Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, TBMM'de düzenlendiği basın toplantısında, NATO Zirvesi hazırlıkları, gözaltılar ve 12. Yargı Paketi'ni değerlendirdi. Ankara'da günlerdir NATO Zirvesi hazırlıkları yapıldığını belirten Baş, "Malumunuz önümüzdeki hafta NATO zirvesi toplanacak. Hani denir ya savaşların gölgesinde toplanıyor. Ben öyle demeyeceğim. Bayağı yeni savaşlar yaratmak, var olan savaşları sürdürmek için böyle bir zirve yapılıyor. Çok açık söylüyorum; memleketin, dünyanın, insanlığın hayrına tek bir karar alınmayacak bir toplantı. Vatandaşın hayrına herhangi bir konunun konuşulmayacağı bir toplantı" dedi.
Baş, Türkiye'nin zirveye ev sahipliği yapmasını da eleştirerek, "Lafa gelince mangalda kül bırakmıyorlar ama Amerikan ve İsrail iş birliğiyle gemileri yürütmeye devam ettikleri için bu toplantılardan medet umuyorlar" ifadelerini kullandı. NATO Zirvesi'nin uluslararası düzenin ve mevcut iktidarın devamı amacıyla toplandığını öne süren Baş, "Bu toplantının savaş tüccarlarının, ölüm baronlarının zirvesi olduğunu düşünüyorum. Esas amacı dünya çapındaki bu kara düzenin devam etmesi, Türkiye'deki saray iktidarının da o uluslararası karşı devrimci ittifakın Türkiye'deki uzantısı olarak sürdürülmesidir" dedi.
"Halkın güvenliği yokken hangi güvenlikten söz ediliyor?"
NATO'nun "güvenlik" söylemini eleştiren Baş, iş cinayetleri, kadınların güvenliği, çocuk işçiliği ve depremler üzerinden hükümeti eleştirerek iş kazalarında yaşamını yitiren işçileri hatırlattı. Baş, son günlerde farklı illerde meydana gelen ölümlü iş kazalarını sıralayarak şunları söyledi:
Mesela fabrikalarda yaşam güvenliği olmayan işçinin güvenliğini NATO bir kez olsun dert etmiş mi? Her gün fabrikalarda, atölyelerde, madenlerde, tersanelerde işçiler hayatını kaybediyor. Son 10 gün içerisinde Kütahya'da, Bartın'da, Elazığ'da, Eskişehir'de ölümlü iş cinayetleri yaşandı. Bunların güvenliğiyle hiç kimse ilgilenmiyor. Gece yarısı sokakta yürüyen bir kadının güvenliğini düşünen var mı? Mesleki Eğitim Merkezi'nde 14-15-16 yaşındaki çocuklar hayatını kaybediyor. Memleket deprem kuşağında. İnsanlar hasta olduğunda hastaneye giderken bile endişe ediyor. Yeni doğan çocuğun güvenliği yok ülkede. Halk açken, korkmadan yaşayamıyorken hangi güvenlikten bahsediyoruz?
Baş, güvenlik kavramının toplumun yaşam hakkı ve temel ihtiyaçları üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Ben bir ülkenin 'güvenliği' dediğimde halkın tok olmasını, insanların sokakta ölüm korkusu yaşamadan yürüyebilmesini, işe giderken geri dönüp dönemeyeceğini düşünmemesini anlıyorum" dedi.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Trump'a sert sözler
ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO Zirvesi kapsamında Türkiye'ye geleceğini hatırlatan Baş, Trump hakkında sert ifadeler kullandı. Trump'ın zirvenin "baş konuğu" olduğunu söyleyen Baş, "İnsanlık tarihinin gördüğü en gaddar, en pervasız, en küstah faşistlerden bir tanesi Donald Trump bu toplantının baş misafiri. Biz beyefendinin karşısında susacakmışız. Şimdi kırmızı halı serecekler, bayram ilan ediyorlar. Trump bize hediyeler verecekmiş" dedi. Baş, Trump'ın Türkiye'ye "hediyelerle geleceği" yönündeki değerlendirmeleri de eleştirerek, "Biz bu katilleri tanıyoruz. Biz bu emperyalistleri tanıyoruz. Bunlar çay kaşığıyla verip elimizde avucumuzda ne varsa alıp götürmek için geliyorlar. Her geldiklerinde ülkemize felaketlerini bıraktılar. Ülkemizin kaynaklarını, evlatlarını alıp gittiler" diye konuştu.
Milliyetçi, muhafazakarlara da seslenen Baş, "Muhafazakarız diyenlere soruyorum; NATO'ya karşı söyleyecek bir sözünüz yok mu? Bu memleketi en çok biz seviyoruz diyen milliyetçilere, ülkücülere, alperenlere soruyorum; nasıl milliyetçisiniz, nasıl vatanseversiniz? Biriniz çıkın da 'Bu ülkenin bağımsızlığını Amerikan postalları altında ezdirmeyeceğiz' deyin. 'Trump katildir' deyin. 'Bu adamla iş birliği olmaz' deyin. Atatürkçülük yarışı yapacağınıza NATO'ya karşı bir söz söyleyin" diye konuştu.
"TBMM NATO zirvesi nedeniyle kapatılıyor"
Baş, NATO Zirvesi nedeniyle TBMM'nin çalışmalarına ara verilmesine de dikkati çekerek, "Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni NATO toplantısı yapılıyor diye kapatıyorlar. Kağıt üzerinde bu ülkenin özgürlüğünün, demokrasisinin, bağımsızlığının simgesi olan Meclis'i NATO toplantısı nedeniyle kapatıyorlar. Olacak iş mi? Bir kişi de çıkıp bir şey demiyor" diye tepki gösterdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı da eleştiren Baş, "Ben çocuk iken ilkokulda öğretmenlerimiz Atatürk'e atfedilen 'Ben bu millete her şeyi öğrettim ama uşaklığı öğretemedim' sözünü anlatırdı. Gerçektir, değildir bilmiyorum. Tayyip Erdoğan, bir konuda Atatürk'ü geçti bize uşaklığı öğretti. Bu memleketi uşaklaştırdı. Bakın uşaklık bir meslek onurlu bir meslektir ama Amerika'ya uşaklık, emperyalistlere, katillere uşaklık... Bizi susturmaya çalışıyorlar ama hiçbir koşulda susmayacağız. Bu gerçekleri söyleyeceğiz. Katile 'katil' demeye devam edeceğiz. Bu suça ortak olmayacağız" dedi.
"İstanbul'da uluslararası barış zirvesi düzenleyeceğiz"
Baş, NATO Zirvesi öncesinde İstanbul'da uluslararası bir barış zirvesi düzenleyeceklerini belirterek, "Cumartesi günü İstanbul'da uluslararası barış zirvesi toplanıyor. Dünyanın dört bir yanından NATO'ya, İsrail saldırganlığına, faşizme ve emperyalizme karşı mücadele eden arkadaşlarımız geliyor. Birlikte tartışacağız, eylemler, etkinlikler düzenleyeceğiz ve bu barbarlara bu ülkeyi bırakmayacağız" dedi.
Baş'tan 12. Yargı paketi eleştirisi...
TBMM'de görüşülmesi beklenen 12. Yargı Paketi'ne ilişkin Baş, "AKP'nin yapmaya çalıştığı başka ayak oyunları da var. Bir yasa getirdiler. Artık 'hukukun tabutuna son çiviyi de çakıyorlar' diyebiliriz. Zaten Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olduğu bir ülkede herhangi bir yargı paketinden vatandaşın hayrına bir şey çıkacağını beklemiyorum" dedi. Baş, teklifte yer alan tazminat düzenlemesinde mevcut uygulamada iş kazası veya trafik kazası sonucu açılan maddi tazminat davalarında faizin olay tarihinden itibaren hesaplandığını belirterek, yeni düzenlemeyle bunun mahkeme kararından sonraya bırakıldığını öne sürdü. Baş, şöyle konuştu:
Yine yememişler, içmemişler; oturmuşlar 'İşçiden, emekçiden nasıl çalarız' diye düşünmüşler. Bugüne kadar iş kazası ya da trafik kazasında yaşamını yitiren yurttaşın yakınlarına ödenen maddi tazminatın faizi olay tarihinden itibaren hesaplanıyordu. Şimdi bunu mahkeme kararından sonraya bırakıyorlar. İşçinin, yoksulun alacağı üç beş kuruş fazla tazminatı nasıl kırparız diye hesap yapıyorlar. Gözünüzü toprak doyursun diyeceğim, başka söyleyecek söz bulamıyorum. Ölmüş insanın hakkını bile gasp ediyorlar. Sen işçiysen, alın teriyle yaşadıysan, öldükten sonra bile hakkını çalıyorlar.
Deniz Göktaş'a destek verdi
Baş, stand-up sanatçısı Deniz Göktaş'ın bir gösterisinde yaptığı espriye de değinerek, Göktaş'a destek verdi. Gösteriyi canlı izleyemediğini belirten TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Göktaş'ın İncirlik Üssü'ne ilişkin yaptığı espriyi aktararak "'Adana'da bazı sokaklara normal vatandaşlar giremiyormuş, orada silahlı insanlar varmış' diyor. Sonra da 'İncirlik Üssü' diyor. Gerçekten doğru söylüyor. Türkiye'deki en büyük çete İncirlik Üssü çetesidir. Bu kadar zeki, bu kadar memleketine dair sorumluluk taşıyan bir sanatçıya sahip olduğumuz için hep beraber gururlanmalıyız" dedi.
ANKA