonundan boşta kalan ayağın havada tutulmasına, ellerin yere temas etmesinden ayakkabı yasağına kadar her ayrıntının kuralı var.
Hatta maç başlamadan önce sporcular Ayak Parmağı Denetmeni unvanlı görevli tarafından kontrolden geçiriliyor. Uzamış tırnaklar kabul edilmiyor, mantar enfeksiyonu bulunan sporcular doğrudan diskalifiye ediliyor.
Büyük organizasyonlarda ise tartışmalı pozisyonlar VAR sistemiyle inceleniyor. Evet, yanlış okumadınız; ayak başparmağı güreşinde bile VAR kullanılıyor.
İlk bakışta eğlenceli görünen bu sporun düşündüğünüzden çok daha yorucu olduğunu söyleyenlerin sayısı az değil. Mevcut dünya şampiyonlarından Ben Woodroffe, ilk turnuvasının ardından ertesi gün yürüyemediğini anlatıyor.
Yıllar içinde tekniğini geliştirebilmek için ayak başparmak tırnağını ameliyatla aldıracak kadar ileri gittiğini de gizlemiyor. Rakiplerinden biri ise parmaklarını daha rahat kenetleyebilmek için özel esneme egzersizleri yaptığını söylüyor.
Kadınlar kategorisinin öne çıkan isimlerinden Lisa "Twinkletoes" Shenton da bu sporun göründüğünden çok daha fazla güç istediğini belirtiyor. Çiftçilik yaptığı için her gün çelik burunlu iş ayakkabıları giydiğini anlatan Shenton, koyunların ya da atların ayak başparmaklarına basmasının aylarca hazırlandığı şampiyonayı riske atabileceğini söylüyor.
Parmaklarını esnek tutabilmek için düzenli olarak başparmak yogası yapıyor ve rakiplerinin ayak yapısına göre antrenman programını değiştiriyor.
Belki de bu sporun en keyifli tarafı, rekabet kadar gösteriye de önem vermesi. Her sporcunun resmi bir lakabı var.
"Toe-tal Destruction", "Predatoe", "Toeminator" ve "Twinkletoes" bunlardan sadece birkaçı. Yarışmacılar giriş müzikleri eşliğinde arenaya çıkıyor, kostümler giyebiliyor ve seyircinin önünde adeta profesyonel güreşçileri andıran bir atmosfer oluşuyor.
Elbette Dünya Ayak Parmağı Güreşi Şampiyonası hiçbir zaman Olimpiyat Oyunları kadar büyük olmayacak. Nitekim organizatörlerin yıllar önce Uluslararası Olimpiyat Komitesi'ne yaptıkları başvuru da reddedildi. Ama belki de bu sporun güzelliği tam olarak burada yatıyor.
Kimse dünyanın en prestijli organizasyonu olma iddiasında değil. Buna rağmen her yıl onlarca sporcu aylarca hazırlanıyor, antrenman yapıyor, sakatlıklarla mücadele ediyor ve dünya şampiyonu olabilmek için mindere çıkıyor.
Modern spor dünyası milyarlarca dolarlık bütçelerin, dev sponsorlukların ve küresel yıldızların etrafında şekilleniyor. Ayak parmağı güreşi ise bunun tam tersini hatırlatıyor.
Bazen bir sporu değerli yapan şey, ne kadar büyük olduğu değil; insanların onu ne kadar tutkuyla yaşadığıdır. Bir barın zemininde doğan bu sıradışı fikir, 50 yılı aşkın süredir dünyanın dört bir yanından insanları aynı platformda buluşturmayı başarıyor. Belki de sporun gerçek ruhu tam olarak budur.
2026 Dünya Ayak Parmağı Güreşi Şampiyonası, 18 Temmuz'da 9 bin sterlinlik (yaklaşık 570 bin TL) ödül havuzuyla Derbyshire'da gerçekleştirilecek.
Kaynaklar: BBC, Toe Wrestling, The Guardian
© The Independentturkish